Ne yazıyor orda?
Yazar: Hanife i Bay

Bölüm: Anahtarın İtirafı Kütüphanenin o soğuk, kitap kokan havasında, Karan’ın uzattığı anahtara bakakaldım. İlayda arkamda öylece bekliyordu; nefesini bile tutmuştu, sanki bu anahtarı almamın bir felaketi tetikleyeceğinden emin gibiydi. "Bunu alırsan," dedi Karan, sesi fısıltıdan daha keskindi, "sadece defterimdeki sayfaları değiştirmeyiz. Senin kendi gerçeğini yazman için bir kapı aralarız. Ama unutma, o kapıdan içeri bir kez adımını atarsan, dışarıdaki o güvenli, sıradan hayata asla dönemezsin İlayda dayanamayıp öne atıldı. "Ona inanma! O anahtar bir kurtuluş değil, Karan’ın kurgusuna seni tamamen hapsetmesi için bir kilit. Eğer onu alırsan, sonsuza kadar onun yazdığı satırlara mahkûm olacaksın." İki ateş arasında kalmıştım. Bir yanda, beni bu sahte dünyanın içine çeken ama aynı zamanda varlığıyla tüm dengemi altüst eden Karan; diğer yanda, onun gerçek yüzünü bildiğini iddia eden İlayda. Elimi yavaşça Karan’ın mürekkep lekeli avucuna doğru uzattım. Parmak uçlarım anahtarın soğuk metaline değdiğinde, kütüphanenin rafları arasında, sanki başka bir dünyadan gelen bir fısıltı duydum. Sanki defterdeki karakterler bile nefeslerini tutmuş, benim hamlemi bekliyordu. Anahtarı avucuna aldığımda, Karan’ın yüzünde o nadir görülen, zaferden öte bir ifade belirdi. Gözleri parladı. "Güzel," dedi. "Şimdi, 'Zehirli Yuva'nın kilitlerini kırma vakti." Kütüphaneden çıkıp otoparka doğru koşarken, İlayda’nın arkamızdan attığı çığlık boşlukta yankılandı. Ama artık geri dönüş yoktu. Karan’ın peşinde, onun yalanlarla örülü dünyasının gerçek merkezine doğru ilerliyorduk.