Kalp Bağı

Bölüm 39: En Güzel Yenilgim

Yazar:

Kalp Bağı - İpek🩷 kitap kapağı
Kalp Bağı kitap kapağı

Bazı anlar insanın aklına kazınır. O anlar, ne yaparsan yap silinmez. Ve şu an, tam da öyle bir andaydı. Kuzey’in kollarında, Baran’a inatla dudaklarını dudaklarıma bastırırken, içimde yükselen duyguların tanımını yapamıyordum. Bu bir meydan okuma mıydı? Evet. Ama sadece Baran’a değil, kendime de. Benimdim. Kuzey benimdi. Ve bunu, ona her dokunuşumda, her nefes alışımda daha derinden hissediyordum. Öpücüğümüz uzun sürdü. Öyle uzun ki, çevremizdeki tüm sesler sustu, dünya tamamen silindi. Baran’ın ne düşündüğünü umursamıyordum artık. Bu bir kanıt değildi. Bu, içimdeki yangının bir yansımasıydı. Kuzey ellerini belime daha sıkı doladığında, kalbim sarsıcı bir ritimle atıyordu. Onun sıcaklığına biraz daha yaklaştım. Ama sonunda, biraz da nefessiz kaldığım için geri çekildim. Gözlerimi açtığımda, Kuzey’in gözleri alev almış gibiydi. Hafifçe nefes alıp başımı onun omzuna yasladım. Göz ucuyla Baran’a baktığımda, yüzündeki ifadeyi gördüm. Hayal kırıklığı. Ama beni en çok sinirlendiren şey, o hayal kırıklığının altında hâlâ bir umut kırıntısı taşıyor olmasıydı. “Ne diyorsun Baran?” dedim usulca, nefesimi kontrol altına almaya çalışarak. “Sana yeterince açık oldu mu?” Kuzey kollarını gevşetmeden, benimle birlikte Baran’a döndü. Onun içindeki kıskançlık, Baran’ın bakışlarına her karşılık verdiğinde biraz daha büyüyordu. Baran, dudaklarını sıkıca birbirine bastırdı. “Göreceğiz.” Ve sonra arkasını dönüp gitti. Ama ben o bakıştan anlamıştım. Henüz bitmemişti. Kuzey ve Ben Baran gittikten sonra Kuzey’in sesi kulaklarımda yankılandı. “Bunu neden yaptın?” Ona döndüğümde, gözleri hâlâ öfkeyle parlıyordu. Ama altında başka bir şey de vardı. Gülümsedim. “Çünkü senin benim olduğunu bilmesini istedim.” Bir an sessizlik oldu. Sonra, Kuzey gülmeye başladı. Hafifçe başını iki yana salladı. “Sen gerçekten beni delirtiyorsun.” Omuz silktim. “Bu yeni bir şey mi?” Beni kendine çekti. “Değil,” diye fısıldadı. “Ama bence sen de benim olduğunun farkına varmalısın.” Gözlerimi kıstım. “Ne demek şimdi bu?” Kuzey başını hafifçe eğdi, dudaklarını boynumun hemen yanına yaklaştırdı ama değdirmedi. Nefesi tenimi ısıttı. “Ben de seni kıskanırsam ne olacak?” Bu, bir meydan okumaydı. Ve Kuzey meydan okuduğunda, geri adım atmak diye bir şey yoktu. Başımı kaldırdım, yüzümü ona yaklaştırdım. “O zaman işler çok daha ilginç olabilir, Yaman.” Kuzey, adının dudaklarımdan böyle dökülmesine gülümsedi. “Eminim.” Sonra, elimi tuttu. “Hadi gidelim.” “Gidelim mi? Nereye?” Göz kırptı. “Sana sürprizim var.” Ve ben, Kuzey Yaman’ın sürprizlerinin genellikle tehlikeli ama bir o kadar da unutulmaz olduğunu biliyordum. *** Kuzey beni bir sahil kenarına götürdü. Kalabalıktan uzakta, sadece denizin sesi vardı. Ay tepemizde parlıyordu, hafif bir meltem saçlarımı okşuyordu. Kuzey, arabanın bagajından bir şeyler çıkardı. Bir battaniye ve bir termos. “Otur,” dedi, kumların üzerine battaniyeyi sererek. Ben de usulca oturdum. O yanıma yerleşirken, elindeki termosu açtı ve kahve doldurdu. Bu, bir aşk itirafı gibi hissettirdi. Sessiz ama derin. Kuzey kahvesinden bir yudum aldı, sonra bana döndü. “Baran seni rahatsız etmeye devam edecek mi?” Omuz silktim. “Bilmiyorum. Ama umurumda değil. Çünkü benim hayatımda kim olduğunu biliyorum.” Kuzey başını salladı, ama gözlerindeki gölge kaybolmamıştı. “Bana güven,” dedim fısıltıyla. “Güveniyorum,” diye mırıldandı. Ve sonra, elimi tuttu. Parmaklarını parmaklarımın arasına geçirdi, sıkıca sardı. O gece, yıldızların altında, kelimelere dökülemeyen binlerce duygu vardı. Ama en baskını, sevgiydi. Ve ben, Kuzey’in beni bırakmayacağını biliyordum. Kuzey’in eli elimde, sahilde yürüyorduk. Ay ışığı denizin üzerinde gümüş bir yol çiziyordu, dalgalar ayak bileklerimize kadar uzanıp geri çekiliyordu. Burası, sanki dünyadan kopmuş, sadece ikimize ait bir zaman dilimi gibiydi. Sessizlik… Ama huzur veren bir sessizlikti bu. Kuzey’in parmakları avucumun içinde sıcak ve güçlüydü. Onun yanındayken hiçbir şeyin beni üzebileceğini sanmıyordum. Derin bir nefes aldım, yüzümü rüz…

Bölümün tamamını WritePad'de oku