Kader'in İnce İpliği

~Özel Bölüm~

Yazar:

Kader'in İnce İpliği - LioraSelas kitap kapağı
Kader'in İnce İpliği kitap kapağı

Şehir, geceyi örten ağır ve karanlık bir sisin altındaydı. Fakat Emrah Arslan için havanın nasıl olduğu hiç önemli değildi; onun hüküm sürdüğü imparatorlukta havalar her zaman soğuk, rüzgârlar her zaman sert eserdi. Bu şehirde kimsenin adını bile yüksek sesle telaffuz etmeye cesaret edemediği, karşısına çıkmak yerine ölmeyi tercih edeceği bir adamdı o. ​Yıllarca yeraltı dünyasının en tepesinde durmuş, tek bir işaretiyle imparatorluklar yıkıp kurmuştu. Ama tüm bu gücünün, servetinin ve karanlığının ortasında, Emrah'ın zayıf denebilecek tek bir noktası vardı: Kızı Deniz. ​Deniz, onun bu dünyadaki tek nefesiydi. Şımarık olması, gününü gün etmesi, babasının sınırsız servetini partilerde, gezilerde harcaması Emrah'ın umurunda bile değildi. Aksine, kızının gülümsediğini görmek, onun dertsizce yaşadığını hissetmek onun için bu dünyadaki en büyük lükstü. Deniz istesin, Emrah dünyayı yakar, küllerini kızının ayaklarının altına sererdi. ​Ancak son günlerde Arslan Malikanesi'ne zifiri bir sessizlik çökmüştü... Deniz günlerdir odasından dışarı adım atmıyordu. Ne partilere gidiyor ne de o çok sevdiği sosyal hayatın içine karışıyordu. Emrah'ın onun yüzünü biraz olsun güldürebilmek için yurt dışından özel olarak getirttiği o nadide takılar, dünyaca ünlü tasarımcıların kıyafetleri odanın bir köşesinde yüzüne bile bakılmadan duruyordu. Hatta Emrah sırf kızının tebessümünü görebilmek adına Deniz'in hayran olduğu dünyaca ünlü şarkıcıları, oyuncuları malikanenin kapısına kadar dizdirmişti; ama Deniz hiçbirinin yüzüne bakmamış, kapıyı üzerlerine kapatmıştı.​Kızı gözlerinin önünde eriyordu... İçten içe, sessizce ağlıyor, kahroluyordu. Ve bu durum Emrah Arslan'ın sabrını nihayet taşırıp, içindeki o uyuyan acımasız canavarı uyandırmaya yetmişti. Kızının gözünden süzülen tek bir damla yaş, Emrah için bütün dünyayı yakacak bir savaş sebebiydi. ​Devasa çalışma odasının deri koltuğunda oturan Emrah, purosunun yoğun dumanını ağır ağır havaya üfledi. Bakışları, odanın tam ortasında saygıyla ama bir o kadar da dik duran adamdaydı: Kızının sevgilisi ve henüz yeni işe aldığı özel şoförü Ali... ​Emrah, ilk zamanlar kızının bu kahreden halinin sebebinin Ali olduğunu düşünmüş, adeta gazabını ona yöneltmişti. Zaman ilerledikçe ve adamları vasıtasıyla Ali'yi en ince ayrıntısına kadar araştırttıkça, Ali'nin, Deniz'e olan derin ve samimi sevgisini görmüş, kızını asla üzmeyeceğini anlamıştı. Ama o zaman... Kızını gözlerinin önünde eriten bu lanet insan kimdi? ​"Bana bak Ali..." dedi Emrah. Sesi o kadar soğuk, o kadar derinden geliyordu ki devasa odadaki hava bir anda birkaç derece düşmüş, adeta buz kesmişti. "Benim kızım günlerdir tek bir lokma yemek yemiyor, odasından dışarı adım atmıyor. Ben onu mutlu edebilmek için dünyayı ayaklarına seriyorum, o ise gözümün önünde günden güne eriyor... Benim kızımı kim üzdü Ali? Bana hemen bir isim ver!" ​Ali derin, sakince bir nefes aldı. Karşısındaki adamın ne kadar tehlikeli bir güç olduğunu, tek bir kelimesiyle insanları haritadan silebileceğini çok iyi biliyordu. Yine de duruşunu milim bozmadı. ​"Deniz..." dedi Ali, sesi ilk kez bu kadar net ve kararlı çıkarak. "Deniz Hanım bir arkadaşı için üzülüyor Emrah Bey." Emrah'ın elindeki puro bir an olsun havada asılı kaldı. Kaşları derin bir çatılmayla birleşti. Kızının bu zamana kadar etrafında onlarca, yüzlerce insan olmuştu; ama hepsi çıkarcı, sahte ve parasına gelen yüzlerden ibaretti. Deniz hiçbir zaman bir başkasını bu kadar önemsememiş, hiç kimse için gözyaşı döküp kendini kahretmemişti. Bir arkadaş uğruna bu kadar üzülmek... ​"Arkadaşı mı?" diye sordu Emrah, sesi tehlikeli bir merak ve tehditle kısılarak. "Anlat... Tek bir detayını bile atlamadan her şeyi bana anlat Ali." ​Ali, başından beri yaşanan her şeyi; Selma Hanım'ın kurduğu kirli oyunu, Asena'nın çaresizliğini, 600 bin dolarlık o tuzak sözleşmeyi, Pamir'in yıkılışını ve Asena'nın ailesini de yanına alıp bu şehirden bir otobüsle sessizce kaçışını en ince ayrıntısına kadar anlattı. ​Emrah anlatılan her bir cümleyi de…

Bölümün tamamını WritePad'de oku