KABUK BAĞLAMAMIŞ KALPLER

30. ANAHTARLIK, ANAHTAR

Yazar:

KABUK BAĞLAMAMIŞ KALPLER – Ayça kitap kapağı
KABUK BAĞLAMAMIŞ KALPLER – Ayça kitap kapağı

Fırtına öncesi sessizlik anlarını iyi bilirdim. Felakete giden yolda beni hazırlardı. Zihnimin durup düşündüğü, değerlendirdiği ve her zamanın aksine karman çorman olmadığı o değerli anlardı. Akif'in iki dudağının arasından dökülen cümleden tam bir saniye öncesinde de bunu hissetmiştim. Fırtına öncesi o sessizliği. Ancak zihnim artık felaketi algılayamıyordu. Kafamın içinde dönüp duran hiçbir şey yoktu. Her bir düşüncem kendi köşelerinde sessizliklerini koruyorlardı. Bir kez daha sırtımdan bıçaklandığım için kahrolabilirdim ya da bunca zamandır şüphelendiğim bir şeyin nihayet kanıtlandığını düşünerek, şüphelendiğim anlar için kendimi suçlu hissetmeyi bırakabilirdim. Ama yapamıyordum. Kafamın içinde hiçbir şey olmuyordu. Düşündüğüm tek şey Miraç'a verdiğim anahtarımdı. Paradisaea'ya gittiğim ilk gün, Cihangir'le karşılaşmamızın ardından onun bana aldığı anahtarlığı çöpe atmış ve sonrasında girdiğim ilk bijuteriden elime gelen ilk anahtarlığı almıştım. Beyaz, denizkabuğu şeklindeki anahtarlığın hoş olduğunu düşünmüştüm. Hem güzel hem de sadeydi. Şimdi aynı anahtarlık, bir karmaşanın asıl sebebi olarak karşıma çıkıyordu. Gözlerimi sıkıca yumup açarak dizginlerimi elimde tutmaya çalışırken, "Emin misin?" diye soran kendi sesimi duydum. Kulağa çok yabancı geliyordu. Sanki konuşan ben değilmişim gibi... Akif, koyu gözlerini gözlerime çevirip başını ağırca salladı. "Evet, eminim." "Sen Tuğba'nın anahtarlığını nerede gördün?" diye sordu Cihangir. Sonrasında yüzüme kısa bir bakış attı. Yeniden Akif'e döndüğünde, "Daha müsait bir yerde konuşalım," dedi. "Yol ortasında duruyoruz." Hep beraber arabaya yürüdük. Cihangir kapımı açıp binmeme yardımcı olduktan sonra sürücü tarafına geçti. Akif de arka koltuklarda oturuyordu. "Nereye gidiyoruz?" diye sorduğunda Cihangir arabayı çalıştırdı. "Paradisaea'ya." Park halinden çıkıp ilerlemeye başladığında gözlerimi kırpıştırarak kendime gelmeye çalıştım. Son yarım saat içinde çok fazla şey olmuştu ve artık fırtına öncesi sessizlikte değildim. Çoktan kafamın içinde kırmızı alarmın verilmesi gerekiyordu ancak garip bir şekilde dingindi. "Kız arkadaşın," dedikten sonra kafamı omzumun üzerinden arkaya çevirip Akif'e baktım. "Annemin bahsettiği kız arkadaşın Tuğba mıydı?" Akif'in dudakları aralanıp kapandı. Birkaç saniye sonra, "Evet," diye kabullendi. "Senden gizlemek isteyen oydu. Sanırım benim hakkımda Tuğba'yla konuşmuşsun, görüşüp konuşmamıza çok da yanaşmadığını söylemişti bana." Kafamı usul usul salladım. Yanaşmamaktan ziyade tamamen karşıydım. Tuğba'yı uyarmıştım. Önceki ilişkisinden ötürü yaralıyken Akif'e yaklaşmaması konusunda onu uyarmıştım. Akif'in bana şiddet uyguladığından bahsetmiştim çünkü zarar görmesini istememiştim. Tüm anlattıklarımdan sonra nasıl Akif'le sevgili olabilmişti? Aklı başında hangi kadın bunu kendine yapardı? Belki de Tuğba'nın amacı en başından beri farklı olduğu için bunlara hiç takılmamıştı. Çok aptaldım. Kalbime ağır bir yara aldıktan sonra güvenmek için seçtiğim ilk insan Tuğba olduğu için çok aptaldım. "Bana sürekli babam hakkında sorular sorup duruyordu," dedi Akif mırıldanarak. Yüz ifadesi dalgındı, düşündükçe aklına gelen detayları dile getiriyordu. "Benimle ilgilendiği için soruyor sanmıştım." "Akif, gerçekten emin misin? Hüma'nın anahtarı olduğuna emin misin? Belki aynı anahtarlığı kullanıyordur." "Hayır, eminim çünkü ona anahtarlık hediye etmiştim, onu takıyordu. Bu anahtarlığı gördüğümde de sormuştum hatta, benim değil demişti." Akif stresle alnını sıvazladı. "Nasıl bu kadar kör olabilirim?" En başından beri burnumuzun ucundaydı. Üç senedir hayatımdaydı ve Tuğba'ya güvenmiştim. Neden? Kafamın içinde aynı soru dönüp duruyordu. Amacı hayatımın içinde olup beni bir kukla gibi oynatmak mıydı? Gerçekleri hiç öğrenmemem için beni kontrol altında tutmak mı istemişti? Tüm bunları onun yüzüne karşı söylemek istiyordum. Yaptığı her şeyi yüzüne vurmak istiyordum. "Sen ne diyerek ayrıldın Tuğba'nın yanından?" diye sordum. "Senin eve geldiğini ve bizimle önemli bir şey…

Bölümün tamamını WritePad'de oku