8
Yazar: alexiaishere

Araba uzun bir süre sessizlik içinde ilerledi. Glenn ara sıra bana bakıyordu. Her baktığını fark ediyordum ama bu sefer bir şey söylemedim. Sonunda dayanamadım. “Yola bak.” “Bakıyorum.” “Bana bakmayı bırak o zaman.” “İkisini aynı anda yapabiliyorum.” Gözlerimi devirdim. “Çok kibirlisin.” “Bunu senden duymak ilginç.” Ona döndüm. “Ben mi kibirliyim?” Glenn hafifçe güldü. “Eskiden aynaya bakıp saçını beğenmediğinde bütün gün sinirli gezerdin.” “Ben öyle biri değilim.” “Öylesin.” “Hayır.” “Clotilde.” “Ne?” “İnat etme.” Kollarımı bağladım. “İnat etmiyorum.” Glenn birkaç saniye sustu. Sonra gülmeye başladı. “Neye gülüyorsun?” “Hiç değişmemişsin.” Bu söz beni düşündürdü. Herkes bana geçmişte nasıl biri olduğumu söylüyordu. Rosette kötü biri olduğumu söylemişti. Glenn ise... Sanki kötü yanlarımı görmesine rağmen beni hâlâ tanıyordu. “Glenn.” “Efendim?” “Ben geçmişte sana kötü davrandım mı?” Bu soruyu sorar sormaz yüzündeki gülümseme kayboldu. “Bazen.” “Ne yaptım?” “Bazen günlerce ortadan kayboldun.” Başımı ona çevirdim. “Sonra?” “Sonra geri geldin.” “Ve sen hiçbir şey olmamış gibi beni kabul ettin?” “Evet.” “Neden?” Glenn bu sefer hemen cevap vermedi. Araba kırmızı ışıkta durdu. Sonunda bana baktı. “Çünkü geri döneceğini bilirdim.” İçimde yine o garip his oluştu. “Ya dönmeseydim?” “Bulurdum.” “Beni bulmak için neden bu kadar uğraşıyorsun?” Glenn hafifçe başını eğdi. “Bunu gerçekten bilmiyor musun?” Gözlerimi ondan kaçırdım. “Bilmiyorum.” “Biliyorum.” Bu sefer sesi üzgün çıkmıştı. Araba tekrar hareket etti. Bir süre sonra büyük, eski bir evin önünde durduk. “Güvenli ev burası mı?” “Evet.” Dışarı baktım. Ev oldukça sessizdi. “Burada başka biri var mı?” “Hayır.” “Gerçekten mi?” “Gerçekten.” Arabadan indim. Glenn önümden yürümeye başladığında istemsizce: “Glenn.” diye seslendim. Durup bana döndü. “Ne oldu?” Bir an ne söyleyeceğimi bilemedim. Aslında sadece... Gitmesini istememiştim. “Hiçbir şey.” Kaşlarını kaldırdı. “Yine mi?” “Evet yine.” Yanıma geldi. “İstersen söyleyebilirsin.” “İstemiyorum.” “Tamam.” Yanımdan geçip eve doğru yürüdü. Ama bu sefer ben onun arkasından bakarken içimdeki hissi inkâr edemedim. Onu tanımıyordum. Geçmişimizi hatırlamıyordum. Ama Glenn uzaklaştığında... Yanımda olmasını istediğimi fark ediyordum. Ve bu düşünce beni geçmişimden bile daha çok korkutuyordu Glenn kapıya doğru yürümeye devam etti. Bu sefer gerçekten arkasından gittim. Evin kapısına geldiğinde anahtarı çıkardı ama kapıyı hemen açmadı. “Clotilde?” “Ne?” “Az önce beni çağırdın.” “Evet.” “Ama bir şey söylemedin.” Gözlerimi kaçırdım. “Belki söyleyecek bir şeyim yoktu.” Glenn hafifçe gülümsedi. “Yalan.” Ona baktım. “Bunu söylemeyi bırak.” “Bırakmam.” Bir an sessiz kaldık. Sonra istemsizce ona biraz yaklaştım. “Gitmeni istemedim,” dedim sonunda. Glenn'in yüzündeki ifade değişti. “Biliyorum.” “Bilmiyorsun.” “Şimdi biliyorum.” Kalbimin yeniden hızlandığını hissettim. “Çok konuşuyorsun.” “Sen de çok kaçıyorsun.” “Kimden?” Glenn gözlerimin içine baktı. “Benden değil. Hissettiklerinden.” Bu sefer cevap veremedim. Sadece birkaç saniye öylece birbirimize baktık. Sonra Glenn yavaşça yaklaştı ve aramızdaki mesafe kapandı. O an geçmişimi, çipi ve kim olduğumu bile düşünmedim. Geri çekildiğimde ona bakmamaya çalıştım. “Bunu da mı eskiden yapıyorduk?” diye sordum. Glenn hafifçe gülümsedi. “Daha fazlasını.” “Sus.” Ve bu sefer eve ilk giren ben oldum.