BÖLÜM 5
Yazar: Fatma Kilbas

KALBE DÜŞEN ÂMİN BÖLÜM 5 Sabahın ilk ışıkları odamın duvarlarına usul usul yayılırken gözlerimi açtım. Pencerenin ardından içeri dolan hafif rüzgâr, tül perdeyi nazlı nazlı sallıyordu. Bahçedeki yaseminler yine bütün mahalleyi saran o tanıdık kokusunu bırakmıştı. Yatağın içinde doğrulup birkaç saniye sessizce oturdum. Her yeni gün, Rabbimin bana verdiği yeni bir emanetti. İçimden usulca, "Elhamdülillah..." dedim. Sonra yatağımı özenle topladım. Annem, "İnsan güne odasını toparlayarak başlarsa zihni de toparlanır." derdi. Belki de bu yüzden dağınık bırakmaya hiç alışamamıştım. Abdestimi alıp seccademi serdim. Namazdan sonra Kur'an-ı Kerim'i açtım. Okuduğum ayetler kalbime öyle güzel dokunuyordu ki... Bazen insanın bütün yorgunluğunu tek bir ayet hafifletebiliyordu. Mutfağa indiğimde annem tavada bazlama ısıtıyordu. Tereyağının kokusu bütün evi sarmıştı. "Günaydın anne." "Allah'ın selamı üzerine olsun güzel kızım." Babam da çaydanlığı masaya bırakırken gülümsedi. "Günaydın kızım." Yanağını öptüm. Masaya oturduğum anda annem tabağıma bazlama koydu. "Bugün kursta çok işiniz var mı?" Diye sordu "Bugün çocuklarla etkinlik yapacağız. Sonra da yardım kolilerinin son hazırlıkları." Babam çayından bir yudum aldı. "İnsanlara faydalı olmak kadar güzel bir iş yok." Annem çagını yudumlarken "Allah yaptığınız hizmetleri kabul etsin." "Âmin." Dedim. Tam kahvaltıya başlayacakken kapı zili çaldı. Annem şaşkınlıkla saate baktı. "Bu saatte kim acaba?" Kapıyı açınca dışarıda komşumuz Hatice Teyze duruyordu. Elinde kocaman bir tabak vardı. "Sabah sabah rahatsız ettim." Annem hemen gülümsedi. "Estağfurullah, buyurun." Hatice Teyze tabağı uzattı. "Dün akşam aşure yaptım." "Siz de tadına bakın istedim." Annem tabağı alırken mahcup oldu. "Ne zahmet ettiniz."hatice teyze cık cıkladı. "Komşu komşuya zahmet etmez kızım." "Sağ ol hatice teyze" dedş. Kadın arsını dönerkenn "hadi selametle" dedi. Hatice Teyze gittikten sonra annem tabağı masaya koydu. Üzerindeki nar taneleri, ceviz ve tarçın öyle güzel görünüyordu ki... Babam kaşığı eline aldı. "Bir tadına bakalım." Tam ilk kaşığı ağzına götürecekken annem kaşığı elinden aldı. "Olmaz." "Neden?" "Önce tabağı boş göndermeyelim." Babam şaşkınlıkla bize baktı. "Ben sadece kalite kontrolü yapacaktım." Kendimi tutamayarak güldüm. "Kalite kontrolü mü?" "Evet. Komşuluk görevim." Annem başını iki yana salladı. "Senin görevin biraz beklemek." Babam çocuk gibi omuz silkti. "Peki..." "O zaman akşam da kalite kontrolü yaparım." Ev bir anda kahkahalarla doldu. Kahvaltının ardından çantamı alıp evden çıktım. Daha apartmanın önüne yeni inmiştim ki telefonum titredi. 🌿 Cennete Doğru Kızlar 🌿 Hümeyra 🤍 Günaydın hanımlar. Çok önemli bir konu var. Ben gülümseyerek yürümeye devam ettim. Zümra 🌷 Hayırdır? Hümeyra 🤍 Ben bugün diyete başlıyorum. Grup beş saniye sessiz kaldı. Sonra mesajlar peş peşe düştü. Ayşe Nur 📸 Ekran görüntüsü aldım. Meryem 🌼 Tarihe not düşelim. Elif 📚 Saat 08.12. Sümeyye 🌿 Allah yardımcın olsun. 🤲 Hümeyra hemen cevap verdi. Hepiniz bana inanmıyorsunuz. Tam o sırada Ayşe Nur gruba bir fotoğraf gönderdi. Hümeyra'nın geçen hafta tek başına bitirdiği çikolatalı pastanın fotoğrafı... Altına da sadece şunu yazmıştı: "Arşiv unutmaz." 😂 Ben otobüs durağında öyle bir güldüm ki yanımdaki yaşlı teyze dönüp bana baktı. Mahcup bir gülümsemeyle başımı eğdim. "Allah'ım... Bu kızlar beni bir gün gerçekten rezil edecek." Otobüs tam o sırada durağa yanaştı. Telefonumu çantama koyup içeri bindim. Cam kenarına oturdum. Şehir yavaş yavaş hareketleniyor, insanlar yeni bir güne başlıyordu. Ben ise henüz bilmiyordum... Bugün, sıradan başlayan bu günün içinde kalbime dokunacak küçük güzellikler biriktirecektim. *** Otobüsten indiğimde saat dokuza geliyordu. Kur'an kursunun bahçesi her zamanki gibi capcanlıydı. Minik ayakkabılar kapının önünde yan yana dizilmiş, içeriden çocuk sesleri koridorlara taşıyordu. Daha kapıdan yeni girmiştim ki bir çocuk sesi duyuldu. "Zümra öğretmen geldiiii!" Ardından dört beş çocuk birden bana…