Aşk savaşı
Yazar: Hanife i Bay

Karan’ın Kalemi: Kapanış (Söz: Kaderini bir kalemin ucuna hapsetmiş olabilirim; ama artık biliyorum, senin ruhunda bitmemek için tüm sayfaları yakmaya hazırım.) Ertesi gün. Kütüphanenin en ıssız köşesinde, tozlu rafların arkasında bekliyordum. Karan, söz verdiği gibi orada değildi. Onun yerine, kucağımda otoparkta düşürdüğü o yırtık not kâğıdı ve kalbimde tarifsiz bir korku vardı. Onun "en büyük yalanı" neydi? Otoparkın loş ışığında yaşadığımız o gerçek an, onun kurgusunun neresindeydi? Tam kütüphaneden çıkmak üzereyken, İlayda’nın sesiyle irkildim. "Onunla buluşmaya geldin, değil mi?" İlayda, kütüphanenin loş ışığında bana doğru bir adım daha attığında, elindeki not kağıdına bakışları adeta birer bıçak gibiydi. "Onun oyununu kabul edersen," diye fısıldadı İlayda, "sadece defterin sayfalarına değil, kendi sonuna da imza atmış olursun. Karan, yazdığı her şeyi yaşanmış sayar. Peki ya sen? Sen, bir başkasının kaleminden çıkan bir hayal mi olacaksın?" an, kütüphanenin sessizliğini bozan bir gürültü duyduk. Rafların arasından Karan’ın silüeti belirdi. Yüzünde o tanıdık, alaycı ifade yoktu; aksine, gözleri sadece bendeydi. Sanki İlayda’nın söylediklerini duymuş gibi, yavaşça bana yaklaştı.İlayda hızlıca kayboldu. "Ona kulak asma," dedi Karan, sesi kütüphanenin koridorlarında yankılanırken. "İlayda, hikayemizin sadece bir okuyucusu. O, sayfaların nasıl bittiğini görür ama neler yaşandığını asla bilemez." Karan elini uzattı, avucunda daha önce hiç görmediğim, mürekkeple lekelenmiş eski bir anahtar vardı. "Sana yalanlarımı değil, gerçekleri göstermeye geldim. Eğer bu anahtarı alırsan, defterin son sayfasını birlikte yırtarız. Ama şunu bil; o sayfayı yırttığımızda, artık ne ben sadece bir yazar, ne de sen sadece bir başrol olacaksın." Kütüphane bir anda buz kesti. İlayda’nın uyarıcı bakışları ile Karan’ın sunduğu o karanlık gerçek arasında sıkışıp kalmıştım. Kalbim, otoparkta olduğu gibi yine kontrolden çıkmıştı.... Mürekkebin sahibi olmaya son bir engel kalmıştı...