İZ

7. Bölüm : Misafir

Yazar:

İZ – İZresmii kitap kapağı
İZ – İZresmii kitap kapağı

Merhaba İZCİLERİM😘 Bu bölüm bakalım Parya'nın hangi kararına pişman olacağız? İyi okumalaaar... Tercihler arasında yok olmaya, kararsızlıklar arasında karar almaya benzerdi bu hayat. Bazen insanlar çok mutlu olmak ister ve bu mutluluğun bozulmamasını dilerdi. Hayat hep tersine işleyip çok mutlu olmak bir yana mutlu olmayı bile fazla görürdü. Üzülmek için bahane arayanların yanında hayat bize hiç acımazdı. Üzerimize gelip sınırlarımızı zorlayarak üzerdi. İçimizde kopan fırtınaların sadece bize zarar vermesi ve kimsenin görmemesi üzerdi beni bu hayatta. Şimdi yine savaşlar verip yeniliyor, çıkış ararken kayboluyordum. Dışarıdaki Dünya da her şey düzendeydi belki. Ama o Dünya beni hiç önemsemiyordu. Camın dışındaki ağaçları duvarları yoldan geçen arabaları bütün detaylarıyla ezberlemiştim. Ağaçların hoş hışırtısı, kuşların tatlı tatlı konuşması, şehirden gelen hafif gürültü kulağımı dolduruyordu. Sabah beşten beri açık camın önünde oturuyordum. Camı kapatmak istemiyordum. Belki üşüyordum ama böylece kafamdaki seslerden kurtularak kendime bir alan oluşturuyordum. Yüzüme sabah güneşinin sarı ışığıyla beraber hafif sıcaklığı vuruyordu. Elimde tuttuğum telefonumu açıp saate baktığımda çoktan 7 buçuğa gelmişti. Tık. tık. tık. Tok bir sesle kapı çalındı. Gidip açmak yada seslenmek çok zor geldi. Dilim damağıma yapıştığından konuşmadım. Menteşeler gıcırdadı. Belimin ağrısı oturduğum yerden kalkmamı istemiyormuşçasına artıyordu. Yerdeki tahta parkeler adımların ağırlığı altında ezildi fakat ses hızlıca kesildi. Gelen her kim ise konuşmadı. Ses tekrar geldiğinde artık nefes alıp verişlerini duyabileceğim kadar yakınımdaydı. Kendime çektiğim bacaklarımı tedirgince aşağıya indirdim. Ellerimle sandalyenin kollarını sıkıca kavradım. “Gitmemiz lazım.” Aniden ayağa sıçradım. Küçük bir çığlık attığımda arkamdaki Anıl ağzıma elini koyarak beni duvara yasladı. Diğer elini dudaklarına götürüp susmamı işaret etti. Ayakları ayağımın hemen önündeydi. Yüzümle yüzü arasında bir karışlık mesafe kalmıştı. Gözleri gözlerimdeydi. Ellerim kalbimin üstünde duruyordu ve bana yakınlığından dolayı aşağıya indiremiyordum. Doğrudan gözlerimin içine bakarak sırıttı. Elini ağzımdan çekip benden bir adım uzaklaştı. Yüzündeki sırıtıştan eser kalmamıştı. Gözlerimi bir kaç kez kırptım kendime gelmek için. Ellerimle omuzundan ittirip “Ne yapıyorsun ya!” dedim. Bir kez daha sessiz olmamı işaret etti. “Hazırsan gidiyoruz. Hadi” deyip açık bıraktığı kapının yanına gitti. Olduğum yere çakılıp ona baktım. Kapının dışındaki koridoru dikkatlice kontrol ediyordu. Sonunda kafasını bana çevirip gelmediğimi görünce derin bir nefes aldı. “Parya inat etmesen olmuyor mu?” Anlamsızca bir kapıya bir Anıl’a baktım. “Nereye gidiyoruz?” dedim cevaplamayacağını bilerek. “Gidince görürsün.” dedi ve benim yanıma gelip kolumu sıkmadan çekiştirdi. Kolumu kurtarmak istesem çok kolay yapardım ama yapmadım. İçimde Anıl’a karşı hala nedensiz bir güven vardı. Önüme geçip beni arkasından sürükledi. Mantığım şuan gitmemelisin diyordu ama son günlerde içimdeki tedirginlik artıyordu. Bu tedirginliğin arkasındaki belirsizliği çözebilmek içinde Anıl’a ihtiyacım vardı. Onun sözünü dinlemekten başka elimden bir şey gelmiyordu. Kapının önüne gelince de elimi bırakmadı. Kaybolmamdan korkuyordu sanki. Kapıyı sessizce açıp dışarı çıktı. Arkasından elimden tutarak beni de dışarıya çekti. Kapıyı yine aynı titizlikle kapattı. Sessizlik içinde merdivenlerden indik. Apartmanın kapısını kapatıp da dışarıya çıktığımızda elimi çektim. “Nereye götürüyorsun beni?” dedim. ”Adam kaçırır gibi.” Yüzünü bana döndü ve ellerini beline koydu. “İnan bana şuan hiç sırası değil.” dedi. Tekrar kolumu tutmaya çalıştı ama geri çekilerek kurtuldum. “Nasıl sırası değil. Kaçırdıktan sonra mı sorayım?” dedim. Anıl'a her ne kadar güvensem de bir sınırı vardı. Ben öyle kolundan tutulup taşınabilecek bir oyuncak bebek değildim. “Parya” dedi ve bir adım bana yaklaştı. Kafamı başka yöne çevirerek uzaklara daldım. “Seni korumaya çalışıyorum,…

Bölümün tamamını WritePad'de oku