Samimi Bir Dertleşme
Yazar: Beril Gönder

Lidya Şenel: Son birkaç hafta olanların etkisi ve de Arel’in açıklamasından sonra sessizlik içinde geçmişti. En azından kapıma magazin ekibi ve haberciler dayanamamıştı . Çünkü kendisi ailemin peşini bırakmayan haber ekiplerinden beni ayrı tutmak ve göstermemek için farklı bir evde olmamın doğru olacağını söylemişti. Haklı da çıkmıştı. Ama ben burada olmaktan nefret etmeye başlamıştım. “Lütfen!” Sesim sinirle birlikte yalvarır gibi bir tonda çıkınca telefonda olan Arel'den bir gülme sesi yükseldi. “Daha ne kadar burada duracağım?” Parmaklarını odasında olan masaya vurduğunu duyduğumda bu durumdan keyif almış gibi hissettiğini düşünerek hafif sesli ama tamamen sahte bir öksürük bıraktım. “Hâlâ buradayım?” “Biliyorum.” Beni sinir etmek mi istiyordu? Eğer öyleyse başarmıştı. “Buradan çıktığım gibi kıçını tekmeleyeceğim.” 5 yaşında bir çocuktan küfür duymuş gibi bir şaşkınlıkla gülmeye başladığında kulağımdan telefonu uzaklaştırdım ve hoparlöre aldım. “Beni cici kız falan mı sandın?” “Hayır.” O kadar inandırıcı değildi ki bu sefer kahkahayı basan ben olmuştum. “Yalancı herifin tekisin.” Bir süre daha telefonda görüştükten sonra en son dinlenmek için telefonu kapatmak istediğini belirtmiş ve bende ona katılmış, anlaşıp kapatmıştık. Zaten akşam Raja Hanım bizi yemeğe çağırmıştı. O yüzden benimde toparlanmam gerekiyordu. Ama öncesinde kızları çağırmıştım ve onlarla biraz vakit geçirmek istiyordum. Bu son olaylar yüzünden hepsi merak etmişti ve bir haftadır takip edilirler diye de buraya gelmeyi tercih etmemişlerdi.. Ve gerçek şu ki… Evi toplamam lazımdı. Hem kendi evim değildi. Hem de bu şekilde, bu dağınıklıkta kendimi daha depresyonda hissediyordum. İşin neresinden başlasam kârdı. Ama sanırım ben salondan başlayacaktım. En çok orayı kullanmıştım ve şu an masa bana yardım çığlıkları atıyordu. Arel'e mesaj atmam gerekiyordu ama uyuduğunu dediği için biraz kararsızım. Evet, ona karşı hala daha olumlu duygularım yoktu. Sadece daha çekilebilir bir durumdaydı. Benim için çabalıyordu. Ve ben bunu görürken ona karşı nefretimi stabil bir düzeyde tutamazdım. Karar vermiştim. Gereken her şeyi kendim arayıp bulacaktım. Kısa bir düşününce kendisi bana söylemiş bile olabilirdi. Krem bir dolapta ihtiyacın olan her erzak var diye söylemişti. İhtiyacım olanları nereden biliyorsa sanki! Sinirimi onu düşünerek bile bozmayı başarmıştı. Tebrikler Arel Soydan, bizzat benden bir tokat ve bolca sinir kazandın. Evin içinde kendi kendime konuşa konuşa ilerlerken dolabın önünde durarak kapağı açtım. İçeride gerçek anlamda ihtiyacım olan her şey vardı. Raja Hanım gerçekten burayı depo filan yapmış olmalıydı. Vileda, zemin temizleyici, toz bezi ve birkaç şey daha alarak aşağı kata indirdim. Bir an önce işe koyulmak istiyordum. Şu an saat öğleden sonra üçe geliyordu. Kızlar toplanıp gelecekleri için gelmeleri bir 30-40 dakikayı bulurdu. Halledebilirdim! Evet, kesinlikle bunu yapabilirdim. Kapak ölçüsüyle birlikte zemin siliciyi, kovanın içine doldurduğum suyla buluşturdum . Etraf anında bahar çiçekleri kokusuyla doluştuğun da elimi çabuk tutarak en baştan yerleri silmeye başladım Kızlar ben başlamadan önce mesajla biraz gecikeceklerini demişlerdi yani buraya gelmeleri 1 saat sürecek gibiydi. 10 dakika sonunda salon ve hemen beraberinde üst katta yatığım odayı silip süpürmeyi başarmıştım. Süpürme kısmında kendi emeğim yoktu gerçi köşede duran ufak dostum sayesinde her yer süpürülmüştü. Ne diyebilirdim ki teknolojiyi seviyordum. Mutfağa ilerlemeden önce vileda ve yüzey temizleyici geri kaldırdım. Elimde bez ve fısfıs şişesiyle masaları ve sehpaları sildiğim sırada arkada hafif bir müzik açma isteği içime doğmuştu. Nadiren tüm odamı kendim temizlerdim. Ve bu temizliklerde genç kızlığımdan beri benle olan bir çalma listem vardı. Evin ses sistemine bağlanıp sesi artırdım. Artık tüm evde Fergie ve Ludacristen Glamorous çalıyordu. Camiada ki kime sorsanız bu şarkıyı sevdiğine yemin edebilirdim! Şöhret düşkünü olan herkesi daha iyi anlatan başka bir şarkı bilmiyordum.…