KABUK BAĞLAMAMIŞ KALPLER

13. ARALANAN SIR PERDESİ

Yazar:

KABUK BAĞLAMAMIŞ KALPLER - Ayça kitap kapağı
KABUK BAĞLAMAMIŞ KALPLER kitap kapağı

CİHANGİR ARSAN Şirketteki odamın içinde, gözlerimi duvara dikmiş bakarken aklımdan geçen tek bir düşünce vardı: Hüma'yı öpmem büyük bir hataydı. Aklımı nasıl bu denli kaybettiğim hakkında hiçbir sikik fikrim yoktu. Bir an, sadece bir an bunu yapmamam gerektiği aklımdan geçmişti ancak hafif, taze kokusu burnumdan içeri sızdığında... Ona karşı koyamamıştım. "Sikeyim!" Öfkeyle soluyup masama bir tekme savurdum. Dudaklarımda hâlâ onun tadı vardı. Nostalji beni çepeçevre sararken sıkıca gözlerimi yumdum. Hüma'yı öpmem koca bir hataydı, evet ama beni asıl delirten birkaç dakika öncesine dönebilsem yine aynısını yapacak olmamdı. Nasıl bu kadar aptal olabilmiştim? O kadın nasıl hâlâ beni bu kadar kolay etkileyebiliyordu? Dudakları hatırladığımdan daha yumuşaktı. Burada bana istekle karşılık verirken çıkardığı küçük mırıltılar kafamın içinde yankılanıyordu. Eğer beni durdurmakta biraz geç kalsa ne kadar ileri gideceğimi hayal bile edemiyordum. Sertçe yutkundum. Harika . Şimdi bunu da düşünmeye başlamıştım. Kafamı şu masaya geçirip kırmak istiyordum. Belki böylece aklımdan çıkardı. Eğer bunun işe yarayacağından emin olsaydım hiç düşünmeden kafamı önümdeki masaya geçirirdim ancak kendimi duvardan duvara da vursam o kadını aklımdan çıkaramayacaktım. Dışarıya yorgun bir nefes vererek sandalyeme çöktüm. Hüma derinlerime işlemiş kalıcı bir hastalık gibiydi. Bendeki etkilerini azaltabilirdim. Onu daha az düşünebilir, bende açtığı yaraların üstünü kapatabilirdim ama ondan kurtulamazdım. Hep bir şekilde aklımdaydı. Açtığı yaralar oradaydı. İyileşmiyordu, iyileşmeyecekti. Sadece daha az sızlıyordu ama hep sızlıyordu. Ne demişti o? Burada benimle dakikalarca öpüştükten sonra randevuya gideceğini mi söylemişti? "Sik kafalı," diye homurdandım. Kendime küfrediyordum. O kadın randevusuna gitmek için yola çıkmışken burada durup öpüşmemizi düşündüğüm için kendime sinirleniyordum. Düşünecek bir şey yoktu. Bir hata yapmıştım, hatama hatayla karşılık vermişti. Öpüşmüştük. Daha önce yapmadığımız şey değildi. Daha önce yaptıklarımızın yanında buradaki birkaç dakikalık öpücük çok masum kalırdı ama nedense öncekilerden daha kirli bir yanı vardı. Çünkü yasaktı. Bir zamanlar kendime sakladığım kadın, artık bana yasaklıydı. Ben bir yemin etmiştim. Ona bir daha dokunmamaya, adını ağzımdan çıkarmamaya yemin etmiştim. Kendimi korumak için ettiğim bir yemindi bu. Bir zamanlar Hüma'm dediğim kadına dümdüz adıyla sesleneceğim gerçeği zoruma gitmişti. Ona değen ellerim hep geçmişi hatırlatacaktı bana. Bir zamanlar nasıl kolayca dokunduğumu hatırlatacaktı. Bu yüzden adını senelerce söylememiş ve ona senelerce dokunmamıştım. Eğer yaparsam Allah belamı versin de demiştim ve yapmıştım. Ama yapmadan önce belamı bulmuştum ben. O yemini ettikten sonraki ilk karşılaşmamızda belamı bulmuştum. Parmaklarımı saçlarımdan geçirdim. Ne kadar dağınık göründüğümü düşünmemeye çalışıyordum. Kadın elini kolunu sallaya sallaya şirketime girmiş, beni çileden çıkarmış, dudaklarımın arasında tatlı tatlı mırıldanmış ve sonra çekip gitmişti. Bense burada hâlâ oturuyor, tadı damağımda kalan o öpücüğü düşünmemeye çalışıyordum. Pek de başarılı olabildiğim söylenemezdi. Beni bu düşünce sarmalından çıkaran mesaj sesine minnettar kalarak bakışlarımı masanın üstündeki telefonuma çevirdim. Babanın cinayeti ile ilgili bilmediğin detaylar var. Telefonda anlatamadım. Yüz yüze görüşmeye bekliyorum. Akşam sekizde babanın av kulübesinde olacağım. Mesaj kayıtlı olmayan bir numaradan gelmişti ancak av kulübesini gördüğüm anda mesajı atan kişinin babamın eski koruması Halit abi olduğunu anladım. Beynimden vurulmuşa dönerken belki yanlış okumuşumdur diye kelimelerin üstünde gözlerimi tekrar tekrar gezdirdim. Babanın cinayeti ile ilgili bilmediğin detaylar var. Takılı kaldığım cümle buydu. Bilmediğim detaylar... Nasıl olabilirdi bu? Babam öldükten sonra defalarca konuşmuştum Halit abiyle. Onun gözetiminde ölmüştü babam. Sormuştum. Belki o an hatırlamaz da sonradan aklına gelir diye kaç kez sormuştum. Babamın acı…

Bölümün tamamını WritePad'de oku