Kalpten Kalbe Yol💞

19. Bölüm

Yazar:

Kalpten Kalbe Yol💞 – Hanife kitap kapağı
Kalpten Kalbe Yol💞 – Hanife kitap kapağı

Hafsa: Güvenin Tadı Gözlerimi açtığımda kendimi yumuşak, devasa bir yatakta buldum. Bir an nerede olduğumu şaşırdım, kalbim hızla çarpmaya başladı. Dün geceki o kabus, Kenan’ın nefesi, yırtılan gömleğim... Hepsi bir film şeridi gibi geçti zihnimden. Ama sonra odadaki o tanıdık, sert ama güven veren kokuyu aldım. Murat Soykan’ın kokusu. Başımı yana çevirdiğimde onu gördüm. Koltukta, üzerinde hala dünkü gömleğiyle, bir elinde dosyalar diğer elinde soğmuş bir kahve fincanıyla uyuyakalmıştı. O kaskatı, gaddar adam; benim başımda nöbet tutarken sızmıştı. Onu ilk kez bu kadar savunmasız görüyordum. Yüz hatları uykudayken yumuşamış, o çatık kaşları düzleşmişti. Yataktan sessizce kalkmaya çalıştım ama o an aniden gözlerini açtı. Yeşil gözleri anında üzerime kilitlendi. "Uyandın mı?" sesi sabahın bu saatinde iyice kalınlaşmış ve boğuklaşmıştı. "Evet... Ben, teşekkür ederim. Yani dün gece için..." "Teşekkür etme Hafsa. Sadece bir daha benden habersiz hiçbir yere gitme," dedi. Yerinden kalkıp yanıma geldi. Boynumdaki morluklara bakarken çenesi kasıldı. "Hala acıyor mu?" Sadece başımı salladım. "Geçer," dedim fısıltıyla. Ama o an, Murat’ın o sert maskesinin altında aslında ne kadar büyük bir volkanın kaynadığını anladım. Kahvaltı ve İntikamın İlk Adımı Otel odasına muazzam bir Antep kahvaltısı söylendi. Beyranlar, katmerler, sahan kaymakları... Ama ikimizin de iştahı pek yoktu. Murat, masanın bir ucunda sürekli telefon trafiği yönetiyordu. Sesi soğuk ve keskindi. "Evet, hisselerini dondurun. Kenan’ın tüm yetkilerini bugün itibarıyla fesh ediyorum. Avukatlara söyleyin, taciz ve darp davası için dosyaları hazırlasınlar. Onu bu sektörde nefes alamaz hale getireceğim." Telefonu kapatıp bana baktı. "Ailen konusuna gelince... O 'söz' saçmalığını ben halledeceğim. Kenan bir daha o evin sokağından bile geçemeyecek." "Murat... Neden yapıyorsun bunu? Ben sadece senin asistanındım," dedim şaşkınlıkla. Masaya doğru eğildi, bakışları dudaklarıma takıldı. "Sen benim sadece asistanım değilsin Hafsa. Sen, benim dokunulmasına izin vermeyeceğim tek şeysin." Kahvaltıdan sonra Murat beni odaya kilitlercesine güvenliğe emanet edip "İşim biter bitmez döneceğim, sakın odadan çıkma," diyerek ayrıldı. İstanbul’a dönmeden önce Kenan ile telefonda son bir görüşme yapacaktı ama bu kez sesli değil, görüntülü. Murat, Antep’teki ofis odasına geçti ve Kenan’ı aradı. Kenan ekranda belirdiğinde yüzünde hala o pişkin, küstah ifade vardı. "Vay, Murat! Hafsa yanına ulaştı galiba. Bak dostum, aramızdaki bir kız meselesi yüzünden işleri bozmayalım, değil mi?"Murat’ın yüzünde korkutucu bir gülümseme belirdi. "Dost mu? Kenan, sen benim dostum değil, benim korumam altındaki birine el uzatan bir hırsızsın sadece. Şu an itibarıyla Soykan Holding ile hiçbir bağın kalmadı. Dayıma, ailenin itibarını nasıl iki dakikada yerle bir ettiğini açıklamak zorunda kalacaksın." "Bunu yapamazsın Murat! O kız için mi?""O kız için değil Kenan. O kadın için! Ve şunu asla unutma: Ben seni o enkazdan çıkarmadım ama şimdi kendi ellerinle kazdığın o çukura gömülmeni izleyeceğim." Hafsa: Yeni Bir Başlangıç Akşamüzeri Murat odaya döndüğünde yüzünde yorgun ama huzurlu bir ifade vardı. Elinde küçük bir paket vardı. "Bunu giy," dedi paketi bana uzatarak. İçinde bembeyaz, zarif ve korunaklı bir elbise vardı. "İstanbul’a dönüyoruz. Ama Beykoz’a değil. Benim yanıma." "Nasıl yani?" "Halanlara gerekli açıklamayı yaptım. Kenan’ın gerçek yüzünü, sahtekarlıklarını ve seni nasıl zorladığını anlattım. Amcan şu an muhtemelen Kenan’ın babası yani dayımla kavga ediyordur. Artık o evde de güvende değilsin. Benimle kalacaksın." Uçağa bindiğimizde başımı omzuna yasladım. Hayatım bir günde tamamen değişmişti. Artık bir oyunun parçası değildim. Belki de daha büyük bir fırtınanın, Murat Soykan’ın hayatının merkezindeydim

Bölümün tamamını WritePad'de oku