Kadife Yeminler ve Hükümler

1. Bölüm

Yazar:

Kadife Yeminler ve Hükümler - Beril Gönder kitap kapağı
Kadife Yeminler ve Hükümler kitap kapağı

Lidya Şenel: İnsanlar hep ölümden önce, kişinin hayatının gözlerinin önünden bir film şeridi gibi akıp gittiğini söylerdi. Bende aynı şeyi kameraların flaşları için diyebilirdim sanırım. Niye mi? Cevap bekleyen sorular, imza için uzanan eller ve hayranlıkla izleyen gözler...Benim için bunlar tırnaklarımla kazıdığım bir yükseliş hikayesi izlemek gibiydi. Bu yüzden kesinlikle evet! İlk dediğim cümleme milyonlarca kez katılıyordum. Ve bu gün o yükselişin başka nirvanasını daha yaşayacaktım. Sonunda asırlardır çalıştığım koleksiyonumu tüm moda camiasına açıklayacaktım. Yerebatan Sarnıcında düzenlenecekti... Ve gerçek anlamda moda da ki en önemli tasarımcıları ağırlayacaktım. Yani tek bir pürüz bile olmamalıydı. "Lidya! Canım kızım denemek için katalogdan çektiğin elbiseler geldi." "Tamam babacım! Odama yönlendirebilir misin?" Aşağıdan gelen sessizlik olumlu demekti sanırım, merdivenden gelen tıkırtılarda bunu onaylar gibiydi. "Lidyacım!" İkinci bir sesleniş ama bu annemin sesiydi. "Efendim annecim." "Milena geldi!" Annem daha cümlesini bitirmeden kapım aniden açıldığında sesli bir nefes verdim. "Zeka yüzde yüz, güzellik yüzde yüzde yüz ama nezaketi hala daha sana öğretemiyorum!" Dediklerimle beni tiye alır gibi bir ses çıkarırken elinde ki poşetleri kenara bıraktı. "Canım finans yani sizin deyiminizle borsa dünyasında nezaket ancak kaybedenler içindir." "Ama," dedim yanına ilerlerken "Bu gece bir hengame çıkarmayacaksın, değil mi Milenacım?" Yüzümde hadi bir dene gülüşüyle ona yaklaşırken yutkunduğunu aramızda ki birkaç adımdan duyduğumda durarak ona baktım tekrardan "Değil mi?" "Tabi ki de yapmayacağım!" Kollarını göğsünde kovuşturup, sanki suya atlıyormuşçasına kendini yatağıma bıraktığında bende kendimi yanına fırlattım. "Asıl sen bunu Asena'ya söyle! O manyak her şeyi yapabilir!" "Yani evet bıçaklar ve minimum silahlar korumalar hariç yasak. Ona bunu dedim." "Ne tepki verdi?" "Neredeyse ağlayacaktı." Milena bana bakarak biliyordum dercesine baktığında omuzlarımı silktim. "Ama bu koleksiyon için ne kadar çabaladığımı siz çok iyi biliyorsunuz! O yüzden ne kadar delide olsanız, manyakta hatta psikopat bile olsanız aleyhime bir cümleniz olacağını asla düşünmem." Cümlemi bitirmemle Milena tam alnımın çatına bir fiske attığında yüzümü buruşturdum. "Bu ne içindi şimdi!" "Aptal kalbinle insanlara hala daha çok güvendiğin için Lidyacım. Birde birde neydi... B12 haplarını almadığın için." Alnımı ovuştururken ne olduğunu anlamaya, ne ima ettiğini anlamaya çalışırken o ayaklanarak masada olan kağıt destesinden bir şeyleri aramaya başlamıştı. "Hayır kimseyi atlamadım, unutmadım ayrıca B12 ne alaka yani? Ben ne alaka?" Cümlemi noktaladığım gibi Milena yüzüme bir kağıdı adeta 1 milim bile kalmayacak yakınlıkla tutmuştu. "Oku da gör hanımefendi." "Milena! Bu sadece davetli listesi!" Parmağını kağıdın üstünden bir öğretmen havasıyla iki yana salladı. "Evet ama yanlış davetli listesi." Cümlesine biraz duraksayıp yüzümün tam anlamıyla saçmalama ifadesi almasıyla devam etti. "Üçüncü sıra son iki isime bak, Lidya." "Üçüncü sıra holdingler değil mi? Niye bakayım?" Milena Fransızca birkaç kelime söylendikten sonra eliyle tam olarak dediği yeri gösterdi. "Evet?" "Tamam tamam...bakacağım." Masada olan gözlüklerime uzanıp listeyi elinden aldım. "İsimlerde yazım hatası filan mı var ne büyüttün sende. Bakalım...Üçüncü sıra son iki isim ...Arel Soydan ve İzel Soydan..." Bu gerçek değildi. Çünkü gerçekse.... Bu tam olarak bahsettiğim pürüzdü. Hayır daha da kötüsüydü...Arel Soykan tam olarak pürüzün ta kendisiydi. " Levent Bey ama Raja Hanım kurucu soy oldukları için zaten davetliydiler! O yüzden bakma gereği duymamıştım!" Milena bana üç saniyelik bir bakış attıktan sonra tam yere çökecekken beni tuttu. "Defilene 1 günden az kaldı! Yere çöküp kara kara düşünmektense biraz daha....çözümlere odaklanmalısın, ma fille!*" Haklıydı...Kesinlikle yere çökerek çığlık atmanın sırası değildi ama...Ama tam olarak bunu yapmak istiyordum! "Düşüneyim tabi..." Ellerim her…

Bölümün tamamını WritePad'de oku