Kalp Bağı

Bölüm 26: Benim Ol

Yazar:

Kalp Bağı - İpek🩷 kitap kapağı
Kalp Bağı kitap kapağı

Konser alanında binlerce insanın arasında, ben sadece bir kişiyi hissediyordum. Kuzey. Baran’ın bakışlarını omzumda hissediyordum ama umurumda bile değildi. Artık geçmişin gölgelerinden korkmuyordum. O sadece bir hayaldi, geçmişte kalmış bir yanılgı. Ama Kuzey? O gerçekti. Hem de öyle bir gerçekti ki, içimde fırtınalar koparıyordu. Müzik kulaklarımızı doldururken, bir anda dönüp Kuzey’e baktım. Onun da bana baktığını fark ettiğimde içimde bir şeyler sarsıldı. Bakışlarında sahiplenici, karanlık bir şey vardı. Bir saniye bile düşünmedim. Ellerimi onun ensesine koydum, parmaklarımı saçlarının arasına geçirdim ve dudaklarımı dudaklarına bastırdım. O an, dünya yerle bir olabilirdi. Ama umurumda olmazdı. Kuzey önce şaşırdı, ama sonra refleks gibi belime sarıldı, beni kendine çekti. Öpücüğüm hafif başlamıştı, ama Kuzey’in karşılık vermesiyle hızla derinleşti. Kalabalığın, müziğin, Baran’ın hiçbir önemi kalmadı. Bu sadece bizdik. Öpücük bittiğinde, Kuzey’in nefesi dudaklarıma karışıyordu. Gözlerimin içine baktı, sesi neredeyse fısıltı gibiydi. "Benimle gel." Titredim. Ama korkudan değil. Onun sesinde, bana ait bir şeyler vardı. Güçlü, sahiplenici, ama aynı zamanda sarsıcıydı. Başımı salladım. "Tamam." Ve gece, bizim için asıl şimdi başlıyordu. Kuzey’in arabasına bindiğimde içimdeki heyecan doruktaydı. Elimi dizlerimin üzerine koydum, parmaklarımı birbirine geçirdim. Kuzey bir şey söylemiyordu ama ellerinin direksiyonu sıktığını fark ettim. Sessizlik kulaklarımızda yankılanıyordu ama bu rahatsız edici bir sessizlik değildi. Kuzey’in evi büyük, modern ve tamamen ona yakışan bir şekilde düzenliydi. İçeri girdiğimde, ortamın sıcaklığı beni içine çekti. "Beni neden buraya getirdin?" diye sordum, içimde yükselen kıvılcımları bastırmaya çalışarak. Kuzey bir adım attı. Sonra bir adım daha. "Çünkü seni istiyorum." Nefesim kesildi. Bu kadar açık, net ve kararlı bir cümle beklemiyordum. Ona doğru bir adım attım. Aramızdaki mesafe o kadar azalmıştı ki, nefesini tenimde hissedebiliyordum. Elimi kaldırıp gömleğinin yakasına dokundum. "Beni istiyor musun?" diye fısıldadım. Kuzey’in gözleri karardı. Elini belime sardı ve beni bir anda kendine çekti. "Sana dokunmadan duramıyorum, Hayal." Beni duvara yasladığında, kalbim yerinden çıkacak gibi atıyordu. Kuzey’in dudakları önce boynuma, sonra yanağıma, ardından tekrar dudaklarıma dokunduğunda, içimdeki ateş iyice alev aldı. Öpüşümüz yavaş başladı, ama hızla derinleşti. Ellerim istemsizce saçlarına daldı, tırnaklarım ensesine battı. Kuzey, belimi sımsıkı tutup beni kendine bastırdığında, içimde bir şeyler paramparça oldu. Bu içimizdeki yangın... Bu, teslim olmaktı. Onun kollarında, bu anın içinde kayboluyordum. Ve kaybolmak hiç bu kadar güzel olmamıştı.

Bölümün tamamını WritePad'de oku