Kalp Bağı

Bölüm 7: Mesafeler Kısalırken

Yazar:

Kalp Bağı - İpek🩷 kitap kapağı
Kalp Bağı kitap kapağı

Hayal, Kuzey’in sözlerini düşündükçe kalbindeki merak giderek büyüyordu. Onun bu mesafeli ama aynı zamanda gizemli halleri, Hayal’i içine çekiyordu. Sanki ne kadar uzak durursa, o kadar merak uyandırıyordu. O sabah kafede başlayan sohbet, düşündüğünden daha uzun sürmüştü. Kuzey’in başta soğuk ve mesafeli olduğunu sanmıştı ama zaman geçtikçe, aslında yalnızca dikkatli biri olduğunu fark etmeye başlamıştı. Onun fazla konuşmayan ama doğru anlarda, doğru şeyleri söyleyen biri olduğunu görmek, Hayal’i şaşırtmıştı. Aradan birkaç gün geçtiğinde, Kuzey’den beklenmedik bir mesaj aldı. Kuzey: Sabah kahveni hep aynı yerde mi içersin, yoksa bazen değişiklik yapar mısın? Hayal, gülümsedi. Kuzey’in bu şekilde konuşmasını seviyordu. Direkt değil ama ima dolu… Hayal: Bazen değişiklik iyidir. Kuzey: Güzel. O zaman bugün farklı bir yerde içelim. Hayal, mesajı okuduğunda içindeki heyecanın arttığını fark etti. Bu bir buluşma mıydı? Yoksa sadece bir kahve içme teklifi mi? Ama bir şekilde, “Evet” dememek zor geliyordu. Saat öğleden sonra üçe yaklaşırken, Hayal kafenin önünde bekliyordu. Burası, Kuzey’in önerdiği bir yerdi; küçük ama şık bir atmosfere sahipti. İçeri girerken gözü hemen onu aradı ve Kuzey’in çoktan orada olduğunu gördü. Sırtı duvara dönük oturmuş, önünde kahvesi vardı. Onu böyle rahat bir şekilde görmek, Hayal’e garip bir his verdi. Onu biraz daha iyi tanımak istiyordu. Kuzey, Hayal’in geldiğini fark ettiğinde başını kaldırdı ve hafif bir gülümsemeyle elini kaldırarak selam verdi. Hayal yanına yaklaşıp oturduğunda, Kuzey onun gözlerine dikkatlice baktı. “Demek değişiklikten hoşlanıyorsun.” Hayal başını eğerek gülümsedi. “Bazen. Ama kabul edelim, senin için de bir değişiklik.” Kuzey omuz silkti. “Belki de.” Hayal, içini çekti. “Sana bir şey sorabilir miyim?” Kuzey, başını yana eğerek onu dinledi. “Sor.” Hayal, elindeki fincanı hafifçe çevirdi. “Sen neden her zaman mesafelisin?” Kuzey’in kaşları hafifçe kalktı ama bir an için sustu. Sonra, “Mesafeli miyim?” diye sordu, gerçekten merak ediyormuş gibi. Hayal gözlerini ona dikti. “Evet. Konuşmaların, tavırların… Hep sanki belli bir sınır çiziyorsun.” Kuzey, fincanını eline alıp bir yudum içti. Sonra gözlerini Hayal’e çevirdi. “Bazen insanlar sınırları aşarsa, kaybolurlar.” Hayal, onun cümlesini düşündü. “Ama bazen de sınırlar, insanı yalnızlaştırır.” Kuzey hafifçe gülümsedi. “Sen hangisine inanıyorsun?” Hayal omuz silkti. “Ben... sanırım insanların birbirini tanımaya izin vermesi gerektiğine inanıyorum.” Kuzey, başını hafifçe salladı. “O zaman bana biraz kendinden bahset.” Hayal, onun gözlerinin içine baktığında içini garip bir sıcaklık kapladı. Daha önce Kuzey’in böyle bir şey sormasını beklememişti. “Ben... Radyo programcısı olmak istiyorum,” dedi dürüstçe. “Ama şimdilik bunun için bir fırsat bulamıyorum.” Kuzey başını salladı. “Neden radyo?” Hayal, gözlerini kaçırmadan devam etti. “Çünkü insanlar bazen dinlenmeye ihtiyaç duyar. Ve ben sesimle onlara bir şeyler hissettirmek istiyorum.” Kuzey, kısa bir an sustu. Sonra, gözlerini Hayal’den ayırmadan konuştu. “Sesin güzel.” Hayal, bir an için ne diyeceğini bilemedi. Kuzey’in böyle doğrudan bir şey söylemesi beklenmedik olmuştu. Gülümsedi. “Teşekkür ederim. Ama sadece ses yetmez. Doğru kelimeleri seçmek de önemli.” Kuzey gözlerini hafifçe kıstı. “Kelime seçimlerin güzel.” Hayal, istemsizce yüzünün kızardığını hissetti. “Senin gibi biri için ilginç bir yorum.” Kuzey kaşlarını kaldırdı. “Benim gibi biri?” Hayal hafifçe güldü. “Hep mesafeli ve cool olan biri.” Kuzey başını eğerek güldü. “Belki de sadece doğru insanla mesafeler kaybolur.” Bu cümle, Hayal’in kalbine bir kıvılcım gibi düştü. İşte o an, Kuzey’in düşündüğünden daha tehlikeli biri olduğunu fark etti. Çünkü onun söyledikleri, insanın aklına kazınıyordu.

Bölümün tamamını WritePad'de oku