Kalbim Senleydi / Yarı Texting

Bölüm 2

Yazar:

Kalbim Senleydi / Yarı Texting - zehra kitap kapağı
Kalbim Senleydi / Yarı Texting kitap kapağı

Merhaba! Umarım günün güzel geçiyordur. Eğer herhangi bir sıkıntın varsa buraya bırakıp okumaya öyle başlayabilirsin. Belki çaresi bulunmaz ama yükün bir kısmını bırakmak iyi gelebilir. İyi okumalar... ♡ Hazırlanmak için uyandığımda saatin 5:30 olduğu gördüm. Sonra gözlerimi hızla kırpıp tekrar baktım. Evet, gerçekten hazırlanmam için 20 dakikam vardı. Gerginlikten uyku ve uyanıklık arasında mekik dokuduğum için asla uykumu alamamıştım. Hızla yataktan kalkıp bikinimi alarak banyoya koştum. Her şeyi aynı anda yaparak yetişeceğimi düşünüyordum fakat elim ayağıma dolanmıştı. Hızla bikinimin askılarını bağlayayım derken ortaya karman çorman bir görüntü çıkarmıştım. Aynadaki aksime sinirle bakıp ağlamamak için kendimi zor tuttum. Üzülünce ağlamamak benim için kolaydı ama aynı şeyi sinirlenince verdiğim tepki için söyleyemezdim. Derin bir nefes alarak sakince her şeye baştan başladım. Dişlerimi fırçalamıştım. Tamam. Makyajı unut Güzel. Asla yetiştirmezsin. Saçların, saçlarını topla. Ya da açık kalsın, boşver. Şimdi onunla uğraşacaksın bir boka benzemeyecek. Ağlama sonra. Tamam. Saçı da eledik. Bikini. Bikiniyi düzelt. Hızla askıları ayarlayıp ortaya düzgün bir görüntü çıkardım. Hafif yanmış tenimde siyah bikini güzel görünüyordu. Siyah eyeliner de çeksem her şey daha iyi olabilirdi ama yanlış olursa düzeltmeye vaktim yoktu. Aslında Emre'nin karşısına bu şekilde çıkmaya çekiniyordum. "Aman be," diye geçiştirdim kendimi. Bikini sade olduğu için kararıp paslanmayacağından emin olduğum birkaç kolye taktım. Evet, hazırdım sanırım. Hızla banyodan çıkıp altıma gri bir şort ve üzerime de bol, bebek mavisi bir tişört geçirdim. Temiz havluyu da çantama tıktığımda tamamen hazırdım. Güneş kremi, tarak gibi şeyler de zaten hep çantamda duruyordu. Son olarak telefonumu da alıp yavaşça merdivenlerden inmeye başladım. Sonra olduğum yerde duraksayıp, acaba yukarı gelirler mi düşüncesiyle indiğim birkaç basamağı geri çıkarak anahtarla kapıyı dışarıdan kilitledim. Arada kilitlediğim için anneannem alışkındı, dedem ise ortalıkta pek gezinmezdi. Anahtarı da çantaya attıktan sonra geri merdivenlere yöneldim. Fazlasıyla gerilmiştim. Sürekli tuvalete ya da su içmeye kalktıkları için denk gelmemiz an meselesiydi. emre' Geldim. Aşağıda seni bekliyorum. 05:56 Dur be çocuk. Kıçımızdan ter akıyor zaten. Güzel birazdan iniyorum canım 05:56 Yazdığım cevapla merdivenleri daha da hızlı inmeye başladım. Ne kadar hızlı olursam yakalanma ihtimalim o kadar azdı. En sonunda en alt kata indiğimde farkında olmadan tuttuğum nefesi geri verdim. emre' Tamam yavru. Dikkat et, Sultan teyzeye yakalanma. :) Güzel yok ya yakalanmadım ablan ajan gibi sessiz çevik Bir dakika, ne? Anneannemin ismini nereden biliyordu? Güzel dur bi saniye sen anneannemin adını nerden biliyorsun söyledim mi yoksa? yoo söylemedim emre' Jetonun biraz köşeli sanırım.d Sen söylemedin güzelim. Ayrıca abla ne ya? Canım lafına ne oldu? Kırıldım. Mesajına cevap vermeden kapıyı açarak evden çıktım. O da anahtar sesini duymuş olmalı ki bana bakıyordu. Üzerinde, koyu çivit mavi bir tişört, alt tarafında da siyah deniz şortu vardı. Havlusu ise elindeydi. Hızla terliklerimi giyip yanına gittim. Gülümsüyordu. "Sana da günaydın, ablacığım." Sırıtarak baktığımda yüzü düşmüştü. "Ayıp gerçekten. Kırıyorsun beni." "Sen çok kırılgansın." "Öyle olsun, birader." Ben şaşkınlıkla bakarken bu sefer sırıtma sırası ondaydı. "Nasılmış, abiciğim?" Hiçbir şey demeden saçlarımı savurup hızla önden önden yürümeye başladım. "Kızım, dur. Beni bekle. Beklesene! Bak, takıyor mu hiç beni?" Aslında istese bana yetişirdi ama onun yerine bu şekilde dalga geçmeyi seçmişti. "Tamam tamam. Güzelim, yavrum, canım, bir tanem. Dur artık." Bu kadarının bir arada kullanılması fazlaydı. Olduğum yerde kaldım. Hızla yanıma yetişip, "ebe," diyerek kaçtı. "Hayır ama bu kadarı fazla! Hile var şuan." "Ne hilesiymiş?" Yavaşça ona yaklaşarak söylenmeye başladım. "Önce sinirlendir," dedim biraz daha yaklaşarak. "Sonra yalvar, iltifatlar et." Biraz daha. "Eh,…

Bölümün tamamını WritePad'de oku