İZ

5. Bölüm: Zümrütten Kolye

Yazar:

İZ – İZresmii kitap kapağı
İZ – İZresmii kitap kapağı

“Sen kimsin?” diyorlar. Ben kimim, ben de bilmiyorum. Nasıl cevap veririm buna? Öyle gelmiştim. Sadece gerçeklerin peşinden gitmiştim. “Asıl siz kimsiniz?” dedim. “Konuyu değiştirme. Neden buraya geldin?” dedi karşımdaki kadın. Kadın manken gibi güzeldi. Kumral teni, uzun kahverengi saçları ve gözleri üzerindekilerle uyum içindeydi. Burada bir sürü kişi toplanmıştı ve hepsi de bu kadının emir kulu gibiydi. Herkese göz gezdirip kadının ağzından laf almaya çalışarak, “Çünkü ben de sizden olmak istiyorum,” dedim. Kim olduklarını öğrenmek için aklıma gelen tek şey buydu. “Bunun için yaşın küçük,” dedi kollarını birbirine bağlayarak. Küçümseyici bir şekilde baktı. Kesinlikle bir amaçları vardı. İstersem kaçabilirdim ama kısa sürede yakalanırdım. Etrafımda onlarca koruma vardı ve nedense içeriye girmem çok kolay olmuştu. Geniş bir villadaydım. Bütün duvarlar beyazdı ve üzerlerinde binlerce tablo asılıydı. Bir tanesi dikkatimi çekti. Yeşil zümrütten bir kolye. Bu tabloyu daha önce hiçbir yerde görmemiştim. Sanki özellikle korunuyor gibiydi. Dikkatli bakınca birinin eseri olamayacak kadar olağanüstü görünüyordu. Zaten tablo gibi de durmuyordu. Gerçekti… “Ne zamana uyanır?” “Emin değilim ama yakında uyanacak. Uyandığında bol bol su içsin. İyi günler.” Önce serumun damlama sesini duydum. Sonra gözlerimi kırpıştırarak ağrıyan gözlerimi açtım. Karşımda ayakta duran birini gördüm fakat çok bulanıktı. Elimi zorlayarak kaldırıp gözlerimi ovuşturdum. “Günaydın, uyuyan güzel,” dedi Anıl. Anıl'ın ne işi vardı burada? Ya da benim ne işim vardı Anıl'ın odasında? Belimi doğrulttum ama ani bir ağrı girince elimi karnıma bastırıp homurdandım. “Dur, sakin ol,” dedi ve kolumdan tutup doğrulmama yardım etti. Anlamsızca gözlerine baktım. Evinden kovarken de aynı adamdı, şimdi bana yardım eden de. Ne amaçlıyordu da beni buraya getirtmişti? Güçlükle yutkunabiliyordum. Bunu fark etmiş gibi komodinin üzerindeki sürahiden su doldurup bana uzattı. Elinden alıp tek yudumda bitirdim. “Neden buradayım? En son okuldaydım,” dedim. Yatağın kenarında, benden uzak olan köşeye oturdu. Konuşmakta zorlanıyor gibiydi. “Bayılmışsın. Eda ablayla nişanlısı Efe abi seni bulmuşlar, bana getirdiler,” dedi. “Neden sana getirmişler?” Eda abla beni gördüğünde tanıdığını söylemişti. Beni bu kadar iyi tanıyorlarsa evime de götürebilirlerdi. Duvara bakarak birkaç saniye bekledi. Sanırım aklındakileri toparlamaya çalışıyordu. “Ailemin eski bir dostu onlar. Seni de görünce bana getirmek istemişler. İstersen onlarla da kalabilirsin.” Son cümleyi söylerken bana döndü ama gitmemi istemiyor gibi bakıyordu. Zaten istesem de gitmezdim onlarla. Benim sorularıma onlar değil, Anıl cevap verebilirdi. Anıl'ın alnındaki yara izi ışık vurduğunda daha belirgin duruyordu. Ya da bana öyle geliyordu. Eda ablayı bayılmadan önce gördüğümde onun da alnında yara izi vardı. Bu yara izleri son zamanlarda gözüme daha çok batmaya başlamıştı. “Çok kavga ediyorlar insanlar herhalde. Herkesin alnında yara izi var. Bu bir dövüş şekli falan mı?” dedim alaycı bir şekilde. Ama o, ne demek istediğimi gayet iyi anlamıştı. Sadece anlamak istemiyordu. “Olabilir. Bir gün sen de öğren. Bu gidişle lazım olacak sana,” dedi. Kendimi asla güçsüz olarak tanımlamamıştım ama son zamanlarda nasıl göründüğümü de bilmiyordum. Belki de bu gidişle gerçekten lazım olacaktı ama bunu Anıl söyleyince içimden hak vermek gelmiyordu. “Anıl, ne demek istediğimi anladın işte. Düzgünce cevap ver, yoksa o dövüş tekniğini üstünde uygularım,” dedim gözlerimi büyütüp oldukça yapay bir sinirle ona bakarak. “Anlamadım. Sonra tekrar anlatırsın,” dedi ve ayağa kalktı. Bu konuşmayı burada bitirmek istiyordu. “İstersen duş alabilirsin. Banyonun yerini biliyorsun. Kıyafetlerim senindir. İstersen yırtabilirsin de. Birazdan da yemek yiyeceğiz. Hızlıca işini hallet, salona gel.” Kapıya yöneldi. Arkasından sadece baktım. Kapının önüne geldiğinde son kez bana dönerek, “Bu arada telefonunu okuldan getirttim. Numaramı da kaydettim,” dedi ve arkasını dönmeden ç…

Bölümün tamamını WritePad'de oku