İZ

4. Bölüm:

Yazar:

İZ – İZresmii kitap kapağı
İZ – İZresmii kitap kapağı

Hani sadece ölüme çare bulunmazdı. Ben yalnızlığıma da çare bulamıyordum. Nereye gitsem yalnız kalmam kaçınılmaz bir gerçekle önüme seriliyordu. Kimin yanında durmaya çalışsam huzurunu bozuyordum. Anıl'ın da huzurunu bozmuştum. Neden ona kırgındım ki! Elbette beni babama vermek isteyecekti. Bazen sorun bende değildir diye düşünmek istiyorum ama olmuyor. Belki de daha kimseye veya hiçbir yere ait olabilecek kadar insanlara layık biri değildim. Belki de ben yanımda duracak biri değil yalnızlığıma ortak olacak birini aradığım için kimsesizdim. Gidecek yerim olmadığı gibi artık yanımda da kimsem kalmamıştı. Küçükken de kimsem yoktu ama o zamanlar en azından elimden tutan bir ailem vardı. Geri dönmeyecek olmama rağmen onları bile mumla arar olmuştum. Ne değişmişti ki? Onlar varken evde tutsaktım şimdi ise kendi içimde tutsaktım. O zaman da derdimi anlatabileceğim kimsem yoktu şimdi de yok. Ev denen yerde az da olsa kendi yarattığım huzurum varsa da şimdi içimdeki ufacık umutla beraber yok olmuştu. Arabalar ne güzel gidiyordu işte. Kimilerine gürültü gibi gelen tekerleğin asfalta sürtünme sesi bana huzur veriyordu. Bazıları huzuru sessizlik zannederdi. Ama benim huzurum hiçbir zaman sessizlik olmamıştı çünkü kafayı yiyene kadar yeterince sessizlik içinde boğulmuştum. Benim huzurum da buydu. Arabaların sesi... Karşımdaki geniş ana yoldan arabalar geçip gidiyordu ama ben yaşayamadığım duyguları onların geçtiği kadar kolay geride bırakamıyordum. Düşünmeden edemiyordum onca şeyi. Mesela ben hiç mutluluktan ağlamamıştım, kimseyle film izlememiştim, katılana kadar kahkaha atmamıştım... Bir söz vardır ölmeden önce hayatınız film şeridi gibi gözünüzün önünden geçer diye. Benim gözümün önünden geçmesini isteyeceğim bir anım yoktu. Düşünürken kim olduğumu açıkça bulmuştum: Ben yaşayamadıklarıyla tek başına yaşamaya çalışan bir insandım. Ne zamandır arabaları izliyordum apartmanın önünde bilmiyordum. Hatta bugün günlerden neydi, kaç gün geçmişti en son su içmemin üzerinden hatırlamıyordum. Sadece dayanıyordum. Geleceğime güveniyorum diye sahte umutlar da aramıyordum artık. Son umut taneciğimi de bile isteye kaybediyordum. Karnımdan hafif hafif sızlayan ağrı bir anda şiddetlenince elimi karnıma bastırdım. Aynaya dönüp bakmak bile istemiyordum. Kendimi o halimde hayal etmeye korksam da kilo verdiğimi hissediyordum. Telefonumu ve az miktarda paramı çantamla beraber okulda bırakmıştım. Onları almaya gitmem gerekiyordu ama yürümeye mecali kalmamıştı ayaklarımın. Çoktandır başım dönüyor gözlerim kararıyordu. Dudaklarım çatlamıştı ve yutkunurken boğazımda cam kırıntısı varmış gibi canım acıyordu. Okul benim olduğum yere uzaktı ama mezuniyette koşarken çok kısa gözüküyordu. Ayağımdaki terliklerle yürümeye çalıştım. Karnıma feci bir ağrı saplandı. Apartman bahçesinin duvarına tutundum. Birkaç saniye bekledim. Başımın dönmesi biraz hafifleyince yeniden yürüdüm. Her adımımda karnımdaki ağrı daha derine saplanıyordu. Ağrım ve acım arttıkça babamın beni odaya kapatmasına ve günlerce aç bırakmasına bile iyi gözle bakar olmuştum. Gözümün önü bulanıklaşıyor, kaldırım taşları birbirine karışıyordu. Yine de durmadım. Ruhumda da bedenimde de bunca iz bırakmış şeylere dayanmıştım; birkaç günlük açlık beni yıkmamalıydı. Okulun siyah demir kapısı sonunda karşıma çıktığında derin bir nefes alıp önünde durdum. O gün bu kapıdan dışarı atmıştım kendimi. Küçük kızla da bu kapının önünde tanışmıştım. Hayatımın değişeceğini düşünmüştüm safça. Böyle değişeceğini bilsem bu kapıdan dışarıya adımımı atmazdım. Kız sabah ben uyanınca gitmişti. Beni bırakıp gitmişti. Neden bana öyle bakmıştı o zaman ya da neden benden yardım istemişti sarılmıştı bana. Neden! Sorularım vardı ama yanıtlayacak kişiler yoktu. Beni içeriye davet edermiş gibi sürgülü olan okul bahçesinin kapısı hafif aralık duruyordu. Kapıdan içeriye baktım. Mezuniyetten, o günden iz kalmamıştı. Oysa bende hiç silinmeyecek bir iz bırakmıştı. İçeriye sağ ayağımla ilk adımımı atıp bahçeye girer girmez sesler duydum. "L…

Bölümün tamamını WritePad'de oku