KALBE DÜŞEN AMİN

16. BÖLÜM

Yazar:

KALBE DÜŞEN AMİN – Fatma Kilbas kitap kapağı
KALBE DÜŞEN AMİN – Fatma Kilbas kitap kapağı

16. BÖLÜM × KALBE DÜŞEN ÂMİN BÖLÜM 16 Cuma. Haftanın en sevdiğim günüydü. Sabah ezanıyla birlikte uyanmış, pencereyi açıp serin havayı içime çekmiştim. Mahalle henüz tam anlamıyla uyanmamıştı. Sokak lambaları yeni sönüyor, camilerin avluları yavaş yavaş dolmaya başlıyordu. Mutfağa indiğimde annem kahvaltıyı hazırlıyordu. Babam ise her cuma olduğu gibi küçük radyodan Kur'an-ı Kerim dinliyordu. Evin içinde huzur vardı. Konuşmadan da hissedilen bir huzur... "Bugün öğleden sonra çarşıya gideceğim." dedi annem. "Pazara da uğrarız." Ben çayı doldururken, "Ben de geleyim." dedim. "Çocuklara birkaç hikâye kitabı almak istiyorum." Babam gazeteyi katladı. "Birlikte gideriz. Sonra da güzel bir kahve içeriz." Annem gülerek, "Senin bahanen kahve." dedi. Babam hiç bozuntuya vermedi. "İnsan güzel bir kahve için bahane aramaz." Hepimiz gülümsedik. Kursta bugün daha farklı bir heyecan vardı. Çocuklarla birlikte cuma gününe özel küçük bir etkinlik hazırlamıştık. Tahtaya büyük harflerle yazdım. "Bugün Kimi Mutlu Edebilirim?" "Çocuklar... Bugün herkes bir iyilik yapacak." Minik Zeynep elini kaldırdı. "Ben anneme sarılacağım." Ali, "Ben dedemin poşetini taşıyacağım." dedi. En arkada oturan sessiz Ahmet ise yavaşça konuştu. "Ben... Hep yalnız oturan arkadaşımla oynayacağım." Sınıfta kısa bir sessizlik oldu. Sonra gözlerim dolarak gülümsedim. "Bence bugünün en güzel iyiliği bu olabilir." Ders bitiminde çocuklar birer birer yanıma gelip sarıldılar. Kapıya doğru yürürken küçük Elif eteğimden tuttu. "Öğretmenim." "Efendim?" "Allah sizi hep güldürsün." Bir an dizlerimin bağı çözüldü. Küçücük bir çocuğun duası. İnsanın bütün yorgunluğunu alıyordu. "Âmin." dedim. "Allah seni de hep güldürsün." Öğleden sonra annem ve babamla birlikte çarşıya çıktık. Cuma namazı yeni bitmişti. Sokaklar kalabalıktı. Esnaflar dükkânlarının önünde sohbet ediyor, çocuklar dondurma arabasının etrafında koşturuyordu. Kitapçıya uğrayıp çocuklar için birkaç hikâye kitabı seçtim. Kasadan çıkarken telefonum titredi. Yusuf Akın Esselamüaleyküm. Hayırlı cumalar. Yüzümde istemsiz bir tebessüm oluştu. Aleykümselam. Hayırlı cumalar. Allah dualarınızı kabul etsin. Cevabı fazla beklemedim. Allah sizinkileri de kabul etsin. Bugün çocuklar için dua ettim. Mesajı okuyunca kalbim yumuşadı. Ben de yazdım. Ben de bugün karşılaştığımız bütün güzel insanlar için dua ettim. Telefonu çantama koyarken annem bana baktı. "Gülümsediğine göre güzel bir haber." Bir an afalladım. "Şey... Çocuklardan bir veli mesaj attı." Yalan söylememiştim. Ama bütün gerçeği de anlatmamıştım. Annem sadece tebessüm etti. "İnsan güzel söz duyunca yüzü değişiyor." ... Yusuf vakıfta cuma sohbetinden çıkmıştı. Emir omzuna hafifçe vurdu. "Bugün keyfin yerinde." "Öyle mi?" "Evet." "Sebebini tahmin edebiliyorum." Yusuf gülümseyerek başını iki yana salladı. "Sen çok fazla tahmin yürütüyorsun." Emir kahkaha attı. "Bir gün haklı çıkacağım." Yusuf cevap vermedi. Çünkü artık kendi kalbinden kaçamadığını yavaş yavaş kabul ediyordu. Akşamüstü eve dönerken gökyüzü turuncuya dönmüştü. Arabada hafif bir sessizlik vardı. Babam direksiyona bakarak konuştu. "Zümra." "Efendim baba?" "Hayatta en önemli şeylerden biri doğru insanlarla karşılaşmaktır." Şaşkınlıkla ona baktım. "Neden bunu söyledin?" "Geldi içimden. İnsan bazen.. Kiminle yürüdüğüne dikkat etmeli." Başımı camdan dışarı çevirdim. Babamın bu sözleri, gün boyu zihnimden çıkmadı. Belki de. Hayat gerçekten biraz da doğru insanlarla güzelleşiyordu. ... O gün Ne Zümra'nın babası. Ne de Yusuf'un dostu Emir. Söyledikleri cümlelerin gelecekte ne kadar anlam kazanacağını bilmiyordu. Ama kader, bazen en büyük işaretleri sıradan sohbetlerin içine gizlerdi. Ve iki kalp. Henüz birbirine "Seni seviyorum." demeden önce. Birbirine güvenmeyi öğrenirdi. Çünkü sevginin en sağlam temeli... Güvendi. ... Cumartesi sabahı Mahalle, hafta sonunun verdiği rahatlıkla yavaş yavaş uyanıyordu. Fırından yeni çıkan ekmeklerin kokusu sokağı sararken, parkta çocuk sesleri yükselmeye başlamıştı. Kahvaltı masasında anne…

Bölümün tamamını WritePad'de oku