Bölüm 30: En Güzel Tutkum
Yazar: İpek🩷

Baran’ı kapının eşiğinde görmek, içimde istemsiz bir gerilim yarattı. Kuzey’in yanında olmasaydım, belki tepki bile vermezdim. Ama şu an, onu bu kadar kızgın görmek beni huzursuz ediyordu. Kuzey’in yüzündeki o sert ifadeyi tanıyordum. Dişleri sıkılmıştı, elleri kapının kenarında kasılmıştı. Bir adım daha atarsa, Baran’ın suratına yumruğu geçireceğini biliyordum. Öyle bir gerginlik vardı ki havada, nefes almak bile zor geliyordu. Baran umursamaz bir ifadeyle ellerini ceplerine soktu. “Sabah sabah sert mizaçlarla karşılaşmak istemezdim ama ne yapalım, hoş geldin Kuzey.” Kuzey bir şey demedi. Gözleri buz gibiydi. Bir an, onu durdurmam gerektiğini hissettim. Baran’a biraz bile tahammülü yoktu. “Elindeki telefon çalışıyor mu Baran?” dedim, gözlerimi ona dikerek. “Benimle konuşmak istiyorsan arayabilirdin.” Gözlerini bana çevirdi. “Arayarak konuşulacak şeyler var, bir de yüz yüze konuşulması gerekenler.” Sabrım tükenmek üzereydi. Kuzey’in bir adım daha öne çıkmasıyla gerildim. Baran’ın yüzündeki o alaycı gülümseme beni sinir ediyordu. “Ne istiyorsun?” diye sordum sertçe. Bana uzun uzun baktı. Sonra iç çeker gibi başını iki yana salladı. “Sadece konuşmak istiyorum, Hayal.” Tam o an Kuzey’in göğsüne elimin içiyle hafifçe bastırarak onu durdurdum. “Tamam. Konuş. Ama hızlı ol.” Kuzey’in sert bakışları arasında Baran biraz daha yaklaştı. “Beni tamamen sildin mi?” Güldüm. “Sen, çoktan silinmiştin Baran.” Yüzündeki kaslar gerildi. “Öyle mi?” “Evet. Hayatımda seni hatırlatacak hiçbir şeye ihtiyacım yok.” Baran başını yana eğip Kuzey’e baktı. "Senin yüzünden mi?" Kuzey tam hareketlenecekti ki elimi sıktım, ona durması için hafifçe başımı salladım. Sonra gözlerimi tekrar Baran’a çevirdim. “Benim seçimim bu.” dedim net bir şekilde. “Kimin yüzünden olduğu önemli değil.” Baran, Kuzey’e doğru sinsi bir bakış attı. “Sana iyi şanslar o zaman, dostum.” Kuzey bir adım daha attı. “Ben senin dostun değilim.” Sert bir sessizlik oldu. Sonra Baran başını hafifçe eğip arkasını dönerek gitti. Kapıyı kapattığımda, omuzlarımın hafifçe gevşediğini hissettim. Kuzey kapıya bir an daha bakıp ardından gözlerini bana çevirdi. “Senin geçmişinle ilgili her şey beni sinirlendiriyor.” dedi kısık sesle. Gülümsedim. "Kıskanıyor musun?" Gözlerini kısıp bana yaklaştı. “Kıskanmak mı? Hayır. Ama seni benden almak isteyen biri olursa, onu yok etmeye hazırım.” İçim ürperdi. Kuzey’in bu sahiplenici tavrı, beni hem korkutuyor hem de içten içe hoşuma gidiyordu. Ellerimi boynuna doladım, yavaşça yüzüne yaklaştım. “Ben sadece seninim.” Bu sözüm, Kuzey’in dudaklarına kapanması için yeterliydi. Anında kollarını belime doladı, beni kendine çekti. Öyle bir tutkuyla öptü ki... O an, bütün dünya silindi. Baran gitmişti. Geçmiş bitmişti. Ve ben, Kuzey’in kollarında, sadece ona aittim.