Bölüm 45: Kıskançlık (+18)
Yazar: İpek🩷

Hayal, Kuzey’in elini tutarken hâlâ akşam yaşananları düşünüyordu. Kuzey’in sürprizi muhteşemdi, ama gecenin sonunda Ece’nin aniden ortaya çıkması tadını kaçırmıştı. Kuzey her ne kadar umursamadığını söylese de, Ece’nin ona olan bakışları içini rahatsız etmişti. Bir kafede oturuyorlardı. Kuzey kahvesini karıştırırken ona bakıyordu. “Beni dinlemiyorsun.” Hayal başını hızla çevirdi. “Ne?” Kuzey gülümsedi. “Sana dünden beri iyi misin diye soruyorum, ama sen hâlâ dün geceye takılı kaldın.” Hayal içini çekti. “Sence de Ece biraz fazla ileri gitmiyor mu?” Kuzey kaşlarını kaldırdı. “Ece’nin ne yaptığı umurumda değil. Benim tek ilgilendiğim kişi sensin.” Hayal gözlerini devirdi. “Ama onun umurunda olduğun çok belli. Ve bu beni rahatsız ediyor.” Kuzey, elini masaya koyarak İpek’in parmaklarını tuttu. “Hayal, sen benim sevgilimsin. Ben seni seviyorum. Ece’nin ne hissettiği beni ilgilendirmiyor.” Hayal, Kuzey’in gözlerindeki ciddiyeti görünce bir an için yumuşadı. Ama sonra kafeye giren kişiyi görünce siniri geri döndü. Baran… Kuzey de onu fark etmişti. Hayal’in elini sıkıca tuttu. Baran ise gözlerini İpek’ten ayırmadan onlara doğru ilerledi. “Tesadüfe bak,” dedi Baran, sırıtarak. “Sizi burada bulmak güzel.” Hayal, Kuzey’in elini daha da sıkı kavradı. Kuzey ise gözlerini kısmış, sabırsızca Baran’a bakıyordu. Baran ellerini cebine soktu. “Hayal, konuşabilir miyiz?” Kuzey anında cevap verdi. “Hayır, konuşamazsınız.” Baran ona küçümseyerek baktı. “Sana mı sordum?” Kuzey sandalyesini geriye itti ve ayağa kalktı. “Evet, çünkü Hayal’le ilgili her şey beni ilgilendirir.” Hayal, Kuzey’in gerildiğini hissediyordu. Olay büyümeden araya girdi. “Baran, burada konuşacak bir şey yok.” Baran derin bir nefes aldı. “Sadece şunu bilmeni istiyorum… Seni hâlâ seviyorum.” Kuzey’in kaslarının gerildiğini gören Hayal hızla yerinden kalktı. “Ben Kuzey’i seviyorum.” Ve Kuzey’in gözlerinin içine bakarak aniden onu öptü. Baran’ın yüzündeki ifade tamamen değişti. Ama Hayal umurunda bile olmadan Kuzey’in elini tuttu. Kuzey gülümseyerek Baran’a baktı. “Daha net bir cevap istiyorsan, anlatayım. Benim kadınım o.” Baran sıkılı dişleriyle geri adım attı. “Bunu unutma, Hayal.” Sonra arkasını dönüp kafeden çıktı. Kuzey derin bir nefes aldı, sonra Hayal’e bakarak gülümsedi. “Beni öyle herkesin önünde öpeceğini hiç düşünmemiştim.” HAYAL omuz silkti. “Bazen bazı şeyleri açıkça göstermek gerekir.” Kuzey ona doğru eğilip alçak bir sesle sordu. “Peki, bunu tekrarlamak ister misin?” Hayal gülerek başını salladı. “Belki…” Ve Kuzey tekrar onu öperken Baran’ı çoktan unutmuştu. Kuzey, hayatındaki en önemli anlardan birine hazırlanıyordu. Günlerdir aklında tek bir şey vardı: Hayal’e nasıl unutulmaz bir evlenme teklifi yapacağı. Onun için her detay kusursuz olmalıydı. Tek bir yanlışlık bile her şeyi mahvedebilirdi ve Kuzey, Hayal’in gözlerindeki o mutluluğu görmek için hiçbir detayı atlamadan plan yapmalıydı. Bunu yalnızca bir teklif olarak görmüyordu. Hayal’le geçireceği bir ömrün başlangıcı olacaktı. Öylesine bir yüzükle, sıradan bir akşamda diz çökerek teklif etmeyecekti. Onun hayalini kurduğu anı gerçeğe çevirecek ve sonsuza kadar hatırlayacakları bir anı yaratacaktı. Kuzey, ilk olarak Hayal’in en yakın arkadaşı Miray’ı aradı. Miray, İpek’in aklını okuyabilen tek insandı ve bu konuda ona yardım edebilecek en doğru kişiydi. “Miray, sana ihtiyacım var.” Miray’ın sesi heyecanlıydı. “Yoksa düşündüğüm şey mi?” Kuzey derin bir nefes aldı. “Evet. Onun için mükemmel bir şey hazırlamak istiyorum.” Miray bir çığlık attı. “Sonunda! Hayal bayılacak. Ne yapıyoruz?” “Öncelikle bir yer seçmem lazım. Ama klasik bir şey istemiyorum. Öyle bir şey olmalı ki, hem özel hem de anlamlı olsun.” Miray birkaç saniye düşündü. “Deniz kenarında olabilir mi? Ya da yıldızların altında?” Kuzey gülümsedi. “Tam olarak bunu düşünüyordum. Ama biraz daha fazlası lazım.” Ardından Selin, Berk ve Can’ı da işin içine kattı. Onlarla bir araya gelip detayları belirlediler. Hayal’in ailesi de bu işin içinde olmalıydı çünkü…