KABUK BAĞLAMAMIŞ KALPLER

16. BİRBİRİNE GÜVENMEYEN YOL ARKADAŞLARI

Yazar:

KABUK BAĞLAMAMIŞ KALPLER - Ayça kitap kapağı
KABUK BAĞLAMAMIŞ KALPLER kitap kapağı

Loş bir ışık, enseme vuran sıcak nefesler ve belimi sımsıkı saran ağır bir kolun varlığıyla uykumdan sıyrıldım. Burnuma dolan kokuyu özümsediğimde dudaklarım bir tebessümle kıvrıldı. Henüz gözlerimi açmak istemiyordum. Enseme vuran nefesleri bana, onun arkamda olduğunu söylüyordu ve ben gözlerimi açtığım anda gördüğüm ilk şeyin sevdiğim adamın yüzü olmasını istiyordum. Onu uyandırmaktan korkarak kollarının arasında dikkatle döndüm. Kıpırdanmam sonucu boğazının gerisinden yükselen huysuz homurtuları duyabiliyordum. Dudaklarımdaki tebessüm güçlendi ve başımı yeniden yastığa koyup gözlerimi açtım. Hissettiğim huzuru onun yüzünde görebiliyordum. Yüzüne baktıkça huzur kalbimi sıcacık bir battaniyeyle sarıp sarmalıyordu. Elmacıkkemiğine gölge düşüren gür kirpiklerini izlerken onları teker teker saymak istiyordum. Bir yandan hep onun uyuyan halini izlemek bir yandan da uyanmasını ve o güzel koyu yeşillerini görmek istiyordum. Karar veremiyordum. Az kalmıştı. Yakında her günümü Cihangir'in yanında uyanarak geçirecektim ve karar verebileceğim bir sürü sabahımız olacaktı. Elimi kaldırıp kirli sakallarıyla kaplı yanağına koyduğumda göz kapakları titreşti. Yanağını elime sürterken belimdeki kolu beni daha sıkı kavrayarak kendine çekti. Hafifçe kıkırdadım. Cihangir daha gözlerini açmadan dudakları yukarıya kıvrıldı ve çok geçmeden o koyu yeşillerini açığa çıkardı. Uyku mahmuru gözleri yüzümde gezinirken belimdeki elinin parmaklarıyla tenimi okşadı. Birbirimize gülümseyerek bakıyorduk. Onun bana baktıkça gülümsemesi genişliyor, gözleri parlıyordu. Ben de aynı tepkileri verdiğimden emindim. Kokusunu daha yakından almak istediğimden burnumu boynuna yasladım. Cihangir iki koluyla bana sıkıca sarıldı. Sıcak dudaklarını şakağımda hissettiğimde gözlerimi tekrardan kapattım. Burnumu boynuna sürterek kokusunu içime çektim. Yetmedi, boynuna minik bir öpücük bıraktım. En azından öpücüğün minik olmasını planlamıştım ancak boynundan yükselen kokusu zaafımdı. Gürültüyle öpmüş bulundum. Cihangir içine kesik bir nefes çekti. "Yapma, fenayım," diye fısıldadı kulağıma. Sözünü dinlemedim. Hiçbir zaman dinlemezdim. Yanağındaki elimi ensesine kaydırıp onu huylandırdığını bildiğim dokunuşlarla uzun tırnaklarımı ensesinde gezdirdim. "Hüma'm," dedi. Ses tonu yüreğimi hoplatırken, "Kaşınma," diyerek devam etti sözlerine. "Yeni uyandım, biliyorsun durumumu." "Biliyorum," dedim boynuna gömüldüğüm için boğuk çıkan sesimle. Cihangir kesik bir nefes daha aldı ve bir anda sırtımı yatağa bastırarak üstüme çıktı. Dirseklerinden destek alarak üstümde dururken ağırlığını bana bastırdı. Dudağımın kenarını ısırırken ellerimi Cihangir'in çıplak omuzlarına yerleştirdim. Gözlerimle ellerimin hareketlerini takip ederken kolunda gördüğüm bandajla ifadem değişti. Kaşlarımı çatarak Cihangir'in yüzüne baktığımda uykudan yeni ayılmış zihnim bir anda her şeyi hatırladı. Mesaj, Halit Bey'in anlattıkları, peşimizdeki araba, kaza, av kulübesi... Gözlerim irileşirken Cihangir'in de benimle aynı şaşkınlık tepkisini verdiğini gördüm. Hızlıca hareket etmeye çalışırken bacaklarımız birbirine dolandı. Ben sağdan kaçmaya çalışırken Cihangir de kendini sağ tarafa bırakıyordu ve tekrar tekrar yüz yüze geliyorduk. Cihangir en sonunda beni belimden tutup yerlerimizi değiştirdi ve sırtını yatağa yaslayıp yüzüme aşağıdan baktı. Öylece olduğu yerde dururken üstünden bir hışımla kalktım. Sırtımı ona döndüğümde boğazını temizlediğini duydum. Ben de elimi dağılmış saçlarımdan geçirdim. Etrafıma bakınırken odanın içini aydınlatan güneş ışığını görmemle telaş içinde doğrulmam bir oldu. Gün aydınlanmıştı! "Cihangir!" Ona döndüğümde bir elini yatağa bastırmış bir halde oturduğunu gördüm. Elimle pencereden dışarısını işaret ettim. "Sabah olmuş!" Sadece bir saat uyumam gerekiyordu. Cihangir'in, çekici geldiğinde beni uyandırmış olması gerekiyordu. Gelecek adamdan bizi işlek bir caddeye bırakmasını rica etmemiz gerekiyordu. "Beni neden uyandırmadın?" Bu sabaha kendi evimde, kendi yatağımda ve yalnız uyanmış olm…

Bölümün tamamını WritePad'de oku