Kalpten Kalbe Yol💞

17. Bölüm

Yazar:

Kalpten Kalbe Yol💞 – Hanife kitap kapağı
Kalpten Kalbe Yol💞 – Hanife kitap kapağı

Şirkete vardığımda Murat Soykan çoktan havalimanına gitmek üzere yola çıkmıştı. Onunla yüzleşmek, o enkazın altında beni neden bıraktığını sormak için yanıp tutuşuyordum. Asistanı olarak orada olmam gerektiğini bahane ederek Esma’ya uçak bileti ayarlattım. Gece uçuşuyla Antep’e gidecek, ertesi akşamki toplantıda karşısına dikilecektim. Bakalım beni gördüğünde o buz gibi yüzü nasıl bir hal alacaktı? O sırada şirketin emektarı Semiha abla ile karşılaştım. Gözleri parlayarak yanıma geldi. "Hafsacım, korkuttun bizi kızım!" dedi. Teşekkür edip eşyalarımı sorduğumda, aldığı cevap tüm dünyamı sarstı: "Eşyalarını arşivde buldum temizlerken. Ah kızım, Murat Bey olmasa Allah korusun... Onu hiç öyle görmemiştim. Herkes can derdiyle dışarı kaçarken o tozun toprağın içine düşünmeden daldı seni kurtarmak için." "Beni... Murat Bey mi kurtardı yani? Kenan Bey değil miydi?" "Kenan Bey sonradan geldi kızım, ben Murat Bey’in seni kucağında çıkardığını kendi gözlerimle gördüm. "Beynimden aşağı kaynar sular döküldü. O koku, o güven veren kollar... Hepsi Murat’a aitti. Peki Kenan neden yalan söylemişti? Murat gibi bir adam neden bu kahramanlığı gizlemişti? Egosu mu el vermemişti yoksa başka bir oyun mu dönüyordu? Evdeki Kördüğüm Düşüncelerimi bölen, halamın ısrarlı araması oldu. "Kızım çabuk eve gel, erkek arkadaşın burada!" dediğinde kulaklarıma inanamadım. Benim bir erkek arkadaşım vardı da benim mi haberim yoktu? Eve vardığımda manzara korkunçtu. Kenan, sanki kırk yıllık aile dostumuzmuş gibi amcamla karşılıklı oturmuş kahve içiyordu. Halam mahcup bir edayla boynuma sarıldı; o fotoğrafın "bilgisayar oyunu" olduğuna artık ikna olmuşlardı. Kenan her şeyi "temizlemişti." Sude ise mutfakta kıskançlıktan kuduruyordu. "Murat’ı ayartamadın, ortağına mı göz diktin?" diye fısıldadı zehirli bir sesle. Kahveleri dağıtırken Kenan’ın pişkin gülümsemesi midemi bulandırıyordu. Amcam, "Hadi Kenan oğlum, sadede gel," dediğinde oda bir anda buz kesti. Kenan, derin bir nefes alıp o cümleyi kurdu: "Allah’ın emri, peygamberin kavliyle; yeğeniniz Hafsa’yı kendime istiyorum." Öksürük krizine girdim. Şaka mıydı bu? Amcam, bana tek kelime sormadan "Verdim gitti!" dedi. Kenan cebinden bir kutu çıkarıp parmağımın ölçüsünü milimi milimine bilen o yüzüğü uzattı. Sağ elim yanık olduğu için yüzüğü sol parmağıma taktı. Kurdele kesildi, dualar okundu... Kendi cenazemde başroldeydim sanki. Zihnimde ise sadece Murat’ın o ilk gördüğüm yeşil gözleri vardı. Sevdiğim adamla böyle bir an hayal ederken, hiç tanımadığım bir adamın "mülkü" gibi tescillenmiştim. Gecenin Karanlığı ve Vahşet Kurtulmak için Kenan’ı dışarıda bir şeyler içmeye ikna ettim. Arabaya biner binmez patladım: "Ne yapıyorsun sen? Bu neyin oyunu?" Kenan, o nazik maskesini yavaş yavaş düşürüyordu. "Seni kurtardım Hafsa, aileni ikna ettim. Mecburen bu rolü oynayacaksın," dedi. Beni dinlemiyordu bile. Arabayı Beykoz’un ıssız, karanlık tepelerinden birine sürdü ve kapıları kilitledi. "Bak, Murat bile seni benden alamaz artık. Benim karım olacaksın!"Gözleri vahşileşmişti. O kibar adam gitmiş, yerine bir canavar gelmişti. "Aç kapıyı, inmek istiyorum!" diye bağırdım ama üzerime çullandı. Ellerini bedenimde hissettiğimde kusacak gibi oldum. Boynumu öpmeye, eteğimi sıyırmaya çalışıyordu. "Benim olacaksın!" diye hırlıyordu. Tüm gücümle suratına bir tokat indirdim. Bu onu daha da çileden çıkardı, gömleğimin düğmelerini çekiştirirken birkaçı koptu. Tam o sırada karanlığı bir araba ışığı yardı. O anki dalgınlığından faydalanıp kapı kilidini açtım ve kendimi dışarı attım. Kaçış ve Bilinmezlik Tepeden aşağı, dallara takılarak, can havliyle koştum. Kenan arkamdan bağırıyordu ama arkama bakmadım. Caddeye çıktığımda titreyen ellerimle bir taksiyi durdurmayı başardım. "Havalimanına!" diye feryat ettim. Taksi hızla uzaklaşırken dikiz aynasından Kenan’ın silüetini gördüm; orada, karanlıkta kalmıştı. Havalimanına vardığımda bir enkazdan farksızdım. Saçım başım dağılmış, gömleğim yırtılmış, ruhum örselenmişti. Tuvalette kendime çekidüzen ve…

Bölümün tamamını WritePad'de oku