Kalp Bağı

Bölüm 8: Öte

Yazar:

Kalp Bağı - İpek🩷 kitap kapağı
Kalp Bağı kitap kapağı

Hayal, Kuzey’in sözlerini aklından çıkaramıyordu. “Belki de sadece doğru insanla mesafeler kaybolur.” Bu bir itiraf mıydı, yoksa sadece derin bir cümle mi? Kuzey’in tavırlarını çözmek zordu ama kesin olan bir şey vardı: Onun yanında kendini farklı hissediyordu. O gün kafede uzun uzun konuştular. Konu kitaplara geldiğinde, Kuzey’in düşündüğünden daha ilgili olduğunu fark etti. “Peki, en sevdiğin kitap?” diye sormuştu Hayal. Kuzey, fincanını yavaşça masaya bırakıp ona bakmıştı. “Biriyle aramda özel bir bağ kuran kitapları severim. Ama sanırım Martı Jonathan Livingston diyebilirim.” Hayal şaşırmıştı. “Bekle, cidden mi? O kadar felsefi bir kitap seçeceğini düşünmezdim.” Kuzey hafifçe gülmüştü. “Çünkü beni tam tanımıyorsun.” Bu doğruydu. Hayal, onun hakkında daha fazla şey bilmek istiyordu. Aradan birkaç gün geçmişti. Kuzey’den bir mesaj geldiğinde, Hayal hemen heyecanla telefona uzandı. Kuzey : Bugün kahveni açık havada içmek ister misin? Hayal, birkaç saniye düşündü. İçindeki ses, onunla daha fazla vakit geçirmek istediğini söylüyordu. Hayal : Nerede? Kuzey : Sana sürpriz. Ve böylece, Kuzey’in söylediği yerde buluştular. İstanbul’un sahil kenarındaki sessiz bir parkında… Kuzey, çoktan oradaydı. Elinde iki kahve vardı. “Bunu seçmeni bekleyemedim, kahveni sütlü içiyorsun, değil mi?” Hayal şaşırarak güldü. “Bunu nasıl bildin?” Kuzey omuz silkti. “Dikkat ettim.” Bu küçük ayrıntı, Hayal’in yüzüne istemsiz bir gülümseme kondurdu. Onun farkında olmadan dikkat etmesi hoşuna gitmişti. Bankta yan yana oturdular. Deniz hafifçe dalgalanıyor, martılar gökyüzünde süzülüyordu. Kuzey, ona döndü. “ İnsanları dinlemeyi seviyorsun, değil mi?” Hayal başını salladı. “Evet. Bence herkesin anlatacak bir hikayesi var.” Kuzey hafifçe başını salladı. “Peki ya senin hikayen? Gerçekten ne istiyorsun hayatta?” Hayal, bir an düşündü. “Mutlu olmak istiyorum. Ama sadece yüzeysel bir mutluluk değil, gerçekten huzurlu olmak. İnsanlara bir şeyler katmak.” Kuzey, ona bakarak başını salladı. “Güzel bir hayal.” Hayal gözlerini ona dikti. “Ya sen? Sen gerçekten ne istiyorsun?” Kuzey birkaç saniye sustu. Sonra, gözlerini uzaklara dikti. “Sanırım… doğru kişiyi bulmayı.” Bu cümle Hayal’in içinde bir şeyleri harekete geçirdi. Kuzey’in kendini açmaya başlaması, onun için büyük bir adımdı. Ve bu yakınlık, aralarındaki bağı güçlendiriyordu. Ve belki de, mesafeler gerçekten kayboluyordu.

Bölümün tamamını WritePad'de oku