Kaçış

6. Bölüm Salıncaktaki Küçük Çocuk

Yazar:

Kaçış - sessizmelodi kitap kapağı
Kaçış kitap kapağı

Kerem’in Anlatımıyla Günümüz; Yine işten çıkmış ve kendimi her akşam gittiğim sahil kenarına atmıştım. Elimdeki simit, yanımdaki yaşlı amcanın sattığı çaylar ve şu an üzerinde oturduğum salıncak, hepsi aynıydı. Ama aynı olmayan bir şey vardı. Kalbimdeki ve aklımdaki sesler… Onu tanıdığım andan beri tüm bu sesleri susturamıyordum. Sanki hem çok tanıdıktı bu sesler hem de çok yabancı. Küçükken annemin bana dinlettiği şarkılar kadar tanıdık hem de şu an dinlediğim şarkılar kadar farklı. Beynim diyordu ki: “Hayır ona âşık olmamalıyız.” Ama kalbim ise çok daha önceden tanıdığı ruh eşini bulduğuna emindi. Ve ben bu aitlik hissinin nereden geldiğini bir türlü çözemiyordum. Şu anda keşke yine o salıncaktaki küçük çocuk olsaydım ve yanımda annem olsaydı, ona tüm bu hislerimi anlatabilseydim. Belki o zaman bir çözüm bulabilirdim. Ama artık ne o küçük çocuktum ne de annem yanımdaydı. Tek başıma kurduğum bu yeni hayatı sadece ama sadece babamla paylaşıyordum. Fakat onun da oturup bu yaşta benim aşk problemlerini dinleyeceğini hiç zannetmiyordum. Zaten küçükken de okulda bir sorun yaşadığımda ona hiç anlatmazdım. Çünkü o polisti ve ben belki de yaptığım şey yüzünden beni cezalandırabilir diye düşünüyordum. Çocuk aklı işte. Peki, şimdi neden anlatamıyordum. İnsan âşık olunca cezalandırılır mıydı ki? Belki de aşk bir çeşit ceza türüydü zaten. En azından imkânsız olunca… Ama kim bilir belki de imkânsız değildi. Yaşayarak görecektim ve kendimi tekrar büyütecektim. Her zaman yaptığım gibi, her zaman yapacağım gibi. Ben bunları düşünürken telefon çaldı. Eylül’ün aradığını görünce hemen telefonu açtım. “Alo Eylül, iyi misin?” “İyiyim sen nasılsın?” “İyiyim, sahilde yürüyüş yapıyordum biraz. Şu an bir salıncakta oturuyorum.” “Aa, ne güzel ben de çok severim salıncakta sallanmayı.” “O zaman yarın akşam buluşup beraber sallanalım.” “Olur, tabii.” “Tamam o zaman, ben yarın akşam seni alırım, sahilde bir yemek de yeriz.” “Tamam, görüşürüz.” “Görüşürüz.” Eylül’ün Anlatımıyla Günümüz; Kerem’le konuştuktan sonra telefonu kapattım ve sakinleşmek için yatağa uzandım ama olmuyordu, ona aşkımı nasıl itiraf edeceğimi ve birbirimizi çok önceden gördüğümüzü anlatmak istiyordum; ancak heyecandan saçmalamaktan korkuyordum. Biraz rahatlamak için bilgisayarımdan Gilmore Girls dizisinin ilk bölümünü açıp izlemeye başladım. Genç bir anne ve kızının ilişkisini anlatan bu dizi benim en sevdiğim diziydi. Belki de hayatımızda üçüncü bir kişi olmamasından dolayıydı. Kim bilir belki günün birinde her şey değiştiği gibi bu da değişirdi ya da değişmezdi. Ama ben artık konfor alanımın bozulmasından korkmuyordum; çünkü tutunduğum bu hayattan kaçmazsam asla gerçekten ait olduğum yeri bulamayacağımı öğrenmiştim. Ertesi Gün Öğle Saatleri; Anneme, Kerem’le buluşacağımı söyleyip alışveriş yapmak için evden çıkmıştım. Annem, Kerem sayesinde babamı bulduğumuz için bu buluşmaya itiraz etmeden, izin vermişti. Taksi alışveriş merkezinin önüne gelince parayı ödeyip indim. Bu arada babamın esir tutulduğu deponun olduğu alışveriş merkezine değil de başka bir yere gelmiştim. Geçmişin kötü anılarını barındıran hiçbir yere artık gitmeyecektim. Önüme çıkan ilk mağazada gezinirken arkamdan bir ses duydum. “İnanmıyorum, gerçekten de o, Eylül.” Arkama dönüp baktığımda Gamze ve Sevda’nın bana doğru geldiğini gördüm. “Aa, sizin burada ne işiniz var? Hani haftaya salı günü buluşacaktık?” Gamze bana döndü ve “Ay biz de o gün için alışveriş yapmaya gelmiştik.” dedi. “Neden özel bir gün mü ki?” “Valla bizim için alışveriş yaptığımız her gün özel ama senin için bugün özel gibi.” dedi Sevda. “Ay yoksa biriyle dateye mi çıkıyorsun?” “Yani evet, Kerem’le buluşacağım ama özel bir date sayılmaz yani.” “Ne, Kerem kim?” Ah doğru ya! Onlara doğum günümden beri yaşadığım olayları anlatmamıştım ve ne babamı bulduğumu biliyorlardı ne de Kerem’i. “Şimdi size kısa keserek anlatacağım; çünkü acelem var kızlar ama söz buluştuğumuz gün en ince detayına kadar anlatacağım. Ben, babamı buldum.” “Nee, babanı mı nasıl?” İk…

Bölümün tamamını WritePad'de oku