KALBE DÜŞEN AMİN

15. BÖLÜM

Yazar:

KALBE DÜŞEN AMİN – Fatma Kilbas kitap kapağı
KALBE DÜŞEN AMİN – Fatma Kilbas kitap kapağı

15. BÖLÜM × KALBE DÜŞEN ÂMİN BÖLÜM 15 Pazartesi Yeni bir haftanın ilk sabahıydı. Hafta sonunun tatlı yorgunluğu üzerimden henüz tam atılmamıştı ama içimde garip bir enerji vardı. Sanki güzel geçen günler, insana yeni haftaya başlamak için güç veriyordu. Mutfağa indiğimde annem çayı demlemiş, masaya sıcacık bazlamalar koymuştu. Babam pencerenin önündeki sardunyaları suluyordu. "Günaydın." "Günaydın kızım." Annem bana baktı. "Bugün çok neşelisin." Ben de fark etmeden gülümsedim. "Öyle miyim?" Babam araya girdi. "Annen doğru söylüyor. Son zamanlarda evin neşesi biraz daha arttı." Utandığımı hissettim. Konuyu değiştirmek ister gibi çayıma uzandım. "Bugün kursta etkinlik yapacağız."Annem gülümseyerek, "Çocuklar yine seni yoracak." dedi. "Yorsunlar ama..." çayımdan bir yudum aldım. "Sonra bütün yorgunluğu unutturuyorlar." Kursa vardığımda bahçede alışılmadık bir sessizlik vardı. Kapıyı açınca sebebini anladım. Çocuklar sınıfın içinde saklanmış beni bekliyordu. Tam içeri girer girmez hep bir ağızdan bağırdılar. "Sürpriiiz!" Bir an şaşkınlıkla yerimde kaldım. Sonra kahkaham bütün sınıfa yayıldı. "Bu da ne?" Minik Ali elinde renkli kartonlardan yapılmış bir çiçek uzattı. "Öğretmenim... Sizi mutlu etmek istedik."Boğazım düğümlendi. Kartonu elime aldım. Üzerinde rengârenk harflerle şunlar yazıyordu: "İyi ki bizim öğretmenimizsiniz." Bir an konuşamadım. Gözlerim dolmuştu. Çocuklar hemen telaşlandı. "Öğretmenim... Beğenmediniz mi?" Diz çöküp hepsine baktım. "Hayır. Çok beğendim. Hem de çok. Hayatımın en güzel hediyelerinden biri oldu." O an sınıftaki bütün çocuklar bana sarıldı. Küçük kollar. Kocaman sevgiler. İnsan bazen dünyanın en zengin insanı gibi hissediyordu. Öğle arasında öğretmenler odasında çay içerken Ayşe Nur bana baktı. "Dalgınsın." "Öyle mi?" "Evet." Elif de başını salladı. "Bugün birkaç defa aynı sayfaya baktın." Gülümseyerek çayımı karıştırdım. "Sadece biraz yorgunum." Hümeyra hemen söze karıştı. "Ben de." Ayşe Nur şaşkınlıkla sordu. "Sen ne yaptın?" "Dün çok yoruldum." "Neden?" "Waffle yerken." Bir saniye sessizlik oldu. Sonra öğretmenler odası kahkahalarla doldu. Ayşe Nur başını masaya koydu. "Bu kız beni bir gün gerçekten hasta edecek." Hümeyra ise gayet ciddi bir ifadeyle, "Çiğnemek de emek istiyor." deyince gülüşmeler daha da arttı. ... Yusuf, vakfın küçük kütüphanesinde rafları düzenliyordu. Geçen gün Zümra'nın önerdiği çocuk kitaplarını listeye eklemişti. Emir içeri girip raflara göz gezdirdi. "Yeni kitaplar mı?" "Evet." "Çocuklar için." Emir, Yusuf'un elindeki not defterini aldı. Sayfada küçük bir not dikkatini çekti. "Çocuklar öğütlerden çok hikâyeleri hatırlar." Emir gülümseyerek defteri kapattı. "Bunu Zümra Hanım söylemişti değil mi?" Yusuf hafifçe başını salladı. "Evet. Güzel cümle. Unutmak istemedim." Emir omzuna hafifçe vurdu. "Sen artık sadece kitapları değil... Bazı cümleleri de özenle saklıyorsun." Yusuf mahcup bir tebessüm etti. "İnsan bazen... Doğru sözleri unutmamalı." Emir, dostunun gözlerine baktı. Orada artık sadece takdir değil. Yavaş yavaş büyüyen bir muhabbet de vardı. Ama Yusuf, o duyguyu hâlâ kendi içinde sessizce taşıyordu. Akşam eve döndüğümde çantamdan çocukların yaptığı kartı çıkardım. Masamın üzerine özenle yerleştirdim.Tam kitabımı açacakken telefonum titredi. Yusuf Akın Esselamüaleyküm. Bugün çocuklarla etkinliğiniz nasıl geçti? Mesajı görünce yüzümde yine o tanıdık tebessüm belirdi. Artık günün sonunda birbirimize yaşadıklarımızı anlatmak. Sanki farkında olmadan alışkanlığımız olmuştu. Parmaklarım ekranda dolaştı. Aleykümselam. Bugün beni çok duygulandırdılar. Bana sürpriz hazırlamışlar. Bir dakika geçmeden cevap geldi. Demek bugün güzel bir hatıra biriktirdiniz. Allah onların sevgisini daim etsin. Telefonun ekranına uzun uzun baktım. Sonra çocukların yaptığı karta. Sonra yeniden mesaja. İçimden usulca, "Âmin..." dedim. ... Hayat. Onları aynı yolda yürütmeye devam ediyordu. Biri çocuklara merhameti öğretiyor. Diğeri çocuklar için umut hazırlıyordu. Henüz yolları her gün kesişmüyordu. Ama…

Bölümün tamamını WritePad'de oku