Kadife Yeminler ve Hükümler

Gecikmiş Bir İtiraf

Yazar:

Kadife Yeminler ve Hükümler - Beril Gönder kitap kapağı
Kadife Yeminler ve Hükümler kitap kapağı

Arel Soydan: Pekala sıkılacağımı demiştim değil mi? Ve büyük ihtimale erkenden kalkacağımı. Yanılmıştım. Çünkü başlangıcından itibaren lanet olası bir peri masalının içinde gibiydim. Yani gerçekten kim böyle bir yerde olsa öyle hissetmezdi ki? Öncelikle tarihi bir mekanda olmanın büyük bir etkisi vardı. Işıklandırmalarsa ortamı yeşil ve pembenin karışımı ile Tınkerbell diyarına çeviriyordu. Ortaya konulan podyumun tepesi camlarla ışıkları yansıtacak şekilde dizayn edilmiş, cam şekillendirmeli çiçekler, deniz anaları ve kelebekler ile her bir mankenin geçişini daha da atmosferik hale getirmişti. “Büyülenmiş gibisin,” Ediz iç dünyama müdahale eder gibi kolumu dürttüğünde aklımdan geçen o tüm düşünceler dağılmıştı. ”Evet, bakıp da aklımı kaybetmemek imkansız.” Yüzümde olan gülümseme adım seslerinin yavaştan kesilmesi ve sahnenin sakinleşmesi ile değişirken Ediz anlamaz halime gülerek “Manken değişimi, sanırım erkek koleksiyonuna geçilecek,” diye belirtme gereği duymuştu. Tebrikler aptal herif! Yine geri kalmış biri olduğunu kanıtladın. “Defilede özel bir tasarımda olduğu söylenmişti,” Sercan diğer yerden kulağıma fısıldadı. “Galiba Lidya’yı tasarıma başlatan ilk taslağı diye duymuştum.” “Teşekkürler Bay Dedikodu Ustası, tüm sürprizi bozdunuz!” İkisi birbirine öldürücü bakışlar atarken kendimi iki kurt arasında kalan tavşan gibi hissediyordum. Hayır! Tavşan değildim. O kişilikte de değildim. Sadece öyle hissediyordum. Nihayet ilk manken çıkrığında Ediz ve Sencer’de bakışmayı kesmişti. Her bir tasarım çıkmaya ve podyumda yürümeye başladıkça nefesim hayranlıkla kesiliyordu. Ve şunu demeliydim ki…Kahretsin o bu işin divası filandı. Işıklandırmalar pembe ve yeşilden mor ve mavi tonlarına geçmişti. Demin size sonsuz ormanlıkları yaşatan ortam şu an sanki kayıp kıta Atlantis gibi hissettiriyordu. Her bir tasarım yürüdükçe arkasında farklı bir koku bırakıyordu. Tanrı aşkına bu nasıl mümkün olabilirdi? Her bir tasarıma farklı bir duyguyu nasıl işleyebilmişti. “Ağzını kapat yoksa birileri bizim kızın yeteneğine aşık olduğunu filan sanabilir.” Başımı arkada olan sese çevirdiğimde Asena ve Milena’nın bize baktığını görmüştüm. “Sizde mi buradaydınız?” “Yani,” dedi Asena gözlerini korkunç bir tekir gibi ikisinin yüzlerinde gezdirip dururken, “Olmamız bir sıkıntı mı?” “Lidya için bari tut kendini!” Milena onu kolundan çekiştirirken isteksiz ve mahcup bir ifade takındı. “Kusuruna bakmayın,” ardından çekiştirmeye devam etti ve kendi yerlerine geçtiler. ☆ ★ ✮ ★ ☆ Son mankende podyumda yürüyüşünü yapıp, dönüşünün ardından geri arkaya döndüğünde ışıklar tamamen söndüğünde bir süre ortalık karanlığa gömülmüştü. Göz gözü görmez bir karanlıktan bahsediyordum. Yanımdaki iki herif fısıldaşıp durmasa onları dahi göremezdim. Ve sonra karanlık yerini pembe ve altın tonlu ışıklara bıraktı. Sahne tekrar hayran kaldığım o peri masalı haline bürünürken etrafa tatlı bir koku yayılmaya başladı. Ardından ise Lidya sahneye çıkmıştı. Ve onu gören herkes ona kitlenmiş, etrafa yaydığı o peri masalı enerjisini alkışlamaya başlamıştı. Tabi ki bende alkışlıyordum. Lütfen beni taş fırın erkeklerinden sanmayın. O ben değildim. O Sencer'di. Etraftan ayağa kalkarak onu alkışlayan insanlardan yükselen binlerce ses ortamı sararken, ne kadar onu tanımasam da gurur ve mutlulukla dolu olduğunu söyleyebilirdim. Dikkatim şu an o kadar çok her yerdeydi ki. Ona odaklanabilmiş olmam bile garipti. Tüm o fısıldaşmalara rağmen ona nasıl odaklanabilmiştim? Dürüst olmak gerekirse bunun cevabı bende de yoktu. “Gecenin başında da dediğim gibi özel bir sürprizim var ve şimdi izninizle onu takdim etmek istiyorum.” Kalabalık cümleleri ile sessizliğe geri dönerken gözlerim kendiliğinden onun olduğu tarafa yöneldi. “Aramızda olan çok değerli bir isim var: Arel Soydan.” Kafam karışmış halde ona bakarken işaret parmağımla kendimi gösterip, dudaklarımı ben mi diyerek hareket ettirdim. Ediz yanımda hafifçe koluma vurduğu sırada Lidya’da hafif bir kaş göz işaretiyle “Arelcim, lütfen buraya gel.” Diye…

Bölümün tamamını WritePad'de oku