Kader'in İnce İpliği

38.Bölüm

Yazar:

Kader'in İnce İpliği - LioraSelas kitap kapağı
Kader'in İnce İpliği kitap kapağı

Ali abi ve Deniz Hanım sohbet ederken ben arka koltukta sessizce oturuyordum. Kendimi küçük bir çocuk gibi hissediyordum. Başımı çevirip pencereden dışarı baktığım sırada araba yavaşça durdu. Gözlerim karşımdaki sahaflara takıldı. Kalbim bir anda hızlandı. Hiç vakit kaybetmeden kapıyı açıp indim. Etrafı hızlıca incelerken arkamı döndüm ve arkada kalan ikiliye baktım. "Siz bir yerde oturup bekleyin," dedim aceleyle. "Benim işim uzun sürebilir. Bu kadar bile yardım etmeniz benim için yeterli..." Cevaplarını beklemeden arkamı dönüp yürümeye başladım. Gözlerim dükkânların vitrinlerinde geziniyordu. İlk gördüğüm sahafa girdim. İçeri adım attığımda kitap kokusu yüzüme çarptı. Rafların arasında, karşıda bir sandalyeye oturmuş kitap okuyan genç bir delikanlı vardı. "Merhaba ben -Kürk Mantolu Madonna'nın 1943 basım kitabını arıyorum. Sizde var mı ya da bildiğiniz herhangi bir sahafçıda..." Çocuk bana şaşkınlıkla baktı, ardından hemen ayağa kalktı. Etrafına göz gezdirirken ben de rafların arasında dolaşmaya başladım. Dükkân beklediğimden çok daha büyüktü. Her çesit eski kitaplar vardı, resmen burası bir hazineydi. Ama ne yazık ki... aradığımı bulamıyordum. Bir süre sonra delikanlı yanıma gelip elinde bir kitap uzattı. "1976 basımı var," dedi. Kısa bir an kitaba baktım. İçimde küçük bir umut yeşermişti ama hemen söndü. Gülümseyerek teşekkür ettim ve dükkândan çıktım. Evet farkındayım buşması çok zor bir kitap ama bulacam. İnat ettim...elbet bir yerlerde o yıla ait bir basım var. İş ki bulabilmek Asena... Yan taraftaki sahafa girdiğim gibi derin bir nefes alıp verdim. Burası çok daha kalabalıktı. İnsanlar rafların arasında sıkışmış, herkes kendi dünyasına dalmıştı. Birinden yardım istemek neredeyse imkânsızdı. Derin bir nefes alıp eski kitapların olduğu bölüme yöneldim. Rafları tek tek inceledim. Ama yoktu... Aradığım kitap burada da yoktu. Başka raflara baktım, farklı köşelere yöneldim. Yine yoktu. İçimdeki umut yavaş yavaş tükenmeye başladı. Neden seni bulmak bu kadar zor? Derin bir nefes alıp oradan da çıktım. Sonra... Bir dükkân daha. Ve bir tane daha. Tek tek bütün sahafları gezdim. Ama sonuç hep aynıydı. Hiçbiri yoktu. 1943 basımı neredeyse imakansızdı. Ya da o yıla ait herhangi bir baskı ya, lütfen bulayım. Sanki o yıl hiç var olmamış gibiydi. Tam pes etmiştim. Adımlarım beni farkında olmadan ara sokaklara sürükledi. Bir süre öylece yürüdüm. İçimde umut tamamen bitmişti. Benimkide imkânsız bir hayeldi... Sonra... Karşımda küçük, eski bir antikacı dükkânı gördüm. Duraksadım. İçimde sönen umut ışığı yavaş yavaş yanmaya başladı. Belki...beşkş bir ihtimal diye düşündüm. Sadece son bir umut. Kapıyı itip yavaşça içeri girdim. İçeride ağır bir eski eşya kokusu vardı. Zaman sanki bu dükkânın içinde yavaş akıyordu. Gözlerim raflarda gezindi. Eski kitapları görünce istemsizce o tarafa yöneldim. Yavaşça yaklaştım. Parmak uçlarımla ciltlere dokunarak tek tek incelemeye başladım. Kalbim... her an hızlanıyordu. Tam o sırada arkamda birinin varlığını hissettim. Hafifçe irkildim. Arkamı dönmeden, nazik bir sesle konuştum. "Özür dilerim..." Kısa bir duraksama. "Kürk Mantolu Madonna'nın 1943 yılı basımı var mı?" Sesim... farkında olmadan umutla doluydu. Ses gelmeyince arkamı döndüğümde karşımda küçük bir çocuk görünce bir an şaşırdım. Sonra birden istemsizce gülümsedim. Önünde diz çöküp nazikçe saçlarını okşadım. "Hımm... buranın sahibi siz misiniz, genç antikacı?" dedim hafifçe eğlenerek. Gülümsediğinde utanarak hiçbir şey demeden koşarak içeriye doğru kayboldu. Ben ise etrafa bakmaya devam ettim. Kısa bir süre sonra... İçeriden yaşlı bir adam çıktı. Adımlarında hafif bir yorgunluk vardı. Hemen yanına gidip koluna nazikçe dokundum, ona destek olarak koltuğa kadar eşlik ettim. Yavaşça oturdu. Ben de karşısındaki koltuğa geçip oturdum. Bakışları dikkatle üzerimdeydi. "1943 basımı..." dedi ağır ağır. "Ne yapacaksın bakalım o kitabı?" Sesinde merakla karışık bir sınama vardı. Gülümsedim. Ellerimi dizlerimin üzerine koyup kısa bir an gözlerimi kapatıp…

Bölümün tamamını WritePad'de oku