Bölüm 27: Soluksuz (+18)
Yazar: İpek🩷

Kuzey’in dudakları benimkine değdiği an, dünya sustu. Sanki tüm şehir, gecenin koynunda kaybolmuş, zaman duraklamıştı. Ellerim, istemsizce boynuna uzandı, parmak uçlarım teninin sıcaklığında titredi. Derin, yakıcı, baş döndüren bir öpücüktü bu. Öyle bir öpücüktü ki, içimde ne varsa çekip alıyor, yerine sadece Kuzey’i bırakıyordu. Beni kendine doğru çektiğinde, tüm varlığım ona teslim olmuştu. Göğsüne yaslandım, hissettiğim tek şey kalbinin atışlarıydı. Hızlı ve güçlü. Benimkine uyum sağlamaya çalışan bir melodi gibiydi. Parmakları saçlarımın arasına daldığında, nefesim kesildi. Başımı hafifçe geriye çekerken gözlerine baktım. O koyu, derin ve içimi eriten gözlerine… “Kendimi durduramıyorum,” diye fısıldadı, sesi kısık ve hırıltılıydı. “Durdurmanı istemiyorum,” dedim, kalbimin deli gibi çarpmasına aldırmadan. Tekrar eğildi, dudakları bu kez boynuma dokunduğunda gözlerimi kapattım. Yavaş ve sabırlıydı. Beni çıldırtacak kadar ağır ama bağımlılık yapacak kadar da ustacaydı. “Nefes alışını bile seviyorum,” dedi dudaklarını çeneme sürterek. Başımı hafifçe yana eğdim, ona daha fazla alan tanıyacak kadar kayboldum içinde. Ellerim istemsizce sırtına kaydı, kaslarının gerildiğini hissettim. Sonra aniden durdu. Gözleri gözlerime kilitlendi. “Hayal…” dedi usulca. Başımı kaldırdım, ne söyleyeceğini merak ederek. “Bunu ilk kez hissediyorum,” diye devam etti. “Sadece seni istiyorum. Yalnızca seninle olmak istiyorum.” İçimde bir şeyler paramparça olup yeniden birleşti. Şimdiye kadar bu kadar saf, bu kadar doğrudan sevildiğimi hiç hissetmemiştim. Parmaklarımı yanağına koydum, dokunuşumun onda bıraktığı etkiyi izledim. Gözlerini kapattı, nefesini bıraktı. “Ben de Kuzey… Sadece seni istiyorum.” Bunu duymasıyla tekrar dudaklarıma kapanması bir oldu. Daha aç, daha kararlı… Ellerini belime doladı, beni daha da kendine çekti. Nefessiz kaldım ama geri çekilmeyi aklımdan bile geçirmedim. Bu gece, bu an, her şeyin başladığı yerdi. Ve ben, gözlerimi kapatıp Kuzey’e teslim oldum. Dudakları boynumda geziniyordu. Islak öpücüklerle kendine ait izler bırakıyordu. Beni duvara yasladı, dudaklarımı sertçe öpmeye başladı. Kesinlikle durmak istemiyordum, deli gibi istiyordum onu. Elleri rahat durmuyordu, kalçamı sıkıyordu ben de o sırada kendimi ona daha çok bastırıyordum. Öpüşmemizin arasına dillerimiz de karıştı, nefes nefeseydik. "Her santimini istiyorum senin." dedi Kuzey o delicesine aşık olduğum tahrik edici sesiyle. "Durma, yap şunu." dedim dudaklarımı yalayıp ısırarak. Daha çok beklemeden beni kucağına aldı, beni koltuğun başına oturtup öperek üstümdekileri çıkarmaya başladı. Yatağa kadar bekleyemedi. Ben de onun üstünü bir çırpıda çıkartıp yere fırlattım. Karşısında sütyenle kalmıştım. Açlıkla göğüslerime bakıyordu, ellerini yavaş yavaş sırtıma doğru getirdi ve arkadan kopçasını açmaya çalışırken bir yandan da boynumu emip, hafif ısırıklar bırakarak öpüyordu. O açarken kadınlığıma değen erkekliğinin ne kadar sertleştiğini hissettim. Beni istediğini biliyordum. Tamamen sütyeni çıkarıp aynı şekilde yere fırlattı, hemen göğüslerimin birini avuçlayıp sıkarken diğerini ağzına alıp yalıyordu. Çok ıslanmıştım. Ama şu an istediğim tek şey onu zevke getirmekti. Koltuktan sıyrıldım ve önüne çömeldim, anlamış olacak ki ağzından küfür savurdu gözlerime bakarak. "Siktir." diyerek inledi. Elimi pantolonuna getirerek ilk önce kemerini çıkarttım, sonra fermuarını açtım, boxerıyla beraber indirdim pantolonunu. "Mhh... Benim için böyle olmana bayılıyorum bebeğim." "Al şunu ağzına." Sözünü ikiletmeden hepsini aldım. Bir yandan okşuyor bir yandan yalıyordum. Hızlı hızlı gel git yapıyordum. Dilimle erkekliğini lolipop yalar gibi yalıyordum, hafif ısırıklar bırakıyordum. Tükürüp hızlı hızlı okşuyordum. "Siktir bebeğim çok iyi devam et." Kuzey daha fazla dayanamadı ve koltuğa oturup beni içine aldı. Deli gibi zıplıyordum, kalçama zevkten şaplaklar atıyordu, daha çok zevk alıyordum. İnlemelerimiz birbirine karışıyordu. "Ahh... Kuzey siktir..." İçimde çıktı ve beni koltuğa yatı…