Kader'in İnce İpliği

19.Bölüm

Yazar:

Kader'in İnce İpliği - LioraSelas kitap kapağı
Kader'in İnce İpliği kitap kapağı

Önümdeki kutuları düzenlerken aklım hâlâ Pamir Bey'in üzerimde bıraktığı bakışlardaydı. Bir anlığına bile olsa benden şüphe etmişti; buna emindim. Aslında ona kızamazdım. Haklıydı… Sonuçta beni tanımıyordu. Böyle bir durumda kim olsa aynı şeyi düşünürdü. Ama Yağmur Hanım'ın tavırları… İşte onları bir türlü aklım almıyordu. Neden bu kadar üzerime gelmişti? Daha ilk günden beni köşeye sıkıştırmasının, suçlar gibi davranmasının sebebi neydi? Aklıma mantıklı tek bir açıklama bile gelmiyordu. Gerçekten tuhaftı. Deniz Hanım'ın dediği gibi, sanki beni bu işten göndermek için ellerinden geleni yapıyorlardı. Her adımım izleniyor, her hatam büyütülüyor gibiydi. Ama neden? Bu sorunun cevabı, içimde huzursuz bir düğüm gibi giderek sıkılaşıyordu. Ve ben bunu düşündükçe boğuluyır gibiydim... "Asena!" Elimdeki kutuyla birlikte irkilerek ayağa kalktım ve bana fazlasıyla tanıdık gelen sese doğru döndüm. Yanıma hızla yaklaşan Selma Hanım'ı görünce neye uğradığımı şaşırdım. Kollarımdan nazikçe tutup beni kendine çevirerek hafifçe sarstı. "O sarı çıyan sana ne yaptı, çabuk anlat bana," dedi dişlerinin arasından. "Yoksa gider o kokuşmuş yelloza hesap sorarım. Dağdan gelip bağdakini kovuyor resmen." Sesindeki öfke kadar beni koruma içgüdüsü de o kadar netti. Hatta beni bu kadar önemsemesine o kadar şaşırdım ki...Deniz Hanım yanımıza geldi, kollarını göğsünde kavuşturdu. Omuzlarına bir şal alıp hepimizi koltuğa oturttu. Elindeki kahveden bir yudum aldı, bacağını diğerinin üzerine atarak baştan sona her şeyi anlatmaya başladı. İrkilere ayaküstü dedikodu resmen başlamıştı. Bu durumdan faydalanıp sessizce kalkarak etrafı toparlamayı düşündüm. Tam ayağa kalkıyordum ki Deniz Hanım kolumdan yakaladı, elime kahveyi tutuşturup beni tekrar oturttu. "Otursana be," dedi sertçe. "Zaten manken falan da bulamadım, sinirim hâlâ tepemde. Hıncımı senden çıkarırım sonra..." Tonunda tehditten çok alışıldık bir huysuzluk vardı ama yine de yerimden kalkmam gerekiyor. Ama izin vermeyip beni resmen koltuğa çivilediler desem yeridir. Yeniden koltuğa oturduğumda beni aralarına aldılar ve ikisi birden dedikoduya başladı. Ben ise bomboş bir ifadeyle karşıya bakıyordum. Gerçekten insanı delirtirlerdi. "Ben o yellozun benim yerimde gözü olduğunu zaten biliyordum," dedi Deniz Hanım. ''O yüzden Asena'yı buraya getirdim. Ama hayatım, sen de artık bir şeyler yapsana. Adam resmen elden gidiyor, sen hâlâ bacak bacak üstüne atıp oturuyorsun." Sözleri kulaklarımda yankılanırken, bu sohbetin tam ortasında neden ben vardım hâlâ anlayamıyordum. Selma Hanım'a döndüğümde, istemsizce sabah yaşananlar aklıma geldi. Pamir bana tuhaf bir bakış atıyordu. Bakışları yumuşaktı ama sanki altında başka bir anlam gizliydi… Başımı hafifçe sağa sola salladım. Saçmalama Asena, dedim kendi kendime. Adam seni daha birkaç gündür tanıyor, sana mı âşık olacak? Zorlukla yutkundum. Ama o bakışlar… İçimi huzursuz eden bir şey vardı. Tuhaf olan şuydu: Birbirimize garip bir şekilde yakındık ama aynı zamanda aramızda görünmez bir mesafe vardı. Beni yeni tanımasına rağmen bu kadar ilgili, bu kadar koruyucu davranmasını anlamlandıramıyordum. Hele ki onun hakkında duyduğum onca şeyden sonra… Sanki anlatılanlarla gördüğüm adam aynı kişi değildi. Kafam hâlâ karmakarışıktı ama bazı parçalar yavaş yavaş yerine oturmaya başlamıştı. Düşüncelere öyle dalmıştım ki seslendiklerini fark edemedim. Bir anda irkilince elimdeki kahve panikle üzerime döküldü. Canım yanınca acıyla ayağa fırladım. O an Deniz Hanım'ın çığlığı kulaklarımda yankılandı. "Aşkım iyi misin? Ay kızım, üzerini yaktın! Hemen çıkar üstünü, banyoya koş, soğuk su tut! Yoksa şişer orası!" Söylediklerini hiç düşünmeden yaptım. Beni yönlendirdiği tarafa doğru koşarken kalbim deli gibi atıyordu. Banyoya girer girmez pantolonumu hızla çıkarıp duşakabinin içine girdim. Musluğu sonuna kadar açtım, buz gibi suyu bacaklarıma tuttum. Soğuk tenime çarptıkça yanma hissi yavaş yavaş azalmaya başladı ama içimdeki karmaşa hâlâ dinmemişti. "Hayatım, hemen yan kapı benim odam. Or…

Bölümün tamamını WritePad'de oku