Kalpten Kalbe Yol💞

23. Bölüm

Yazar:

Kalpten Kalbe Yol💞 – Hanife kitap kapağı
Kalpten Kalbe Yol💞 – Hanife kitap kapağı

Büyük Anlaşma ve Tehlikeli Teklif Toplantı odasının kapısından içeri adım attığımızda, loş ışıklar altında adeta bir mimari şaheser gibi parıldayan devasa bir maket bizi karşıladı. Bu, Murat Soykan’ın yıllardır üzerinde çalıştığı, her detayını titizlikle planladığı o görkemli alışveriş merkezi projesinin üç boyutlu bir yansımasıydı. Maketin etrafında toplanmış, projeyi büyülenmişçesine inceleyen Arap yatırımcılar, yüzlerinde beliren hafif tebessümlerle Murat’ın vizyonuna duydukları hayranlığı belli ediyorlardı. Murat, her ne kadar dışarıdan tam bir özgüven abidesi gibi görünse de, keskin bakışlarının ardında gizlenmiş hafif bir gerginlik seziliyordu. Çünkü bu anlaşma, onun için sadece büyük bir ticari başarı değil, aynı zamanda kişisel itibarı, sektördeki duruşu ve geleceği adına atılacak kritik bir adımdı. Yılların emeği, bu masadaki karara bağlıydı. Arap iş adamları, kendileri için özel olarak hazırlanmış, kadife kaplı koltuklara yerleştiklerinde, salonu anlık bir sessizlik kapladı. Murat, tam o an bana döndü. Gözlerinde beliren derin anlamlı bakış, omuzlarımdaki sorumluluğun ağırlığını bir kez daha hissettirdi. Ben, Hafsa, bugün sadece onun asistanı değil, aynı zamanda sesi, kelimeleri ve en önemlisi de güvenilir köprüsüydüm. "Hazır mısın Hafsa?" diye fısıldadı, sesi neredeyse duyulmayacak kadar alçak çıkmıştı. Başımı hafifçe sallayarak onayladım. Yüreğimde hissettiğim heyecan ve gerginlik, tüm vücuduma yayılmıştı. Toplantı boyunca her bir kelimeyi, her bir nüansı büyük bir özenle ve incelikle tercüme ettim. Arap yatırımcılar, projenin sadece büyüklüğünden ve potansiyelinden değil, aynı zamanda benim Arapçaya olan kusursuz hakimiyetimden ve sunumdaki akıcılığımdan da oldukça etkilenmişlerdi. Yüzlerindeki memnuniyet ifadesi, odadaki havayı yumuşatıyor, anlaşmaya bir adım daha yaklaştığımızın sinyallerini veriyordu. Murat, sunumunun sonuna gelirken salonda alkış tufanı koptu. Büyük bir takdir ve memnuniyetle karşılanan sunumun hemen ardından, cebimde duran telefonum titremeye başladı. Masanın altından kimseye belli etmeden baktığımda ekranda yine o isim belirdi: Kenan. İçimde biriken öfke ve korku, beni aniden sarmalamıştı. Acil bir durum olduğunu bahane ederek izin istedim ve hızlıca toplantı odasından çıktım. Uzun, boş ve yankılanan bir koridorda adımlarımı hızla ilerlettim. Duvarları saran soğuk mermer, içimdeki buz gibi hissi pekiştiriyordu. Nihayet biraz daha tenha bir köşeye geçtiğimde aramayı yanıtladım. Sesim, buz gibi bir soğuklukla havayı deldi. "Bana bak Kenan, bu sana son uyarım! Eğer peşimi bırakmazsan, o gün arabada bana yaşattıklarını, o iğrenç ellerini üzerime nasıl sürdüğünü, o an hissettiğim tüm dehşeti tek tek Rezzan’a ve tüm aileye anlatırım. Seni bitiririm, duydun mu beni? Hayatını cehenneme çeviririm! Benden uzak dur!" Kenan, hattın diğer ucunda bir şeyler kekelemeye çalışırken, öfkeyle telefonu suratına kapattım. Arkamı döndüğümde, kapının eşiğinde, gölgeler içinde dikilen Murat’ın siluetini fark ettim. Gözleri üzerimdeydi, ifadesiz ama sorgulayıcı. Beni dinlemiş miydi? Konuşmanın ne kadarını duymuştu? İçimdeki korku ve utançla donup kalmıştım. Otele dönüş yolculuğu, arabada ağır bir sessizlikle geçti. Murat tek kelime etmedi, ben de konuşacak gücü kendimde bulamadım. Her ikimiz de kendi düşüncelerimize gömülmüş, aracın ritmik sesi eşliğinde ilerliyorduk. Otelin koridorunda, odamızın kapısına geldiğimizde, içeri girmeme izin vermeden beni nazikçe durdurdu. Bakışları, her zamanki kararlılığının aksine, derin bir endişe taşıyordu. "Yine o adamla mı konuştun az önce?" diye sordu, sesi alçak ama sertti. Gözleri kapkaraydı, içindeki fırtınanın habercisi gibiydi. "Hiç... Önemli değil," diye geçiştirmeye çalıştım, sesim titriyordu. Kaçamak cevaplarımın onu tatmin etmeyeceğini biliyordum ama başka ne söyleyebilirdim ki? Murat pes etmedi, aksine daha da üstüme geldi. "Hafsa, o herifin sana ne yaptığını az çok tahmin ediyorum. O gün yüzüğü neden parçalamak ister gibi çıkartmaya çalıştığını, gece yarısı uyanıp ad…

Bölümün tamamını WritePad'de oku