Kalbim Senleydi / Yarı Texting

Bölüm 3

Yazar:

Kalbim Senleydi / Yarı Texting - zehra kitap kapağı
Kalbim Senleydi / Yarı Texting kitap kapağı

Merhaba! Umarım günün güzel geçiyordur. Eğer herhangi bir sıkıntın varsa buraya bırakıp okumaya öyle başlayabilirsin. Belki çaresi bulunmaz ama yükün bir kısmını bırakmak iyi gelebilir. İyi okumalar... ♡ "Ya sabah sabah, kim bu hadsiz?" Gece sessizse almayı unuttuğum telefonum, sabahın kör vaktinde tın tın ötüyordu. İnstagram [@/güzel_im]: emre' (emre.y) +9 Yeni Mesaj Whatsapp fırfır 46 Yeni Mesaj "Ya sizin ben..." Gerisini tamamlamadan telefonu kapatıp, gözlerimi de beraberinde kapadım. Sabah kalkar kalmaz mesajlara bakamıyordum zaten. Yoksa ortaya saçma sapan cevaplar çıkabiliyordu. "Güzeeel! Kalk, denize gidelim." Anneannemin sesi yakından geliyordu. Muhtemelen 2. katta olmalıydı. Kendi kendime 'evet,' derken gözlerim hâlâ kapalıydı. Arkadaşlar. Uyku önemli. Ne demiş Şebnem Gürsoy? Ne demişti sahiden? Dur. 'Dünya nimetlerine aldırmayın, uyuyun.' Heh, evet. Aynen böyle demişti. Ne kadar doğru demiş. "Güzeeel! Kız! Hadi bekliyorum seni." Başlayacağım ha şimdi. Tüm uykum kaçmıştı. Bundan gerisine dönemem diye kalkıp elimi yüzümü yıkamak için banyoya geçtim. Sabaha doğru teras yandığı için çoğu gün gibi yine kan ter içinde uyanmıştım. "Güzeeel- "Hazırlanıyorum!" Anneannemi bölünce ses etmemişti. Biraz bekledim fakat cevap gelmeyince hazırlanmaya başladım. Zaten denize gideceğimiz için duşa girmekle uğraşmadım. Hem terli terli denize girmek daha iyiydi. Bikinimi giydikten sonra telefon ve kulaklığı alıp aşağı indim. Plaj çantası zaten en alt katta duruyordu. "Heh. Geldin mi kızım?" Sakince başımı salladım. Alışık olduğumuz bir senaryoydu zaten. Güvenin. Siz de alışacaksınız. Anneannem etrafı son defa kontrol ederken ben de çantayı kurcaladım. Anneannem ikimize ve yere sermek için aldığı havluları çantaya çoktan koymuş. "Erik mi alsak biraz? Kiraz da vardı dolapta." "Olur ben yemek yemedim zaten." "Karpuzu da keseyim." Gülerek onu onayladığımda anneannem bi' heves mutfağa geçti. Dolaptan aldığı karpuzu doğramaya başlarken ben de erik ve kirazları hazırladım. Alacaklarımız tamamlanınca onları ayrı bir torbaya koyup evden çıktık. Ben çantayı, anneannem de meyvelerin olduğu torbayı taşıyordu. "Emre konusunu konuşalım biraz." Ahahhahaha ahahahhaha. Sıçtım. Aslında sadece kendi kendime geriliyordum çünkü... çünküsünü bilmiyorum. Neredeyse çoğu şeyimi paylaştığım tek yetişkin anneannemdi. Kendi içimde oluşturduğum bu gereksiz dramı bende çözebilmiş değilim. "Konuşalım. Ne konuşacağız?" "Anlat kızım. Durumunuz ne?" "Bir durumumuz yok. Yeni tanıştık, buluşuyoruz sadece." Anneannem gülümsedi. Fakat bir şeyler bilir gibi gülümsedi. "Eskiden beri tanırım onu. Yazın buraya geldiğimizde ne zaman sahilde Emre'yi görsen halin tavrın değişirdi. Hatırlıyorum ben." Tek kelime edemedim. Öylece yere baktım. Anneannem de hiçbir şey söylemedi zaten. Konu kendi kendine kapanmış, fakat sükunette etkisini koruyordu. Sanırım üzerinde düşünmem gereken şeyler vardı ve anneannem bunu bende uyandırmak istemişti. Yoksa konuyu iyice konuşur öyle kapatırdık. "Para vereyim fırından simit al kendine. Meyveyle karın doyurma." Anneannem bunu tam fırının önünde söylediği için direkt fırına girdim. Normalde uzunca sırası olan fırın, henüz sezon açılmadığı için boştu. İki simit alıp çıktığımda anneannemi göremedim. Tövbe tövbe. Nerede bu kadın? Sabırsızlığım anında yakama yapışınca anneannemi aradım. Genelde, son ana kadar çalmadan açtığı telefonu yine her zamanki gibi son ana gelene kadar bekletti. Canım benim ya. "Alo anneanne nereye kayboldun hemen?" Anneannem tepkime tatlı tatlı güldüğünde ses yankılanır gibi geldi. "Arkandayım!" "Ananı- Anneannem kahkaha atarken ben kalbimi tutuyordum. Yaşlı başlı kadının bu kadar enerjik olması bazen beni yoruyordu. "Markete gitmiştim. Sana ayran aldım." Sadece bakış attığımda, gülüp koluma girdi. "Emre aklını alıp duruyor. Birde ben deneyeyim dedim. Hangisi daha etkili oldu?" Sıkıntı yok, sorun yok, sıkıntı yok, sorun yok. "Sen, anneanneciğim!" Gülümseyip hiçbir şey olmamış gibi yürümeye devam ettiğinde tuhaf tuhaf bakındım. Ba…

Bölümün tamamını WritePad'de oku