Kalp Bağı

Bölüm 22: Kelebek Dokunuşu

Yazar:

Kalp Bağı - İpek🩷 kitap kapağı
Kalp Bağı kitap kapağı

Hayal, yanımda. Yanımda ama aynı zamanda benden bir adım uzakta. Günlerdir beraberiz, aynı anları yaşıyoruz, aynı cümlelerin içinde kayboluyoruz. Ama o hâlâ bir sır gibi, çözülemeyen bir denklem gibi. Beni mıknatıs gibi kendine çeken, ama tam ulaşamadan beni durduran bir gerçeklik. Buluşmak için bir kafeye gitmiştik ama dışarının kalabalığı canımı sıktı. Onu alıp sahile yürüdük. Sessiz bir köşe bulduk, banka oturduk. Yanımda oturuşu bile huzur vericiydi. Hafif bir rüzgar, onun uzun saçlarını yüzüne doğru savurdu. İnce parmaklarıyla saçlarını kulak arkasına attı. Basit bir hareket… Ama bana nefes kesici geldi. Ona baktım. Uzun uzun. Fark etti mi, bilmiyorum ama yüzünde beliren belli belirsiz gülümseme, düşündüğüm kadar yabancı olmadığını kanıtlar gibiydi. O da hissediyordu, değil mi? "Eğer uzun uzun bakmaya devam edeceksen, ben de seni izlemeye başlayacağım," dedi aniden. Gözlerini kaçırmadı. Güldüm. "Zaten hep beni izliyorsun." "Hadi canım!" Kaşlarını kaldırıp başını hafifçe geriye attı. "Kendine fazla güveniyorsun bence." "Yanlış mı?" "Yanlış," dedi ama sesi biraz kararsız çıktı. Bu hoşuma gitti. Elimi bankın arkasına, tam onun arkasına koydum. Ona değmiyordum ama varlığımı hissediyordu. Omuzları hafif gerildi, sonra toparlandı. "Dün gece bir şey okudum," dedim konuyu değiştirerek. "Neymiş?" "Beni bulmanı beklemiyorum. Beni kaybetme, yeter." Bunu söylerken yüzündeki ifadeyi izledim. O an tanıdık bir şey gördüm. Şaşkınlık, hafif bir duygusallık ve ardından gözlerindeki o tanıdık parıltı. "Nerden alıntı?" diye sordu fısıltıyla. "Kim bilir?" Omuz silktim ama gülümsüyordum. Hayal, başını hafif yana eğdi. "Demek kitaplardan alıntı yaparak etkilemeye çalışıyorsun?" "Etkileniyor musun?" Sessizlik. Bu sessizlik, bana bir cevap gibiydi. Sonra ani bir hareketle başını omzuma yasladı. Gözlerimi kapattım. Onun kokusu, sıcaklığı, varlığı… Her şeyimle ona çekildiğimi hissettim. Ellerimi usulca hareket ettirip omzuna bıraktım. "Şu an bir kitaba dönüşmüş gibisin," dedi alçak bir sesle. "Nasıl yani?" "Bazı kitaplar, daha ilk cümlesinde insanı içine çeker ya… İşte öyle." Omzuma yaslanmaya devam etti. Saatlerce orada kalabilirdik. Dünya umrumda değildi. O an anladım. Hayal, benim hikayemin en güzel cümlesiydi. Ve ben, onun sonunu asla bilmek istemiyordum.

Bölümün tamamını WritePad'de oku