Kafesteki Kuş - Sadece Tek Gecelik +18
4. Bölüm
Yazar: Emrah

Benim yalnızlığım insanlarla dolu... Birkaç gün geçmişti aradan. Sabah kalktım günlük egzersizimi yaptım. Hava oldukça serindi ve kahvaltı yapmadan balkona çıktım. Battaniyem ile beraber biraz serin havada kestirdim. Hayaller kurdum ve kendimi dinledim. Kendimi dinlerken huzurun içinde yüzdüm. Eski hesaplaşmalar geldi aklıma ve kendimi rahatlatmak için o anları düşünüp başka ihtimalleri hayal ederek kendimi iyi hissetmeye çalıştım. Geçmişin değişmeyeceğini tüm yalnızlar tecrübe etmiştir ama asla akıllanmayız. Bu akşam bir randevum var. O yüzden fazla kendimi yormamak adına bugün çok fazla vücut çalışmak ve boks yapmak istemedim. Aslında biraz da havanın puslu ve serinliği beni buna etti. Bahaneydi... Oturup düşünüyordum sadece... Hayal kuruyor ve geçmiş acılarımı yaralarımı sarmaya çalışıyordum. Kimse sormuyor ne kadar üzgün olduğumu, kimse bilmiyor ne yaşadıklarımı... Herkes bende bir müddet dinleniyor sonra da gidiyordu. Çok yalnızım ve mutsuzum... Kimsenin en sevdiği değilim, kaybetmekten korktuğu biri de olmadım. Aranılan merak edilen özlenilen hiç değilim. Bensiz de dünya dönüyor hayat devam ediyor. Darılmadım... Olmadı... yapamadım... başaramadım... hayatımla ilgili bir çok şeyi değiştirmek istedim ama hiçbir şeyi değiştiremedim. Saçama sapan bir hayatta savrulup gidiyorum... Fevkalade efsane zaferlerim olmayabilir, fakat içinden ağır yaralı ve sağ çıkmayı başardığım yenilgilerimle sizi şaşırtmaya devam edeceğim... Neyse kalkıp hazırlanma zamanı... Daha önce üç kere buluştuğumuz Arzu adında kırklarının sonuna gelmiş bir kadındı. Belki de ellilerine gelmişti. 2000'li yıllarda Türkiye'yi bir dönem kasıp kavurmuştu ama zaman karşısında o da yenilmişti. Geçmeyeceğini sandığı gençliği bitmiş, eski güzelliğini koruyamamıştı. Yıldızlarda kayar... Hakkında birçok şey biliyordum. Belki ailesi bile benim kadar bilmiyordu. Üç buluşmamızın üçünde de cinsel bir talebinin olmadığını peşin peşin söylemişti bana. Sadece dertleşmişti benimle. O anlattı ve ben dinledim. Konuştu dinledim... Gülümsedi dinledim... Ağladı dinledim... Sustu dinledim... Aslında hala çok güzeldi. Alımlıydı, çekiciydi, oldukça seksiydi. Hala hatırı sayılı miktarda hayranı bile vardı. İş adamları da peşindeydi. Ama o sadece 'Arzu' ismine geldiklerini, güzelliğine, eski popülerliğine düştüklerini iddia ediyordu. Kendi olduğu için sevilmek istiyordu tüm yalnızlar gibi. Kendi olarak kişiliği ile kabul görmek istiyordu tüm yalnızlar gibi. Belki de o yüzden ani bir kararla 10-12 sene önce sektörü bırakarak yalnızlığa gömüldü. Onun imkanı vardı, ne kadar şanslı olduğunun farkında bile değil. Bunu yapmayı isteyen ama yapamayan binlerce milyonlarca insan var. Allah yalnızlığın da şanslısını versin. (Amin dediğinizi duyar gibiyim.) Psikoloğunun tavsiyesi üzerine beni bulduğunu söyledi... Hayır saçmalamayın psikoloğu git kendine bir jigolo tut sabaha kadar duvardan duvara vursun seni dememiş tabikide. Günah dolu geceler, orgazmdan orgazma koştursun da dememiş. Seni sen olduğun için kabul edecek birini bul demiş. Onunda aklına böyle bir fikir gelmiş. Oldukça kolaycı bir çözüm ama takdir ettim. Onu o olduğu gibi kabul eden birine para ödemesi de tam bir paradox. Bazılarınız bu konu hakkında yorum yapmadan ben yapayım kendi öz eleştirimi. Bazen çocukluğunu, bazen yaşlılığını bazen aşklarını anlattı. 16 – 17 yaşındayken birini sevmiş. Babası öğrenince çok öfkelenmiş ve o korkuyla birlikte çocukla beraber kaçmışlar. Çocuğun ailesi istemeyince, çocuk onu terk etmiş. Babasının korkusuna teyzesinin yanına İstanbul'a gelmiş ve tesadüfen keşfedilip bir anda şöhrete ulaşmış. Hala aklında o aşık olduğu adam var. Acaba ailesi kabul etseymiş onu nasıl bir hayatı olurmuş diye düşünüp duruyordu. Oturduk birlikte stalk yaptık. Sanki pijama partisi. Adamın eşini, adamı stalkladık. Sıradan basit bir hayatları var. AVM'lerde çocuklarla gidilen restoranlardan çekilmiş fotoğraflar, AVM'ye gelen maskotla çocukların fotoğrafları. Her dar gelirli, fakir aile sosyal medyası gibi... Karısının biosun…