Kafeste Bir Kızıl

5. Bölüm - Same Table Different Sides

Yazar:

Kafeste Bir Kızıl – Solandis kitap kapağı
Kafeste Bir Kızıl – Solandis kitap kapağı

Bölüm görselleri

Kafeste Bir Kızıl - 5. Bölüm - Same Table Different Sides bölüm görseli 1
Kafeste Bir Kızıl - 5. Bölüm - Same Table Different Sides bölüm görseli 1

5. Bölüm - Aynı Masa Farklı Taraflar Hoş geldiniz. Oy vermeden geçmeyin lütfen. Keyifli okumalar dilerim. ~Can Kazaz - Beni Kurtar ”Kafesin kapısı açıktı ama kaçmak imkansızdı.” Sarp Arel Karahan Mekâna adım attığımda, salonun yüksek tavanında süzülen belli belirsiz bir caz müziğinin boğuk ritmi karşıladı beni. Davetlilerin büyük kısmı malikaneden ayrılmış, geride kalanlar ise köşelerde kadeh kaldırıp, yaşananlardan zerre kadar haberdar olmadan yüzeysel sohbetlerine devam ediyordu. Dışarıdan bakan bir göz için her şey son derece nizami ve sıradandı. Eğer bu gece bu çatı altında soğukkanlı bir cinayet işlenmemiş ve o kanlı sahneye yabancı bir çift göz tanıklık etmemiş olsaydı, dünya gerçekten de normal dönmeye devam edebilirdi. Kalabalık beni fark ettiği anda deniz gibi ikiye ayrılmıştı. Bakışlar üzerimde toplanırken fısıltılar salonda anlık bir dalga gibi yükselip ardından bıçak gibi kesildi. Biliyordum; bu yapay, vıcık vıcık hürmet şahsıma değil, Karahan soyadının taşıdığı ürkütücü gölgeye yapılıyordu. Davetlilerin arasından tanıdık simalara kısa, mesafeli bir baş selamı verip ana salondan geçtim ve koridora çıktım. Koridorun başında babam ve yakın iki koruması duruyordu. Onların peşinden olayın yaşandığı odanın eşiğine doğru adımlarken cilalı zeminde yankılanan ayak seslerim zihnimdeki inatçı silüetle birbirine karışıyordu. Üzerinde yıpranmış ama asil duran o siyah elbisesi, gecenin kargaşasında omuzlarına dağılmış kızıl tutamları ve en önemlisi... Dehşete düşmesine rağmen pes etmeden gözlerimin içine bakan o cesur yeşilleri. Catherine... Zihnimin gerisinde durmaksızın zonklayan dilsiz bir uğultu gibiydi. Koridorun sonundaki kör noktada durduğumuzda babam omzunun üzerinden bana dönerek konuştu. "İçeride bir temizlik yapmak zorunda kaldık." dedi, sesi her zamanki gibi alçak ama emredici bir tondaydı. "Kapı tam olarak kapatılmamıştı. Koridor misafirlere ve personele tamamen kapalı olduğundan buraya kamera koymamıştık, bu yüzden olaya kimin tanıklık ettiğini henüz tespit edemedik." Cümlesindeki gizli öfkeyle, birilerinin işini olması gerektiği gibi yapmadığını ve karşılığını ağır bir şekilde ödediğini anlamıştım. "Birinin infazı gördüğünden şüpheleniyoruz." diye ekledi babam. Adımlarım saliselik bir an için yavaşladı. "Kim?" "Söylediğim gibi kamera olmadığı için tespit edemedik fakat her kimse bir an önce bulup ortadan kaldırmalıyız." Bu durum babamın sarsılmaz imparatorluğu için açık bir tehditti. Davetten ya da dışarıdan herhangi bir üçüncü şahıs o ana tanıklık etmiş olabilirdi ve o tanık, Hakan Karahan’ın toplum önündeki kusursuz iş adamı imajı için patlamaya hazır bir bombaydı. Babamın o kişiyi bulduğu an şakağına sıkacağı kurşunu düşünmeme gerek bile yoktu. Hata affetmeyen bu dünyada ihmal, intihar demekti. Odanın kapısına doğru ilerlerken gözlerim çevredeki mimari detayları taradı. Koridor açıları, görüş alanları, servis kapıları... Zihnimde olasılıkları birer satranç taşı gibi dizerken kapı eşiğine adım attım. İçerisi kusursuz bir düzen içindeydi; kan izleri, barut kokusu silinmiş, titiz bir temizlik yapılmıştı. "Siz koridoru kontrol edin. Diğerleri çevre güvenlik kayıtlarına baksın. Sen de davetli ve personel listesindeki herkesin dosyasını eksiksiz hazırla." diyerek emrettim adamlara. Korumalar talimatımla dağılırken babam ellerini arkasında birleştirmiş, soğukkanlı liderliğimi gururla süzüyordu. Hâlbuki onun onayına ya da takdirine ihtiyacım yoktu. Yalnızca bu krizi çözüp bir an önce buradan ayrılmam gerekiyordu; zira depoda sorgulanmayı bekleyen adamlar ve sahil yolundaki bir bankta tek başına oturan kızıl bir bela vardı başımda. İçerisi temizlenmiş olsa da odayı titizlikle bir kez daha süzdüm. Tam çıkmak üzere kapı eşiğine yönelmiştim ki tavan ışığının pervazın iç kısmına çarpıp küçük bir noktada oluşturduğu kırılma dikkatimi çekti. İlk bakışta gözden kaçacak kadar ehemmiyetsiz bir yansımaydı. Kaşlarım çatılırken kirişin iç kısmındaki o minik çatlağa doğru eğildim. Kapı kasasının boşluğuna sıkışmış, parıldayan bir…

Bölümün tamamını WritePad'de oku