Kader'in İnce İpliği

34.Bölüm

Yazar:

Kader'in İnce İpliği - LioraSelas kitap kapağı
Kader'in İnce İpliği kitap kapağı

Arabada ilerlerken bakışlarım istemsizce akıp giden uzun İstanbul sokaklarına dalmıştı. Şehrin karmaşası, ışıkları ve kalabalığı gözlerimin önünden geçip giderken ben çoktan düşüncelerimin içine gömülmüştüm. Elimin üzerinde bir el hissettiğimde yavaşça başımı çevirdim. Pamir bana bakıyordu. O an fark ettim… Eve çoktan varmıştık. Hafifçe toparlanıp teşekkür ettim ve arabadan indim. Tam kapıyı kapatacakken gözlerim karşıya kaydı. Aras. Onu görür görmez gözlerim doldu. Elinde kitaplarıyla ciddi ciddi yürüyordu. Öyle bir hali vardı ki sanki dünyayı kurtaracak bir planın peşindeydi. Tam kapıdan içeri girecekti ki beni fark etti. Yüzünde bir anda öyle sıcak, öyle masum bir gülümseme belirdi ki… İçim eridi. Bir anda koşmaya başladı. "Abla!" der gibi… Küçücük adımlarla yanıma gelip bana sıkıca sarıldı. Sarılırken elimde ne varsa yere düştü ama umurumda bile olmadı. Başını kaldırıp kahkaha atar gibi bana hafifçe kafa attı, ardından yanağıma kocaman, sulu bir öpücük kondurdu. Gözlerimi kapatıp onu daha sıkı sardım. İşte… benim dünyam buydu. "Abla… gelmeyeceksin sanmıştım. Patronun izin verdi mi? Bugün birlikteyiz, değil mi?" Başımı hafifçe salladım. Bunu görür görmez heyecanla bana tekrar sarıldı. Küçük kolları belime sıkıca dolanırken içimde bir sıcaklık yayıldı. Yavaşça benden ayrıldığı sırada arabanın kapısı açıldı. Pamir indi. Aras, yerdeki eşyaları toplarken istemsizce bakışlarını ona çevirdi. Elindeki kitapları toparlayıp bana uzattı ama gözleri hâlâ Pamir'in üzerindeydi. Çantamı bana verirken kısa bir an durdu. Ben ise hafifçe bana sokulan kardeşime gülümseyerek baktım. Onun bu hâlini iyi bilirdim… Aras, yabancıları hiçbir zaman sevmezdi. Ve şu an, Pamir'e karşı temkinli olduğu her hâlinden belliydi. Defterlerini sıkıca tutup Pamir'e baktı. Ben ise araya girip Aras'ı kendime doğru çekerek sıkıca sardım. "Bu Pamir Bey," dedim hafif bir gülümsemeyle, "bu da bizim evin en küçüğü… ve en mükemmel kardeşimiz, Aras." Aras'ın yanaklarını sıkıca sıkınca acı içinde inledi ve bana ters ters baktı. Dayanamayıp alnının ortasına hafifçe vurdum. Bir anda yüzü düştü. Dudaklarını büzüp bakışlarını kaçırdı. Ayy… bir de çocuk gibi alınıyor. Onu izlerken gülümsememi tutamadım. "Seni markete götüreyim mi? Akşam sinema gecemiz için bir şeyler alalım," dedim. Bir anda bana baktı, sonra heyecanla başını salladı. Elimdekileri alıp son kez bize göz attı. Pamir'e kısa bir baş selamı verdikten sonra koşarak eve girdi. Onun arkasından gülümseyerek baktım. Sonra başımı çevirip Pamir baktım. Ellerini cebine koymuş, bizi izliyordu. Bakışları… alıştığım türden değildi. Yavaşça bana doğru yaklaştı. Ne yapacağını anlamaya çalışırken kalbim hızlandı. Elini kaldırıp nazikçe saçlarımı okşadı. Bu beklenmedik temasla irkildim ama geri çekilmedim. Bir anlığına eğildi. Dudağımın kenarına sıcak ve kısa bir öpücük bıraktı. Nefesim kesildi. O geri çekilip birkaç adım uzaklaştığında hâlâ donup kalmıştım. Gülümseyerek bana bakıyordu. "Mükemmel bir ablasın… bunun farkındasın, değil mi?" Başımı hafifçe salladım. Yavaşça yanağımı hafifçe okşadı. Elini çekereken iştem dışı vücudum uyarı niteliğinde gene titredi. Hareketlerini izlerken arkasını dönüp arabanın bagajını açtı. İçinden bir şeyler çıkarıp tekrar kapattı. Ne yaptığını anlamaya çalışarak onu izliyordum... Yanıma geldiğinde elinde tuttuğu resim dosyasına anlam veremedim. Bana doğru uzattığında tereddütle elinden aldım. Kaşlarımı çatarak ona baktım. "Fikrin değişirse..." dedi sakin bir sesle, "bunları kullanmaktan asla çekinme, bu çizim seti benim herşeyim. Ama şimdi bunlar sana ait." Sözleri yumuşaktı ama içinde başka bir anlam taşıyor gibiydi. "Seni asistanım olarak da seviyorum," diye devam etti. "Lakin… senin yerin asistanlık değil." Bir an durdu. Gözleri doğrudan gözlerimi buldu. "Senin yerin… bunun içinde." Elimdeki resim dosyasına baktım. Kalbim yavaşça hızlanmaya başladı. "Ne zaman istersen," dedi son kez, "kapım sana her zaman açık ve korkmadan tahtımı devredebileceğim kişi sensin. belki de artık emekli olup taht…

Bölümün tamamını WritePad'de oku