Kalp Bağı

Bölüm 4: Kelimelerin Ötesinde

Yazar:

Kalp Bağı - İpek🩷 kitap kapağı
Kalp Bağı kitap kapağı

Hayal , kahvesinden bir yudum alıp masaya bıraktı. Kafenin cam kenarındaki köşesi, son zamanlarda en çok vakit geçirdiği yer olmuştu. Burası sessizdi, kalabalığın içinde kaybolmak ama yine de bir köşeye çekilip düşünmek için idealdi. Telefonu yanındaydı ama ekranına bakmıyordu. Oysa aklının bir köşesi, titremesini bekliyordu. Kuzey'le konuşmaları bir rutine dönüşmüştü. Sabah günaydın demiyorlardı, akşam iyi geceler de. Ama gün içinde ne yaparlarsa yapsınlar, eninde sonunda birbirlerine dönüyorlardı. Kelimeleri, gereksiz samimiyetlerden uzaktı ama bu mesafe bile bir bağ kurmuştu aralarında. Telefonu titredi. Hayal refleksle ekrana baktı. Kuzey: "Bugün de mi kafedesin?" Hayal hafifçe gülümsedi. O buraya geleceğini nereden anlamıştı ki? Hayal: " Beni mi takip ediyorsun? " Kuzey: "Düşündüm sadece. Sen hep oradasın . " Hayal: "Beni düşündüğünü mü söylüyorsun yani?" Kuzey: "Kelimeleri çarpıtmakta iyisin." Hayal: "Kelimeler işim sonuçta." Kuzey: "O zaman bir soru… Sence insanlar kelimelerle mi anlaşır, yoksa sessizlikte mi?" Hayal bir an duraksadı. Kuzey bazen böyle sorular soruyordu ve Hayal ne cevap vereceğini bilemiyordu. Bu yüzden düşünmeden yazdı: Hayal: "Kelimeler sadece yüzeydir. Asıl anlaşılmak, satır aralarındadır." Kuzey: "Satır aralarını kim okur ki?" Hayal: "Doğru kişi." Hayal mesajı gönderdikten sonra bir süre yanıt bekledi. Kuzey hemen cevap yazmadığında, onun bir şeyleri tarttığını anlıyordu. O anda telefonu titredi. Kuzey: "Doğru kişi olduğundan nasıl emin olur insan?" Hayal: "Bilmem, bazen hissedersin. Bazen de zaman gösterir." Kuzey: "Bence zaman yanıltır." Hayal: "Neden?" Kuzey: "Çünkü bazen insan neye alışırsa, onu doğru sanır." Bu kez Hayal’in sessizleşme sırasıydı. Cümle basitti ama derindi. Kuzey'in böyle şeyler söylemesi tuhaftı. Daha önce aşk hakkında, ilişkiler hakkında konuşmamışlardı. Ama şimdi, kelimelerin arasındaki mesafeler kapanıyor gibiydi. Dışarıda yağmur hızlanıyordu. İnsanlar şemsiyeleriyle telaş içinde yürüyordu ama Hayal’in dünyasında zaman durmuştu. Birini tanımak ne zaman başlardı? İlk karşılaşmada mı? İlk yazışmada mı? Yoksa, satır aralarındaki kelimeleri çözmeye başladığında mı? Hayal: "Belki de alışmak değil de, anlamak gerek." Kuzey: "Ya anlamak zorundaysan ama anlamak istemiyorsan?" Hayal: "O zaman kaçıyorsun demektir." Kuzey: "Sence herkes bir şeylerden kaçar mı?" Hayal: "Evet. Ama kaçmak, bazen farkında olmadan birine doğru koşmaktır." Telefon sessizliğe büründü. Kuzey bu mesajı okumuş muydu, yoksa görmezden mi geliyordu? Hayal, onun ne düşündüğünü bilmiyordu. Ama bir şeyden emindi: Kuzey, kelimelerin ötesinde bir şeyler saklıyordu. Ve o sakladıklarını merak etmekten kendini alamıyordu.

Bölümün tamamını WritePad'de oku