Kalp Bağı

Bölüm 25: Ateş ve Kıvılcım

Yazar:

Kalp Bağı - İpek🩷 kitap kapağı
Kalp Bağı kitap kapağı

Kuzey'le birlikte konsere gitme fikri bile içimde kelebekler uçuşturuyordu. Günlerdir Baran’ın gereksiz varlığı yüzünden üzerimde tuhaf bir ağırlık vardı ama bu gece, tüm bunları bir kenara bırakıp sadece Kuzey’le anın tadını çıkarmak istiyordum. Hazırlanırken aynaya baktım. Hafif dalgalı saçlarımı açık bırakmış, sade ama şık bir kombin seçmiştim. Kendi tarzımı yansıtan bir şeyler giymek beni her zaman daha iyi hissettirirdi. Telefonuma baktım, Kuzey’den mesaj gelmişti: "Aşağıdayım, acele et miniğim." Gülümsedim. Onun yanına giderken kalbim hızlı atıyordu. Arabaya bindiğimde, Kuzey’in gözleri bir an üzerimde gezindi, sonra direksiyona döndü. "Beni böyle süzüp sonra hiçbir şey dememeni anlamıyorum," dedim hafif sitemle. Kuzey başını yana eğip gülümsedi. "Bazen kelimeler yetersiz kalır, Hayal." İçim ısınmıştı. Araba ilerlerken Kuzey’in direksiyonu tutan ellerine takıldı gözüm. Güçlü, kendinden emin… Sanki her zaman benim için burada olacakmış gibi bir his veriyordu. "Beni izlemeyi bırakmazsan, kaza yapacağım," dedi aniden, kaşlarını hafifçe kaldırarak. Yüzümde bir gülümseme belirdi. "Senin bu kendine güvenin bazen sinir bozucu olabiliyor, biliyorsun değil mi?" "Biliyorum." Direksiyonu çevirirken bana kısa bir bakış attı. "Ama haklı nedenlerim var." Böyle anlarda Kuzey’e karşı koyamıyordum. Onun yanındayken hep bir şekilde içim sıcacık oluyordu. Konser alanına vardığımızda, müzik tüm şehirde yankılanıyormuş gibi hissettirdi. Sahne ışıkları parlıyor, kalabalık ritme kapılmıştı. Atmosfer tam da hayal ettiğim gibiydi. Kuzey’le yan yana durup ortamı izlerken, içimdeki heyecan daha da büyüdü. Müzik başladığında Kuzey’in yüzüne baktım. Hafifçe başını sallıyordu, gözleri sahnede ama eli farkında olmadan bileğime dokunmuştu. "Beğendin mi?" diye sordu. "Bayıldım," dedim, heyecanla. Ama tam o anda, o lanet olası silueti gördüm. Baran. İçimde bir şeyler soğuyup gerildi. Kalabalığın içinde, gözleri üzerimizdeydi. Onun bu kadar sık karşıma çıkması artık sinirlerimi bozuyordu. Yanında birkaç arkadaşı vardı ama bakışları donuk, ifadesi çözülemeyecek kadar sertti. Kuzey’in vücudu bir anda gerildi. Baran’ı o da fark etmişti. Elini belime koyduğunda, kalbim hızlandı. Bunu yapmasına gerek bile yoktu, ama yapmıştı. O an göz göze geldiğimizde, içimde bir meydan okuma hissi oluştu. Baran’ın orada olması hiçbir şeyi değiştiremezdi. Bir adım Kuzey’e yaklaştım. "Bu şarkıyı seviyorum," dedim yavaşça. Kuzey kaşlarını kaldırdı. "Öyle mi?" Başımı salladım. Ve sonra parmak uçlarıma yükseldim. Dudaklarımı onun dudaklarına bastırdığımda, içimde her şey sustu. İlk anda Kuzey şaşırmıştı ama saniyeler içinde tepki verdi. Elini belime iyice doladı ve beni kendine çekti. Öpücük ilk başta nazikti, sanki tadını çıkarıyordu. Ama sonra… Sonra her şey değişti. Kuzey beni daha sıkı tuttu, dudaklarıma daha sert karşılık verdi. Kalabalık, müzik, sahne... Her şey bir anda önemsizleşti. Sadece Kuzey vardı. Nefesi sıcak, teni yakıcıydı. İçimde bir kıvılcım yanarken, parmaklarım istemsizce onun ensesine kaydı. Dudaklarımız ayrıldığında, başım hafif dönüyordu. Kuzey bana baktı. Gözleri koyulaşmıştı, nefesi düzensizdi. "Eğer bunu tekrar yapacaksan, öncesinde uyar," diye fısıldadı. Güldüm ama sesim bile titriyordu. "Sürprizleri sevmediğini mi söylüyorsun?" "Sadece..." Kuzey başını eğdi, dudaklarını çeneme hafifçe değdirdi. "Beni hazır olmadan yakalarsan, seni burada herkesin önünde yere serip daha fazlasını istemekten korkuyorum." Bu sefer ben nefesimi tuttum. Baran hâlâ oradaydı, gözü üzerimizdeydi. Ama artık umurumda bile değildi. Çünkü Kuzey’le birlikteydim. Ve bu gece her şey ona aitti.

Bölümün tamamını WritePad'de oku