Kalp Bağı

Bölüm 32: Gün Işığında Aşk

Yazar:

Kalp Bağı - İpek🩷 kitap kapağı
Kalp Bağı kitap kapağı

Güneş, sabahın ilk saatlerinde şehrin üzerine tatlı bir sıcaklıkla doğarken, ben pencerenin önünde durup Kuzey'in mesajına gülümsüyordum. Kuzey: “Uyan küçük hanım. Bugün seni doğayla tanıştıracağım. Saat 10’da hazır ol.” Hazır olacağım tabii… Ama nereye gittiğimizi bilmeden. Kuzey'in sürprizleri her zaman merak uyandırıcıydı. Hızlıca üzerime rahat bir kot şort ve açık renkli bir gömlek geçirdim. Hafif bir makyaj yapıp saçlarımı doğal dalgalarıyla bıraktım. Piknik için fazlasıyla hazırdım. Tam saat 10’da kapım çaldı. Kuzey, elinde büyük bir piknik sepetiyle karşımdaydı. Üzerinde beyaz bir tişört, hafif bol bir kot pantolon vardı. Ama en çok gülümsemesi dikkatimi çekiyordu. “İşte karşımda yaz sabahlarının en güzel manzarası.” diye fısıldadı, gözlerini üzerimde gezdirirken. Gözlerimi devirdim ama kalbimin atışları hızlandı. “Nereye gidiyoruz?” diye sordum merakla. “Sabırlı ol, güzelim. Göreceksin.” Arabaya bindiğimizde, Kuzey müziği açtı. Yolda eski Türkçe aşk şarkılarını dinleyerek ilerledik. O direksiyonu tutarken bir yandan bana göz kırpıyor, ben de içten içe onun bu flörtöz hallerine gülüyordum. Yaklaşık bir saat süren yolculuğun ardından, yemyeşil bir alana ulaştık. Ağaçların gölgesinde, hafif esen rüzgarın dans ettiği bir kır… Uzakta küçük bir dere akıyordu ve kuş sesleri her yere yayılmıştı. “Burası… muhteşem.” dedim hayranlıkla. Kuzey sepeti alıp çimlerin üzerine serdiği piknik örtüsüne yerleşti. “Sadece en güzeli senin için.” Oturduğumuzda, sepetin içindekileri tek tek çıkardı: peynir, zeytin, börek, çilekler, taze meyve suyu… Kuzey’in bu kadar düşünceli olmasına her seferinde yeniden şaşırıyordum. “Bunların hepsini sen mi hazırladın?” diye sordum. Omuz silkti. “Biraz ben, biraz annem.” Gülerek bir çilek aldım ve ağzıma götürdüm. “O zaman teşekkürler, Bay Yaman.” Gözlerime baktı ve eğilip çileği dudaklarımdan aldı. Anlık bir nefes kesilmesi… Kalbimin hızlanışı… Kendimi gülmekten alıkoyamadım. “Ne yapıyorsun?” “Çilek yiyorum.” diye mırıldandı, gözlerini gözlerime kilitleyerek. O anın büyüsüne kapılmamak imkansızdı. Güneşin altında, doğanın tam ortasında, Kuzey’le baş başaydık. Ellerini uzatıp parmaklarını elime doladı. “Hayal…” İsmimi söyleme biçimi bile içimi titretmeye yetiyordu. “Efendim?” “Seninle böyle, hayatın her sabahına uyanmak istiyorum.” Kelimeler boğazımda düğümlendi. Ama gözlerimdeki parıltıyı saklamaya gerek yoktu. Bu aşk, sadece bir yaz sabahına ait değildi. Bu aşk, sonsuz olabilirdi.

Bölümün tamamını WritePad'de oku