KABUK BAĞLAMAMIŞ KALPLER

23. HÂLÂ SEVİYORUM

Yazar:

KABUK BAĞLAMAMIŞ KALPLER – Ayça kitap kapağı
KABUK BAĞLAMAMIŞ KALPLER – Ayça kitap kapağı

CİHANGİR ARSAN Acıdan bir kere uyuşan kalp, güzel duyguları bir daha asla eskisi gibi hissedemezdi. Çünkü ağır yaralar hiçbir zaman tamamen iyileşmezdi. Sevdiğin birini kaybettikten sonra yaşanan her mutluluk buruk olurdu. Burada olmalı, benimle mutluluğumu paylaşmalı diye düşünürdü insan. Mutluluk da acıtmaya başlardı. Babamı kaybettikten sonra kalbim adeta taşlaşmıştı. Üç yıldır göğsümün ortasında bir ağırlıkla yaşıyordum. Hafiflediği tek bir an bile yoktu. Belki de babamın katilinin hâlâ dışarıda olduğunu hissettiğim içindi, bilmiyordum. İçimden bir ses katili bulduğumuzda dahi bu ağırlığın hafiflemeyeceğini söylüyordu. Çünkü katili bulmak, babamı geri getirmeyecekti. Birini kaybetmek işte böyle bir acıydı. Hiçbir zaman geçmeyen, insanın kalbini taşlaştıran ve eski haline yabancılaştıran bir acıydı. Hüma, aynı acıyı ikinci kez yaşıyordu. Gözlerimi kanepemde cenin pozisyonu almış bir şekilde yatan Hüma'ya çevirdim. Bir keresinde bana böylesine az yer kaplamanın acısının yayılmasına engel olduğunu düşündüğünü itiraf etmişti. Tabii o zamanlar bahsettiği acı fizikseldi. Hemen sonrasında yanına uzanıp ellerimi karnına sararak onu rahatlatmıştım. O acıya yapabileceğim bir şeyler vardı ancak ne kadar istesem de kalbindeki acıyı saramıyordum. Karşımda iki büklüm yatıyordu. Uyurken bile kalbinin acısı ifadesine yansıyordu ve ben gözümü kırpmadan onu izlemek dışında hiçbir şey yapamıyordum. Neden... neden canı bu kadar çok yanmak zorundaydı ki? Sınandığı acılar neden hep gücümün yetmeyeceği kadar büyüktü? O kadar acı çekiyordu ki geriye dönüp kendimi onun hayatından silmek istiyordum. Oysaki geçmişe dönmek artık imkânsızdı. Tanıştığımız güne dönmenin bir yolunu bulsam dahi onun yanına gitmek için çırpınan adımlarıma engel olacak gücü bulamama ihtimalim hiç itiraf etmek istemediğim kadar yüksekti. Çünkü ben bencildim. Ne kadar fedakârlık yaparsam yapayım gün sonunda Hüma'ya kıyasla hâlâ bencil bir herif olacaktım. Belki de başta beni ona çeken, bana oldukça zıt gelen bu fedakârlığı olmuştu. Akla gelebilecek her koşulda Hüma kendisini hep ikinci sıraya koyardı. Birinci sıra hiçbir zaman onun için olmazdı. Önceliği hep ailesi olmuştu. Hayatına girdiğimde ben de birinci sırada yerimi almıştım. Hüma için birinci sırada gelmek otuz iki yıllık ömrümde başıma gelen en güzel şeydi. Ayrıcalıklı bir hayat yaşamıştım ancak Hüma'nın sabah uyandığında günaydın dediği ilk kişi olmak, kendimi özel hissettiren tek şeydi. O sıradan kovulduğumda hissettiğim hüsran ise yas ateşine atılan bir körüktü. Geçmişte sevgilisinin kolları arasında kaybolmaya gönüllü o adamdan geriye kalanlar bir enkazdan farksızdı. O enkazı toparlamam gerektiğinin bilincinde olsam da hiç yeltenmemiştim. Kendime bu acıyı çektirmek bir bakıma benim kefaretim olmuştu çünkü suçlu hissediyordum. Sevdiğim kadın acı içindeyken ona sırtımı dönmüş, onu yalnız bırakmıştım. Her şeye rağmen Hüma'nın yanında olmak istesem de aptal gururum beni yenmişti. Bir kez olsun ilk adımı Hüma'dan beklemiş, biz ayrıldıktan sonra yaşadıklarını duyduğumda korkunç bir hata yaptığımı fark etmiştim. Hatamı telafi edebilecek ikinci bir şansı ise gönülden istemiştim. Şimdi Hüma her şeyi baştan yaşıyordu ve evet, bu sefer onun yanındaydım. Ancak ne yazık ki yanında olan tek kişi de bendim. Ve yine ne yazık ki... istediğim ikinci şans kesinlikle bu değildi. Miraç'ın artık nefes almadığı bir ihtimali hiçbir koşulda şans olarak nitelendirmezdim. Aklıma ansızın gelişiyle boğazım düğümlenirken sertçe yutkundum. Zaten bu sıralar aklımdan çıktığı yoktu. Hüma'yla yaşadığım sayısız güzel anların azımsanamayacak bir kısmı Miraç'ı da içeriyordu. Hayatımda bir erkek kardeşe en yakın kişi Miraç'tı. Hüma ile kötü ayrılmış olsak da Miraç'ı hep kardeşim olarak bilmiştim. Her aklıma gelişinde çektiğim acıdan bağımsız tebessüm etmiştim. Aramızdaki ilişkide saf duygularla hatırladığım tek kişiydi. Onu da elimizden almışlardı. Buna hâlâ inanamıyordum. Cenazesine katılmış, herkes gittikten sonra mezar taşına bakarak dakikalarımı h…

Bölümün tamamını WritePad'de oku