KABUK BAĞLAMAMIŞ KALPLER

11. ŞÜPHE TOHUMU

Yazar:

KABUK BAĞLAMAMIŞ KALPLER - Ayça kitap kapağı
KABUK BAĞLAMAMIŞ KALPLER kitap kapağı

3 yıl önce Derin bir nefes alarak midemdeki bulantıyı bastırmaya çalıştım. Yolda hiç durmadan ağlamıştım. Yabancıların yanında ağlamaktan çok çekinirdim ama elimde değildi. Bu, ayrıldığımızdan beri onu ilk görüşümdü. Bir buçuk ay olmuştu. Tam bir buçuk ay... Onu artık sevmediğimi, içimin soğuduğunu söyleyip durmuştum ama yalandı. Canım hâlâ deli gibi yanıyordu. Koyu yeşillerine baktığım an aklımdan geçen ilk şey ona koşup sarılmak olduğu için kendimden nefret ediyordum. Cihangir'i görmüş olmak kendi başına yeterince can yakıcı değilmiş gibi bir de onu o evde görmüştüm. Bizim evimiz olacak o evde. Aklımdaki şeyi yapmak için neden orayı seçtiğimi bilmiyordum ancak onunla karşılaşacağım aklımın ucundan dahi geçmemişti. Gerçekten geçmedi mi? Omuzlarımı çökerterek gerçeği kabullendim. Başıma ne geldiyse kendime yalan söylemekten gelmişti. Evin kapısını anahtarla açıp içeri girerken kimseye görünmeden koridordan geçtim ve odamın kapısını kapattım. O eve giderken bir tarafım Cihangir'le orada karşılaşmayı ummuştu. Hâlâ deli gibi âşıktım ona. Bunun için kendime ne kadar kızarsam kızayım kalbime söz geçiremiyordum. Acıyordu onu severken. Özlüyordum. Ona sarılmayı, kokusunu içime çekmeyi, parmaklarını saçlarımda hissetmeyi özlüyordum. Onu özlemek de çok acıtıyordu ama bırakamıyordum. Cihangir'i görmek bana kısa bir süreliğine her şeyi unutturmuştu. Yaşadığımız tüm acılar, birbirimize sarf ettiğimiz o geri dönüşü olmayan kelimeler, tutulmayan sözler aklımdan buhar olup uçmuştu. Sadece ona sarılmak istemiştim. Sarılmak ve neden bu eve geldiğimi söylemek, ona şüphelerimden bahsetmek istemiştim. Neden unutmamam gerektiğini bana çok net bir şekilde hatırlatmıştı. Gözlerime yeni yaşlar dolarken odamın kapısının açıldığını duydum. "Nereden geliyorsun sen?" diye sordu annem. "Yorgunum anne, sonra konuşalım," dedim gerçekten de bitkin çıkan sesimle. Adımları bana yaklaştı ve yatağın ucuna oturup üstümdeki örtüyü çekti. "Yok öyle sonradan konuşmak falan. Bana cevap ver, sonra yat zıbar." Aklıma gelen ilk yalanı söyledim. "İş bakmaya çıktım." "Hasta halinle? Hani internetten başvuru yapıyordun sen?" "Tamam işte, görüşmeye çağırdılar ama olmadı." "Bana bak. O adamın yanına gitmedin, değil mi?" "Anne ne diyorsun ya?" diyerek sesimi biraz yükselttim. Suçluluğun da getirdiği bir gerginlik vardı. Bile isteye Cihangir'in yanına gitmemiştim, orada onunla karşılaşacağımı bilmiyordum ancak karşılaştığımızda ona sarılmak istemiştim. Anneme bunu anlatsam muhtemelen beni evlatlıktan reddederdi. "Ne oluyor burada?" Abim de odamdan içeri girdiğinde ihtiyacım olan yalnızlığa erişemeyeceğim an itibariyle kesinleşmişti. "Bir sen eksiktin," dedim homurtuyla. Annem bana sertçe baktı. "Ne biçim konuşuyorsun sen abinle? Düzgün konuş, o dilini keserim senin!" Onlara karşılık vermek için dudaklarımı araladım ancak midemin bulantısını artık bastıramıyordum. Yatağımdan hızlıca kalkıp odamın karşısındaki banyoya koşturdum ve içimde ne var ne yoksa klozete boşalttım. Titreyen bacaklarımla lavabonun başına geçtiğimde, "Bu nasıl bir mide üşütmesi ki bir türlü geçmiyor?" diyen annemi duydum. Ağzımı çalkalamakla meşgul olduğumdan ona cevap vermedim. "Sürekli ayılıp bayılıyorsun. Neyin var kızım senin?" Yüzümü yıkadıktan sonra kenardaki havluyla kuruladım. "Soğukta kaldım işte," dedim mırıldanarak. "Soğukta kaldın, öyle mi?" Abimin buz gibi soğuk sesiyle bakışlarımı ona çevirdiğimde elindeki çantamı gördüm. Başını yana eğerek, "Bu ne o zaman?" diye sordu. Diğer elinde ne tuttuğunu görmek için buğulu gözlerimi kırpıştırmama gerek yoktu çünkü neden bahsettiğini çok iyi biliyordum. Hamilelik testiydi. O eve de bu testi yapmak için gitmiştim ancak ben daha paketini açamadan Cihangir gelmişti. "Bu ne, Hüma?" Annem, abimin elindeki hamilelik testini alarak yüzüme doğru tuttu. "Bu ne? Açıkla hemen!" "Anne-" "Yattın mı sen o adamla?" Testi kafama fırlatıp, "Söyle!" diye bağırmaya devam etti. "O adamın yatağına mı girdin bir de?" "Anne bilmiyordum," dedim aceleyle. "Yemin ederim bilmiyo…

Bölümün tamamını WritePad'de oku