Kader'in İnce İpliği

16.Bölüm

Yazar:

Kader'in İnce İpliği - LioraSelas kitap kapağı
Kader'in İnce İpliği kitap kapağı

İmalathaneden çıkar çıkmaz elimdeki kutuya baktım; ayakkabı hâlâ yerindeydi. Tam o sırada Deniz Hanım hızla arabadan indi. Gözlerimi istemsizce kırpıştırdım. "Ah, çok merak ediyorum," dedi. "Benim biricik Pamir'imin o kusursuz tasarımını hemen görmek istiyorum." Zorla gülümsedim ve aceleyle arabaya binmesini rica ettim. Bu ayakkabı ortalık yerde sergilenecek bir şey değildi ama ne kadar saklamaya çalışırsam o kadar dikkat çekiyordu. Beni baştan aşağı süzüp kollarını kavuşturdu, ardından kıvırarak arabaya bindi. Camdan uzanıp uzun pembe tırnaklarıyla beni çağırdı. Gözlerimi devirmemek için kendimi zor tuttum. Yanına gidip kutuyu uzattım. Memnun bir gülümsemeyle kutuyu kucağına aldı ve camı kapattı. Ben de önüme dönüp ön koltuğa geçtim. Bir tane Patronum düzgün olsun. Araba çalışır çalışmaz Deniz Hanım ayakkabıyı incelemeye başladı. "Off Pamir," diye söylendi, "Bu ayakkabıya uygun mankeni nereden bulacağım ben? O kadar kusursuz tasarlanmış ki… Buna layık bir model bulmak imkânsız. Ay ben Külkedisi miyim? Hem giyip hem ayağımı çektiremeyeceğime göre… Oyy, fenalık geldi bana." İçim şişti çok konuşuyor, çok eleştiriyor ve lafı direkt dümdüz yüzüne de söylüyor. Bazı zamanlar bu sözleri sizin canınızı acıtabiliyor. Çok açık sözlü bir kadın... "Ayy, şu ayakkabıyı bir daha gözüm görmesin," diye söylenip durdu. "Buna uygun birini nereden bulacağım ben? Sinirlerim altüst oldu. Pamir resmen beni sınamaktan zevk alıyor. Üstelik bu ayakkabıya uygun bir elbise de var!" Kutuyu işaret edip derin bir nefes aldı. Resmen kutuya iğrenerek bakıyordu. "Ya ayakkabıyı taşıyan biri elbiseyi taşıyamazsa? Bana sorarsan bu ayakkabıyı taşıyabilecek model sayısı bir elin parmaklarını geçmez… ve hepsi şu an yurt dışında!" Kutuyu usulca alıp kucağıma koydum. O sırada telefonunu çıkarıp bir şeyleri zihninde tartar gibi duraksadı. Ardından hızla birkaç kişiyi aramaya başladı. Tabletine peş peşe düşen mesajları açıp dikkatle incelemeye koyuldu. Evet birazdan tartışma çıkacak "Ayy bunlar da ne böyle!" diye çıkıştı. "Benim narin ve kusursuz gözlerim neden böyle bir işkenceye maruz kalıyor? Kızım, bu mankenleri nereden buldun? Siz bunları ahırda mı yetiştiriyorsunuz?!" Bir an durup ekrana biraz daha yaklaştı. Resmen kadın, karşındaki kişiyi rencide etmeye bayılıyor. "Numaralara bak! Kızın ayak ölçüsüyle elimdeki ayakkabının numarası bile uyuşmuyor. Ben bunu nasıl kabul edeyim? Hayır, yüzünü de beğenmedim. Kör müsün kızım sen! Bu manken ne böyle? Kör halimle senden daha iyi manken bulurdum. Ayy midem bulandı, kapat şunu!" Kaşlarım istemsizce havaya kalktı. Karşısındaki her kimse, bu sözlerden sonra ya fena hâlde alınmıştı ya da işi çoktan bırakmıştı. Bu kadar ağır konuşmaya gerçekten gerek var mıydı? Alt tarafı bir manken, sıradan bir çekim… Bu panik neden? Homurdanarak söylenmeye devam etti: "Ellerinde düzgün manken yok, bir de bana bunu dayatmaya çalışıyorlar. Karşılarında saf biri var sanıyorlar herhâlde. Sen yokken ben vardım varoş! Yelloz ne olacak?" Bana döndüğü anda irkilip yerimden sıçradım, göz ucuyla ona baktım. Saçlarını nazikçe düzeltti, dudaklarını birbirine bastırdı. Belli ki aklında bir şeyleri tartıyor, sessizce karar veriyordu. "Asena, bugün boşsan bana gel," dedi sakin ama tartışmaya kapalı bir tonla. Ardından hiç duraksamadan ekledi: "Zaten boş olmasan da geleceksin. Pamir bana bir asistan borçlu. Bu çekimde benim yanımda olacaksın, itiraz kabul etmiyorum. Ayakkabıyı Pamir'e teslim ettikten sonra kıyafetleri de alıp doğruca bizim eve geçiyoruz." İtiraz edecek hâlim yoktu. Holding'tw herkesin çekindiği kişi Pamir Bey’di ama sözü en çok geçen, herkesi tek cümleyle susturabilen biri varsa o da Deniz Hanım'dı. İnsanlar ya ondan gerçekten korkuyor ya da diline düşmekten ödleri kopuyordu. Biraz… tuhaf bir kadındı. Araba aniden durunca şaşkınlıkla Ali abiye baktım. Bakışlarını karşıya dikmiş, kaşlarını çatmıştı. Ben de önüme döndüğümde trafiğin bir anda kilitlendiğini, hiçbir aracın ilerlemediğini fark ettim. "Ayy kaza olmuş," dedi Deniz Hanım huzursuzc…

Bölümün tamamını WritePad'de oku