Kalbimin Unuttuğu İsim

Bölüm 2 – Soğuk Bakışlar

Yazar:

Kalbimin Unuttuğu İsim - Luna kitap kapağı
Kalbimin Unuttuğu İsim kitap kapağı

Kapı yavaşça kapandı. Muayene odasını ağır bir sessizlik kapladı. Leon, Ela’dan gözlerini çekerek önündeki dosyayı açtı. Kalbinin birkaç saniyeliğine hızlandığını hissetmişti. Ama bunu belli etmedi. Yıllar boyunca yüzlerce zorlu ameliyata girmiş, en kritik anlarda bile sakin kalmayı öğrenmişti. Şimdi de farklı olmayacaktı. Karşısındaki kişi… Geçmişinden biri olsa bile… Öncelikle hastasıydı. Leon bilgisayardaki sonuçları açtı. “Ela Yılmaz… Otuz bir yaşında.” Sesi her zamanki kadar sakindi. “Şikâyetin ne zaman başladı?” Ela, dizlerinin üzerinde kenetlediği ellerine baktı. “Yaklaşık altı ay önce.” “Ağrıyı tarif eder misin?” “Göğsümün tam ortasında baskı oluyor.” “Yürürken mi?” “Bazen.” “Merdiven çıkarken?” “Evet.” “Dinlenince geçiyor mu?” “Evet…” Leon kısa kısa notlar aldı. Kaleminin sesi odadaki sessizliği bölüyordu. Ela ise farkında olmadan onu izliyordu. Sekiz yıl… Sekiz yıl sonra bile aynıydı. Konuşurken göz teması kurmuyor… Sorularını kısa soruyor… Her cümlesini düşünerek kuruyordu. Bir zamanlar bu hâline hayrandı. Şimdi ise aynı mesafe canını yakıyordu. Leon dosyayı kapattı. “Sigara kullanıyor musun?” Ela başını iki yana salladı. “Hayır.” “Alkol?” “Nadiren.” “Ailende kalp hastalığı öyküsü var mı?” Ela derin bir nefes aldı. “Babamın vardı.” Leon bunu not etti. Sonra ilk kez uzun uzun Ela’ya baktı. Yüzü solgundu. Gözlerinin altındaki morluklar dikkat çekiyordu. Son aylarda ciddi şekilde yorulduğu belliydi. “Şu an ağrın var mı?” Ela birkaç saniye düşündü. “Biraz.” “Nefes al.” Ela derin bir nefes aldı. “Bir daha.” Leon ayağa kalktı. Stetoskopunu aldı. “İzin verir misin?” Ela’nın boğazı düğümlendi. Yıllar önce laboratuvarda omzuna yanlışlıkla dokunduğunda bile kalbi hızla atmıştı. Şimdi ise onu muayene edecekti. Sessizce başını salladı. Leon stetoskopu yerleştirirken tamamen işine odaklanmıştı. “Nefes al.” Ela nefes aldı. “Ver.” Tekrar. Bir kez daha. Leon birkaç saniye dinledi. Sonra yerine geçti. “Kalp ritminde düzensizlik hissediyorum.” Ela’nın yüzündeki endişeyi fark etti. “Ama kesin konuşmak için ileri tetkik gerekiyor.” Ela yavaşça başını salladı. “Bugün birkaç test daha yapılacak.” “Peki…” “Korkuyor musun?” Soru beklenmedik gelmişti. Ela hafifçe gülümsedi. “Biraz.” Leon dosyayı kapattı. “Korkman normal.” Bu cümleyi söylerken sesi her zamankinden biraz daha yumuşaktı. Ela bunu fark etti. Ama bir şey söylemedi. Tam ayağa kalkarken masasının üzerindeki kalem yere düştü. Ela eğildi. Leon da aynı anda eğildi. Parmakları bir anlığına birbirine değdi. İkisi de aynı anda ellerini çekti. Ela’nın kalbi yeniden hızlandı. Leon ise hiçbir şey olmamış gibi kalemi masaya bıraktı. “Teşekkür ederim.” Ela hafifçe gülümsedi. “Rica ederim.” Kapıya yöneldi. Tam çıkacakken Leon’un sesi duyuldu. “Ela.” Ela arkasını döndü. “Evet?” “Bundan sonra tedavini ben takip edeceğim.” Ela’nın gözleri büyüdü. “Yani…” “Kontrollerini aksatmanı istemiyorum.” Kısa bir duraksama oldu. “Anlaşıldı mı?” Ela başını salladı. “Anlaşıldı.” Ve odadan çıktı. Kapı kapanır kapanmaz Leon derin bir nefes verdi. Yıllardır ilk kez ellerini masanın üzerine koyup birkaç saniye gözlerini kapattı. Sonra önündeki dosyaya baktı. Ela Yılmaz. İsmi parmaklarının altında duruyordu. Sekiz yıl önce hiçbir açıklama yapmadan hayatından çıkan kız… Şimdi yeniden karşısındaydı. Kendi kendine sormadan edemedi. “Neden gittin, Ela?” Kapı ağır ağır kapandı. Koridordan gelen ayak sesleri giderek uzaklaştı. Leon, gözlerini kapıya çevirmiş hâlde birkaç saniye hiç kıpırdamadı. Odanın içinde yalnızca duvardaki saatin ritmik sesi duyuluyordu. Tik… Tak… Tik… Tak… Sekiz yıl… İnsan sekiz yıl boyunca birini hiç görmeyebilir, hiç düşünmeyebilir diye inanıyordu. Leon da buna inanmıştı. Ama az önce kapıdan çıkan kadın, yıllardır zihninin en ulaşılmaz köşesinde duran bir anıyı tek bir bakışıyla yeniden canlandırmıştı. Derin bir nefes aldı. Sonra önündeki hasta dosyasını tekrar açtı. Ela Yılmaz. İsmin üzerinde birkaç saniye durdu. “…Tesadüf…” Kendi kendine fısıldadı. Belki de gerçekten tesadüftü. Bu şehirde binl…

Bölümün tamamını WritePad'de oku