KALBE DÜŞEN AMİN

20. BÖLÜM

Yazar:

KALBE DÜŞEN AMİN – Fatma Kilbas kitap kapağı
KALBE DÜŞEN AMİN – Fatma Kilbas kitap kapağı

20. BÖLÜM × KALBE DÜŞEN ÂMİN BÖLÜM 20 Pazar sabahı Evlerin pencerelerinden taze demlenmiş çayın kokusu yükseliyordu. Sokaklar hafta içinin telaşından uzaktı. Mahalle fırınının önünde birkaç kişi sıraya girmiş, çocuklar bisikletleriyle dar sokaklarda yarışmaya başlamıştı. Hayat, sakin ama bereketli bir güne uyanıyordu. Yusuf, sabah namazından sonra Kur'an-ı Kerim'ini okumuş, ardından avludaki gülleri sulamaya çıkmıştı. Elindeki sulama kabından dökülen su, toprağın kuru kokusunu değiştirmişti. Tam o sırada annesi, mutfak penceresinden oğlunu izledi. Anneler. Bazen çocuklarının yüzündeki en küçük değişimi bile herkesten önce fark ederdi. Kendi kendine gülümsedi. "Bu çocukta bir hâl var." Kahvaltı sofrasında babası gazeteyi katlayıp Yusuf'a baktı. "Bugün vakfa gidecek misin oğlum?" "Öğleden sonra uğrayacağım baba. Mustafa Amca birkaç dosyayı düzenlememizi istemişti." Babası başını salladı. "Güzel." Sonra bir süre sessizlik oldu. Annesi çayı doldururken birden sordu: "Yusuf... Son zamanlarda seni daha çok gülümserken görüyorum." Yusuf şaşkınlıkla annesine baktı. "Öyle mi?" Annesi "Öyle. Eskiden de gülerdin. Ama şimdi... Gözlerin de gülüyor." Yusuf'un kulağına kadar yayılan mahcup tebessümü gören babası da gülümsedi. "Hanım...Galiba bizim oğlan büyümüş." Yusuf çay bardağını eline alıp başını eğdi. "Estağfirullah baba. Ben aynı Yusuf'um." Babası hafifçe güldü. "İnsan aynı kalır. Ama kalbi büyür." Bu cümleden sonra sofraya tatlı bir sessizlik çöktü. Yusuf, ailesine henüz hiçbir şey söylemek istemiyordu. Çünkü önce duygusundan emin olmak. Sonra istişare etmek istiyordu. Ama annesi, oğlunun kalbinde güzel bir şey filizlendiğini hissediyordu. ... Ben de annemle birlikte mutfakta börek açıyordum. Hamuru oklavayla açarken annem bana dikkatlice baktı. "Zümra." "Efendim anne?" "Bir şey soracağım." "Sor." "Son zamanlarda çok dalıyorsun." Gülümsemeye çalıştım. "Yorgunluktandır." Annem başını iki yana salladı. "Hayır. Yorgun insanın yüzü böyle aydınlık olmaz." Hamuru bırakıp bana döndü. "Kalbinde güzel bir şey mi var kızım?" Soruyu duyunca elimdeki oklava bir an durdu. Yanağımın ısındığını hissettim. "Anne... Ne güzel şeyi?" Annem gülümseyerek saçımı düzeltti. "Anlatmak istemiyorsan anlatma. Ama şunu bil. Bir annenin duası, evladının kalbine yetişir." O an gözlerim doldu. Başımı annemin omzuna yasladım. "Şimdilik sadece dua et anne. Allah gönlüme hayırlısını yazsın." Annem hiç soru sormadı. Sadece başımı öpüp, "Her namazımda ediyorum zaten." dedi. Öğleden sonra vakıfta yine küçük bir hazırlık vardı. Ben bahçedeki çiçekleri sularken Yusuf içeri girdi. Birbirimizi görünce aynı anda tebessüm ettik. "Esselamüaleyküm." "Aleykümselam." "Kolay gelsin." "Siz de hoş geldiniz." İkisi de birkaç saniye konuşmadan kaldı. Artık sessizlik eskisi gibi yabancı değildi. Aksine. Birbirlerinin yanında huzur bulduklarını gösteriyordu. Yusuf, elindeki küçük saksıyı uzattı. "Bunu seraya giderken gördüm. Vakfın bahçesine yakışacağını düşündüm." Saksının içinde beyaz papatyalar vardı. Çiçekleri bana değil. Vakfa getirmişti. Ama nedense bu ince düşünce kalbime dokundu. "Çok güzel. Çocuklar görünce çok sevinecek." Yusuf'un yüzünde huzurlu bir tebessüm belirdi. "Ben de öyle düşündüm." ... Sevgi Bazen hediye edilen bir çiçekte saklıydı. Ama o çiçek, karşıdaki kişiye değil... Onun değer verdiği bir yere bırakılırdı. Çünkü gerçek seven insan... Sevdiğinin kalbine giden yolu, onun önem verdiği şeylerden geçerek bulurdu. Yusuf, Zümra'ya henüz tek bir sevgi sözü söylememişti. Zümra da duygularını içinde saklıyordu. Fakat anneler. Kalplerin sessiz konuşmalarını bazen kelimelerden daha iyi işitirdi. Ve iki annenin ettiği dualar... Belki de çoktan aynı kapıya ulaşmıştı. .... İkindi vakti Vakıf binasının bahçesi, sonbaharın altın rengine bürünmüştü. Rüzgâr, papatyaların yapraklarını hafifçe sallıyor, ceviz ağacından kopan birkaç yaprak taş zemine sessizce düşüyordu. Bahçeye bırakılan beyaz papatyalar, sanki geldikleri ilk günden beri oradaymış gibi ortama huzur katmıştı. Zümra her…

Bölümün tamamını WritePad'de oku