KABUK BAĞLAMAMIŞ KALPLER

15. BERABER YANACAĞIZ

Yazar:

KABUK BAĞLAMAMIŞ KALPLER - Ayça kitap kapağı
KABUK BAĞLAMAMIŞ KALPLER kitap kapağı

Önümdeki taşa bakarak geçirdiğim on dakikanın ardından kendimi daha iyi hissediyordum. Cihangir'in başımın üstüne örttüğü ceketini yavaş hareketlerle çektim. Aydınlığa alışması başta zordu ancak hava kararmaya döndüğü için gözümü kör eden bir ışık yoktu neyse ki. Kafamı kaldırıp Cihangir'in nerede olduğuna baktım. Biraz ileride arabasına yaslanmış halde bana bakıyordu. Göz göze geldiğimizde ikimiz de irkilmedik. Sanki bakışlarımızın buluşması içten içe beklediğimiz bir şeymiş gibi geliyordu. Bundan bir süre önce o gözlere bakmak dahi arkamı dönüp kaçma sebebimken içine düştüğümüz bu durumda koyu yeşillerini görmek benim yeni normalim olmuştu. "İyi misin?" diye sordu. Bir yandan da beni süzüyordu. Ellerimi yere bastırarak ayağa kalktım. Dizlerimi de eğilip silkelemem gerekiyordu ancak yeni yeni kendime geliyorken eğilmek istemiyordum. Başımı sabit tuttum. "İyiyim," dedim nihayet ona cevap vererek. Gözlerimi üzerinde gezdirdim. Kaza yaptığımız esnada ve sonrasında koluna bakma şansım olmamıştı. Siyah gömleğinin daha da koyulaşan kısmını şimdi görebiliyordum. Dirseğinden bileğine kadar süzülmüş kana baktığımda nefesimi tuttum. "Kolun ne durumda?" "İyi," dedi sadece. Sessizlik içerisinde kaldık. Cihangir elindeki telefonunu faydasız bir şeymiş gibi bir tavırla cebine koydu. "Kaza sırasında telefonumun ekranı kırılmış. Çalışmıyor." Bu cümleyi kurmasının tek bir amacı olabilirdi. Hemen çantamı açıp içinden telefonumu çıkardım ve ekranı açmaya çalıştım. Açılmıyordu. Çantamdan hiç çıkmamıştı. Hasar almış gibi de görünmüyordu. "Şarjım bitmiş," dedim. Cihangir dışarıya bezgin bir nefes bıraktı. "Ama şarj aletim yanımda. Eğer bir yer bulabilirsek-" "Araba çalışmıyor," diyerek araya girdi. Dudaklarımı birbirine bastırdım. Arabasını çalıştıramadığı sürece telefonumu orada şarj edemezdim. "Av kulübesine yürüyebiliriz." Yeniden konuştuğunda gözlerimi ona çevirdim. "Yakınlarda kalabileceğimiz tek yer orası. Telefonunu orada şarj edebilirsin. Ben de arabanın icabına bakarım. En azından oturabileceğimiz bir yer olur." "Sen ciddi misin?" diye sordum. Yüz ifadesine kısaca baktığımda gayet ciddi göründüğünü fark edip iyice şaşırdım. "Cihangir... biz bir tuzağa düştük. O adam her kimse bizi takip etti. Gerçekten av kulübesine mi gideceğiz? Etrafında kimsenin olmadığı, savunmasız kalacağımız bir av kulübesine?" Bir an için duraksadıktan sonra sözlerime devam ettim. "Belki de babanın koruması tüm bunları biliyordu. Bir şeylerden şüphelendiğimizi anladı, bize yardımcı olmak ister gibi görünüp ortadan kaldırmaya çalıştı. Gerçekten oraya geri mi döneceğiz?" "Sen kendine gelmeye çalışırken bunu düşündüm ve oldukça mantıksız geldi. Halit abi bir tuzak düzenlenseydi orada saldırıya uğrardık. Bence peşimize takılan o adam nereye gittiğimizi bilmiyordu. Sadece bizi takip etti." "Belki de böyle düşüneceğimizi bildiği için sonrasında saldırıya uğradık." "Bizi ortadan kaldırmak isteseydi," dedi Cihangir üstüne bastıra bastıra. "Ne düşüneceğimizin bir önemi olur muydu sence? Ölmüş olurduk. Ayrıca orası bir av kulübesi. Bir av kulübesinden beklenildiği üzere silahla dolu. Orada güvende oluruz, inan bana." Dişlerimle dudağımın kenarını kemirdim. Düşünceliydim. Bir telefona ihtiyacımız vardı ve yakınlarda Cihangir'in bahsettiği av kulübesi dışında telefonumu şarj edebileceğim bir yer olduğunu düşünmüyordum. Bir yandan da... Cihangir'in söyledikleri mantıklı gelmeye başlamıştı. Ya da kafamda onun söylediklerini mantığıma oturtacak kadar çok yorulmuştum. Gerçekten oturmaya ihtiyacım vardı. Vertigo ataklarım sonrası saatlerce uyumak bana iyi gelen tek şeydi. Dinlenmeliydim. Bir an önce dinlenebileceğim evime gitmeliydim ve bunun için de telefonumu şarj etmem gerekiyordu. "Çok uzak değil," dedi Cihangir düşündüğümü görünce. "En fazla yirmi dakika yürürüz." "Yirmi dakika," diye tekrarladım. "Yürüyebilecek misin?" "Yürürüm." Umarım. "Emin misin? Kucağıma almamı ister misin?" Ona düz bir şekilde baktım. Hiç etkilenmedi. "Seni taşımak için iki kolumu kullanmama gerek yok,…

Bölümün tamamını WritePad'de oku