Kader defteri

Giriş

Yazar:

Kader defteri – Noralisse kitap kapağı
Kader defteri – Noralisse kitap kapağı

Güneş’in sıcak yüzü hırçın denizi aydınlatırken sert kayalıklara çarpan su sesi rüzgarın sesine karışıyordu. Gökyüzü aydınlıktı. Uçurumun kıyısında etrafı sık ağaçlarla ve koyu bir sisle çevrili olan küçük dağ evi dışarıya göre daha sıcaktı. Çünkü içinde her şeye rağmen aşklarına sahip çıkanlar vardı. Ebedi düşmanlığa, yaşama ve ölüme inat; Kainat ve Asvan… “Şükürler olsun ki çok mutluyum.” Gözlerinin içi gülüyordu sevdiği adamın gözlerine bakarken. Kollarındaki bebeğinin karnını henüz yeni doyurmuştu. Asvan, elindeki yemek dolu tabağı masaya dikkatle koyarken gözlerini Kainat’a kaydırdı. Tek eliyle tuttuğu omuzuna yaslı bebeğine baktı göz ucuyla. “Sizin mutluluğunuzla yaşıyorum.” Gülümsemişti. Kainat, kollarına yatırdığı bebeğinin alnına minik bir öpücük dokundurup beşiğine koydu usulca. “Sonunda uyudu…” Yumuşacık bakışlarını uyuyan bebeğinden ayırmadan konuşmuştu. “Umarım bu ufaklık da birazdan uyur,” dedi Asvan omuzuna yaslı bebeğini gözleriyle işaret ederek. “O da senin gibi uykuyu pek sevmiyor.” Asvan dudaklarını yukarı kıvırırken yanına yaklaşan karısının belini kavradı. “İkisinden birinin uykuyu sevmemesi ileride işlerine yarayabilir.” Kainat, babasının omuzuna başını yaslamış bebeğinin siyah saçlarında gezdirdi parmaklarını narince. Sonrasında parmak uçlarında kalkıp aşık olduğu adamın ensesine yasladı avucunu. “Şu an bizim pek işimize yaramıyor gibi.” Kahverengi gözlerine çekici bir perde örtünürken burnunu Asvan’ın burnuna değdirdi. Asvan derin bir iç çekip dudaklarını çocuklarının annesine, uğruna ölümü göze aldığı kadının dudaklarına yasladı. “Bu konuyu ilk fırsatta daha ayrıntılı konuşmalıyız.” Fısıltıyla çıkan sesiyle birlikte nefesleri tenlerine çarparken Kainat kıkırdadı. “Bunu pek sanmıyorum.” Asvan’ın kucağındaki bebeklerinin mırıltısıyla ikisinin de gözleri ona kaydı. “Şşş…” Elini Asvan’ın ensesinden çekip bebeğinin yanağını okşadı. “Tamam oğlum…” Narin sesini ince bir ima bürüdü. Gözlerini Asvan’a kaldırıp dudaklarını araladı. “Hiçbir şey yapmıyoruz.” Asvan kaşlarını havalandırıp başını yana eğerken gözlerine yardım dilenircesine bir ifade yerleştirmişti. Bebeğini Asvan’ın kollarından alıp koltuğa yerleşti. Minik bebeğin yanağı annesinin açıkta kalan beyaz tenine yaslıydı. Siyah saçlarına dudaklarını değdirdi Kainat. “Uyu bebeğim artık…” Fısıltıyla çıkan sesini bir tek kucağındaki miniği duymuştu. Oğlunun sırtını usulca okşamaya başladı. Aklına gelen şeyle içinde bir yerleri kemiren o his tekrar peydah oldu. “Hallettin mi defteri?” Asvan şekilli kaşlarını havalandırdı. “Halledeceğim.” Nefesini sıkıntıyla verdi. “Neden acele ediyorsun?” Kainat omuzlarını kaldırıp dudaklarını aşağı kıvırdı. “Bilmiyorum, o defter açıktayken her şey olacakmış gibi hissediyorum nedense.” Kainat’ın yanına doğru ilerledi. “Evet, haklısın…” Yanına oturdu. “Ama bu evin içindeyken bir şey olmaz, emin ol.” Kucağındaki bebeğiyle birlikte yüzünü Asvan’a çevirdi. İçindeki o histen kurtulması ancak Asvan’ın yapması gerekeni yaptıktan sonra olacaktı. “Biliyorum sevgilim…” Tereddütle başını salladı. “Ancak senin anlattığın kadarını bilebiliyorum. Sadece bir şeylerin ertelenmesinden hoşlanmıyorum.” Asvan’ın dudakları yukarı kıvrıldı. “Bu aceleciliğin beni bitirecek.” Kainat sabır dilenircesine başını geriye yatırdı. “Asvan…” “Hm?” “Bunu duymak hoşuna gidiyor.” Gözlerini kısmıştı. Kainat’a yüzünü yaklaştırıp bir elini oğlunun üzerinde olan eline koydu. “Evet. Adımı senin dudaklarından duymak kulağıma muhteşem geliyor.” Boşta kalan elini Asvan’ın keskin yüzüne koydu. Parmakları beyaz ve sert tenini okşadı. “Asvan…” Onu dinlediğini belli eder bir mırıltı çıkartı. “Bana bu defteri bulduktan sonra hikayesini anlattığından beri içimde doğan lanet his yüzünden rahat edemiyorum.” Gözlerini gözlerinden ayırıp kısa bir an düşündü. “Bizi korumak için bu eve yaptığın tılsım, üstüne doğumum esnasında kullandığın güç ve bu yüzden tılsımı yenilemen… Enerjin tamamen yerine geldi mi bilmiyorum ama en azından o deftere gerekeni yapacak kadar, en azından içim…

Bölümün tamamını WritePad'de oku