Kalbim Senleydi / Yarı Texting
Bölüm 1
Yazar: zehra

Merhaba! Umarım günün güzel geçiyordur. Eğer herhangi bir sıkıntın varsa buraya bırakıp okumaya öyle başlayabilirsin. Belki çaresi bulunmaz ama yükün bir kısmını bırakmak iyi gelebilir. İyi okumalar... ♡ Her yıl olduğu gibi yine aynı noktaya geldim. Gün batımı etrafı turuncuya boyamıştı. Hava güzel, etraf sessiz, hafifçe esen rüzgar ılıktı. Haziran yine bir başkaydı. Haziran her zaman başkaydı ama benim için onbir yıl önce bitmişti. Fakat tüm geçen zaman boyunca benliğim tamamen buradaydı. Her zerremi buraya bırakmış, hayatıma öyle devam etmiştim. Onbir yıl boyunca her haziranı çok farklı yaşamıştım. Hiçbiri o günlerin yerini dolduramamıştı. Güneş tenimi yakıyordu. Gülümsedim. Çünkü yanan sadece tenim değildi... 11 Yıl Önce... Buhar olup atmosferden uzaklaşmama saniyeler kalmıştı fakat ben burada sıcaktan gebermek üzereyken yakın arkadaşım telefonun öbür ucundan söylenmeye devam ediyordu. Sahi, yüzüne kapatsam ne olabilirdi? "Kızım, sabahlara kadar o çocuğun instagram hesabını bulmakla uğraştım. Yaz işte. Ne kaybedersin?" Dediği şeye gözlerimi devirdim. 'Sabahlara kadar,' dediği sadece yarım saatti. Nasıl o kadar kısa sürede buldu diye sormayın. Özel güçleri var. Yani, şahsen benim düşüncem bu yönde. "Ya. Şimdi kim yeni biriyle tanışmaya uğraşacak? Yok ilk buluşma, ne giyicem, ne yapıcaz, ne yaptık, nasıl biri, aman diyim aşık olma! Hepsini geç. Başlamadan biterse? Cansu yemin ederim kalpten giderim." Yalan yok. Tekrar bir şeylere başlamak artık gözümde büyüyordu. "Tamam da... Çok abarttın. Ne olabilirki?" Uflaya puflaya yerimden kalktım. Duşa girsem iyi olacaktı. Yaz bu sefer fazlasıyla erken gelmiş, her tarafı cayır cayır yakıyordu. Evet, beni de. "Var ya sen resmen kendine eğlence arıyorsun." Güldü. "Yoo ne alakası var?" Gülmeye devam ederken bende sinir bozukluğuyla gülmeye başladım. "Öf, iyi tamam. Yazıcam." "Harbi mi? Şükür ikna oldun," diye bağırdığı sırada kulak zarım da gruptan ayrılmıştı. "Neyse abla, kapatıyorum ben. Yazınca ekran görüntüsü atarım." Cevap vermesine fırsat vermeden telefonu suratına kapattım. Yoksa uzattıkça uzatıyordu hanımefendi. Umarım küfür etmiyordur... Telefonu kapattıktan sonra Cansu'nun gönderdiği profile girdim. @/emre.y Hesabı gizlide değildi. Ne kadar şanslıyım diye sırıtarak evdeki görünmez kameralara selam verdim. Gerçi, gizlide olsa fake hesabımdan koşarak istek atardım. Tabii yerse. İlk olarak profil fotoğrafına girdim. Maşallah, Allah'ım neler yaratıyorsun böyle? Sahilde arkası dönük bir şekilde poz vermiş, kaslı sırtı aşırı derecede göze batıyordu. Maşallah demiş miydim? Maşallah. Teni güneşten bronzlaşmıştı. Başı eğik, elleri mayasunu düzeltiyordu. Kıvırcık saçları öne düşmüş, güneş ışıklarından ötürü rengi belli olmuyordu. Ama ben biliyordum. Kumraldı. Bilmem ne kadar daha profili inceledikten sonra öne çıkanlarına baktım. Öne çıkanları aşırı güzeldi. Fotoğraflar çok minimalist ve detay odaklıydı. Bir tanesinde sırf kendisi vardı. Maşallah demiş miydim? Maşallah. Yüz hatları fazlasıyla belirgin, ela gözleri ise çok hoş bir tondaydı. Boyu tahmini 1.85 civarındaydı. Tabi bunu fotoğraflarda değil gözümle gördüğüm sırada tahmin etmiştim. Kaslı vücudu fit bir görünüme sahipti. Cidden. Maşallah. Geri kalanları; Manzara, vakit geçirdiği ortam, kitaplarda çizdiği satırlar vb. Hayırdır? Erkekler ne zamandan beri bu kadar güzel fotoğraf çeker oldu? Öne çıkanları bitirdikten sonra paylaştığı üç gönderiden sonuncusuna bastım. Zaten üçü de yazın çekilmiş fotoğraflardı. Sahil kenarında, denizde, kayalıklarda, bisiklet sürerken, evde hazırlanırken. Kimi fotoğrafta da kocaman gülümsüyordu. Maşallah demiş miydim? Maşallah. Hesabı çok güzeldi. Hatta fazla fazla güzeldi. Anlık olarak tetiklensemde mesaj kısmına girip yazmaya başladım. Hem, ne olabilirki? Güzel merhaba beyefendi. sizi gördük, beğendik. sizin içinde uygunsa, bir çay içelim? 13:22 Kendi kendime gülüp interneti kapattıktan sonra eşyalarımı alarak banyoya girmeden önce, "ananee," diye bağırdım. "Duşa giricem haberin olsun." Ses gelmedi.…