Kader Bizi İki Kez Yazdı

3.BÖLÜM-TANIDIK BİR YABANCI

Yazar:

Kader Bizi İki Kez Yazdı - Lucerow kitap kapağı
Kader Bizi İki Kez Yazdı kitap kapağı

Sellamm! Bol bol yorum yapmayı ve ⭐️' a basmayı unutmayın🫰🏻 luc. İLKİN SAYAR DEMİR Sürgülü arabanın metal sesi uykumu ince bir çizgi gibi böldü. Gözlerimi araladığımda birkaç saniye tavana boş boş baktım. Dün gece serumun etkisiyle başımı yastığa koyar koymaz uyumuştum. Sarp'la da yalnızca iyi olup olmadığımızı konuşabilmiştik. Onun dışında ikimiz de sessizliği seçmiştik. Belki de iki yabancının paylaşabileceği en güvenli şey buydu. Perdenin aralığından sızan solgun sabah ışığı odaya yeni yeni yayılıyordu. Kapı hafifçe tıklatıldı. Başımı çevirdiğimde kapının yanındaki dijital saatin kırmızı rakamları 06.02'yi gösteriyordu. "Günaydın." Kapı açılırken kahvaltı tepsilerini taşıyan görevli içeri girdi. Doğrulurken kolumdaki, bitmek üzere olan serum hattına dikkat ettim. "Günaydın." Görevli gülümseyerek tepsileri hasta masalarına bıraktı. "Afiyet olsun." "Teşekkür ederiz." Henüz aç hissetmediğim için tepsiye uzanmadım. Adamın bakışları bir an yan tarafımdaki yatağa kaydı. Sarp hâlâ derin bir uykudaydı. Başındaki sargıya rağmen yüzündeki ifade sakindi; sanki dün yaşanan kazanın üzerinden saatler değil de sıradan bir gece geçmiş gibiydi. Görevli tekrar bana döndü. "Gerçekten eşinizle dedikleri kadar benziyormuşsunuz." Serum hortumunu düzelten elim havada asılı kaldı. "Eşim..." Bu kelimeyi duymaya hâlâ alışamamıştım. Hastane çalışanların dedikodumuzu yaptığını umursamamaya çalışarak, Sarp'a kısa bir bakış attım. Ben, onunla dün tanışmıştım ama herkesin gözünde altı yıllık kocamdı. Adama cevap vermediğimi fark ettiğimde tebessüm ederek konuştum. "Öyle derler genelde." Kimsenin böyle bir şey dediği yoktu. Evli olduğumu yeni öğrenmiştim bir de insanların düşüncelerini mi hatırlayacaktım? Adam kısa, gereksiz bir kahkaha attı. "Eşiniz kapmış tabi dünya güzeli kızı, rahatça uyuyor." Kötü bir şey dememişti ama oturduğum yerde rahatsızca kıpırdandım. "Haklısın şanslıyımdır." Arkamdan bir anda gelen, uykulu sesle irkildim. "A uyandınız mı?" Adam panikle ensesini kaşıdı. "E... Ben daha fazla rahatsız etemiyeyim sizi." "İyi olur." Şaşkınlıkla Sarp'a baktım. Adamı çatık kaşlarla izliyordu. "Afiyet olsun size." Adam kaçarcasına odadan çıkmıştı. Kapanan kapıya bakarken homurdanan Sarp'a döndüm tekrar. Ne dediğini duyamamıştım. "Korktu adam." Diye mırıldandım Sarp sesimi duymuş olmalı ki hızla bana döndü. "Bir de korkmasaydı. Sabah sabah gelmiş konuşuyor boş boş." "Ayıp oldu." Sarp umursamazca omuz silkti "Boşver zaten çok konuşuyordu, kurtulduk işte." İlk defa onun bu yüzüyle karşılaştığım için şaşkındım. Etrafa kısa bir bakış bıkkınlıkla ofladı. Kafasında bir şeyler tarttıktan sonra yatağın arkasındaki kırmızı düğmeye uzanmaya çalıştı ama kolunu, omuzundaki destekler yüzünden o yüksekliğe kaldıramadı. Onun yapmak istediği sargılı olmayan elimle ben yaptım. Bana minnettar bir gülümseme gönderdi. "Teşekkür ederim." Gülümsediğim sırada odanın kapısı açıldı. Hemşire hanım odaya hızla girmişti. "Bir sorun mu var?" "Serumlarımız bitti de, çıkarabilir misiniz?" Hemşire serumlara göz gezdirdi. Ne ara serumlarımızın bittiğini fark etmişti bu adam. Daha yeni uyanmıştı. "Tabii, zaten birazdan gelecektim." Elini Sarp'ın serumuna uzatmıştı ki Sarp hafifçe başını iki yana salladı. "Önce..." Kısa bir an duraksadı. Kaşları çatıldı; sanki söyleyeceği kelimeyi seçmeye çalışıyordu. "Önce eşimin serumunu çıkarabilir misiniz?" Odaya birkaç saniyelik sessizlik çöktü. Ben bile farkında olmadan ona baktım. "Sonra benimkini halledersiniz." "Tabii." Hemşire gülümseyerek bana yöneldi. Bunu öyle doğal söylemişti ki, sanki yıllardır her durumda önce beni düşünmeye alışmıştı. Oysa dün gece birbirimize yabancıydık. Hemşire tebessüm ederek bana yöneldi. "Kolunuzu biraz uzatır mısınız?" Sargılı olmayan kolumu uzattım. "İğneyi çekerken hafif bir sızı hissedebilirsiniz." Başımı sallayıp kolumu gevşettim. Hemşire bandı dikkatlice söktü. İğneyi çıkaracağı sırada kolum istemsizce gerildi. "Ah!" Dudaklarımdan kaçan hafif iniltiyle birlikte yüzüm buruşturdu. "Yavaş!" Sarp'ın sesi oda…

Bölümün tamamını WritePad'de oku