KALBE HÜCUM

Bölüm 1

Yazar:

KALBE HÜCUM - next kitap kapağı
KALBE HÜCUM kitap kapağı

Merhaba, tam bir rom-com kıvamında hasret kaldığımız bir tür yazmak istedim. Ben bir süredir Sare ve Ilgazla tanışıyorum ama sizi de tanıştırmak istedim. Artık be kadar kaynaşırsınız bilemem. İy okumalar dilerim, oy ve yorumlarınızı aynı zamanda başladığınız tarihi buraya iliştirmeyi unutmayın lütfen. Görüşmek üzere 🖤 "Krizler, sarsıntılar, hastalıklar tesadüfen ortaya çıkmaz. Bir gidişatı düzeltmemiz, yeni yönelimler keşfetmemiz, başka bir yaşam yolunu deneyimlememiz için gösterge görevi görürler." Carl Gustav JUNG 🏀 Sabahın ilk ışıkları ajansın cam cephesine vururken, masamın üzerindeki her şeyin milimetrik bir düzen içinde duruyor olması içimdeki kontrol manyağını sakinleştirmeye yetiyordu. Kahve bardağım sağda, haftalık sporcu raporları tam ortada, tabletim ise sol taraftaydı. Dizüstü bilgisayarımın ekranındaki yansımama bakıp alnıma kusursuz bir düzlükte düşen katlı kahküllerimi parmaklarımla hafifçe düzelttim. Huzurlu, rutin ve her şeyden önemlisi benim yönettiğim bir gün olacağını sanıyordum. Ta ki masadaki dahili telefon, huzuru yırtan keskin bir sesle çalan kadar. Tarık Bey'in asistanının telaşlı sesini duyduğumda, omuzlarımdaki zırh refleks olarak dikleşti. "Sare Hanım, Tarık Bey odasında sizi bekliyor. Hemen, durum oldukça acil." Telefon kapandığında, kalemimi masaya bırakırken parmaklarımın arasında sıkışan gerginliği hissettim. Tarık Bey kolay kolay panikleyen bir patron değildi. Eğer sesi asistanına kadar sirayet eden bir kriz varsa, bu ajansın tavanını çökertecek büyüklükte bir deprem demekti. Ceketimin önünü ilikleyip koridora çıktığımda, ajanstaki alışıldık uğultunun yerini ölümcül bir sessizliğe bıraktığını fark ettim. Herkes bilgisayar ekranlarına kilitlenmiş, fısıldaşarak bir şeyler konuşuyordu. Tarık Bey'in ağır ahşap kapısını vurup içeri girdiğimde ise odadaki hava kelimenin tam anlamıyla barut kokuyordu. Tarık Bey, kravatını gevşetmiş, elindeki tableti masaya fırlatırken yüzü kelimenin tam anlamıyla kireç gibiydi. Beni gördüğü an, masanın üzerindeki kalın siyah dosyayı bana doğru itti. "Önümüzdeki üç saati unut Sare." dedi, sesi normalde olduğundan çok daha boğuk ve yorgun çıkıyordu. "Çünkü kariyerimizin en büyük sınavıyla karşı karşıyayız. Ilgaz Haznedar . Kelimenin tam anlamıyla uçurumun kenarında." İsmini duyduğum an içimde bir şeylerin koptuğunu, mideme kurşun gibi bir ağırlığın oturduğunu hissettim. Ilgaz Haznedar. Ajansta adı her geçtiğinde köşe bucak kaçtığım, ulaşılmaz, kibirli ve yanına yaklaşan menajerleri titizlik adı altında delirten o adam. Gözlerimi hafifçe kısarak masadaki dosyaya baktım ama elime almadım. "Yine ne yapmış Hazretleri?" dedim, sesimdeki mesafeli soğukluğu korumaya çalışarak. "Yine bir muhabire ters bir bakış mı atmış, yoksa sponsorluk çekimindeki ışığı beğenmeyip seti mi terk etmiş? Tarık Bey, biliyorsunuz, o adamın kaprisleriyle uğraşacak vaktim yok benim." "Keşke öyle olsaydı Sare," dedi Tarık Bey, ellerini masanın üzerinde birleştirip bana doğru eğilirken. Gözlerindeki o çaresizlik, içimdeki alarm zillerini sonuna kadar çaldırdı. "Eski menajeri Eren. Biliyorsun, Ilgaz onu geçen ay kulüpten ve hayatından tamamen kovdu. Eren'in ne kadar hırslı ve tehlikeli bir adam olduğunu tahmin edersin. Giderken arkasında öyle bir bomba bırakmış ki, sosyal medya şu an cayır cayır yanıyor." Tarık Bey tableti bana doğru çevirdi. Ekranda dönen videoyu ve altındaki milyonlarca yorumu gördüğümde nefesimin göğsümde sıkıştığını hissettim. Eren, Ilgaz'ın geçen ay kulübün himayesindeki kimsesiz çocuklar vakfına yaptığı gizli bir ziyaretteki ses kayıtlarını ele geçirmişti. Ama sadece ele geçirmekle kalmamış, ses mühendisliğiyle inanılmaz profesyonel, haince bir montaj yapmıştı. Ilgaz'ın mesafeli, soğuk ve net konuşma tarzını öyle bir kesip biçmişti ki, kayıtta Ilgaz aynen şöyle diyordu. " Bu çocuklarla uğraşmak zaman kaybı. Benim üzerimden PR yapmalarına izin vermeyin, onları benden uzak tutun." Dondum kaldım. Bu sadece bir imaj zedelenmesi değildi. Bu, bir sporcunun kariyerinin, insanlığının s…

Bölümün tamamını WritePad'de oku