Bölüm 47: Balayı
Yazar: İpek🩷

Hayal ve Kuzey artık resmen evliydi. Nikah törenindeki coşku ve heyecan, sahilde devam eden düğün eğlencesiyle zirveye ulaştı. Müzik, kahkahalar ve mutluluk dolu sohbetler sahili sararken, ikisi de bu geceyi asla unutamayacaklarını biliyordu. Düğün pastası kesildikten sonra, DJ anons yaptı: “Ve şimdi… Yeni evliler için ilk dans zamanı!” Tüm gözler Hayal ve Kuzey’e çevrildi. Hayal, hafifçe gülümseyerek Kuzey’in uzattığı eli tuttu. “Hazır mısın, karıcığım?” diye fısıldadı Kuzey. Hayal başını salladı. “Sonsuza kadar.” Müzik başladığında, Kuzey Hayal’i kendine çekti. Canozan’ın “ Öyle kolay aşık olmam” şarkısı sahilde yankılanırken, ikisi de sadece birbirlerinin gözlerine odaklanmıştı. “Öyle kolay aşık olmam Ama senin ayrı bi havan var Seni gördüğümde beynim oyunlar oynar Yine görüşürüz hiç sanmam Yaşıyoruz çok farklı hayatlar Benim olmazsan burda bi dakka durmam” Kuzey, Hayal’in belini sımsıkı sararken, Hayal başını onun göğsüne yasladı. Etraflarında alkışlar ve tezahüratlar duyuluyordu ama onlar yalnızca birbirlerini hissediyorlardı. Şarkının sonuna doğru Kuzey, Hayal’in çenesini nazikçe kaldırdı. “Bu anı hafızama kazıyacağım,” dedi. Hayal, gözlerini kırpıştırdı. “Şu an gerçekten rüya gibi.” Kuzey eğilip dudağının kenarına kısa bir öpücük kondurdu. “Ve bu rüya asla bitmeyecek.” Dans bittiğinde, Kuzey aniden mikrofona doğru yürüdü. “Herkese teşekkür ederim! Ama ben de yeni eşime küçük bir sürpriz hazırladım.” Hayal, şaşkınlıkla ona baktı. “Ne yapıyorsun?” Kuzey, sahnedeki müzisyenlere dönerek başıyla işaret etti. Gitar sesi yükseldiğinde, Hayal’in gözleri büyüdü. Çünkü Kuzey, mikrofonu eline almıştı. Şarkı söyleyecekti. Ve söylediği şarkı? “Yalın-Sonsuz Ol” Sen sözsüz bi' şarkı gibi duruyorsun öyle Ne söyledim de bana hâlâ dargınsın? Ben gördüğüm hatamı paylaştım seninle Ne söyledim de bana hâlâ dargınsın? Dün sabah erken uyandım Gittim, sana güller aldım Mutlu ol diye, mutlu ol diye Bu sabah gittiğini anladım Ağladım, sana şarkı yazdım Sonsuz ol diye, sonsuz ol diye Unutulsan mı, unutmasam mı? Saklansan da bi' köşede ben'le yaşlansan mı? Unutulsan mı, unutmasam mı? Saklansan da bi' köşede ben'le yaşlansan mı? Kuzey’in sesi, dalga sesleriyle birleştiğinde, Hayal gözyaşlarını tutamadı. O kadar içten, o kadar aşkla söylüyordu ki… Şarkının sonunda Kuzey mikrofondan uzaklaştı, Hayal’in önünde durdu ve elini uzattı. “Seninle sonsuz olmak istiyorum, Hayal Yaman.” Hayal gülerek ellerini yüzüne götürdü. “Bunu nasıl başarıyorsun? Nasıl her seferinde beni daha fazla aşık ediyorsun?” Kuzey, dudaklarının ucunu kaldırarak başını yana eğdi. “Çünkü buna doğduğumu düşünüyorum.” Hayal, Kuzey’in boynuna atladı ve onu sıkıca sardı. Tüm davetliler coşkuyla alkışlarken, ikisi de aşklarının büyüklüğünü bir kez daha hissetti. Düğünün ardından, ikisi için yepyeni bir macera başlıyordu: Balayı! Kuzey, her şeyi planlamıştı. Hayal’in hiçbir şeyden haberi yoktu. Uçağa binene kadar nereye gittiklerini bile bilmiyordu. “Bana nereye gittiğimizi söylemeyecek misin?” diye sordu Hayal, Kuzey’in koluna sıkıca sarılarak. Kuzey gülümsedi. “Sadece denizi çok seveceğin bir yer olduğunu söyleyebilirim.” Saatler sonra uçaktan indiklerinde, Hayal gözlerine inanamadı. “MALDİVLER Mİ?!” Kuzey, bavullarını alırken başını salladı. “Evet, karıcığım. Bütün bir haftayı, okyanusun üzerinde bir villada geçireceğiz.” Hayal mutlulukla kollarını iki yana açtı. “Sen gerçek misin, Kuzey Yaman?!” Kuzey kahkaha attı. “Sonsuza kadar senin gerçeğinim.” Ve el ele, balaylarının tadını çıkarmaya gittiler. Bu daha başlangıçtı. Kuzey ve Hayal’in aşkı, sadece bir düğünle ya da bir balayında bitmeyecek kadar büyüktü. Onlar artık birbirlerinin sonsuzluğuydu.