1. Bölüm: Sırlar
Yazar: İZresmii

Peşimdeler ama beni istemiyorlar. Elimdekini istiyorlar. Elimde ne var bilmiyorum çünkü elime bakamıyorum. Kafamı oynatamıyorum. Konuşamıyorum da! Neredeyim ben? “KAÇMA! DUR ORADA!” yanlış yoldayım. Biliyorum, biliyorlar. Duramayacak kadar ilerledim. Biliyorsunuz “Bizim hakkımızda çok şey biliyor o! Yaşayamaz!” sonu olmayan bir sokaktayım. Çevremdeki evler bana yabancı. Koşmam gerekiyor koşuyorum ama koşamıyorum. Koştuğumu hissedemiyorum. Karanlık her yer, simsiyah bir karanlık. “Elindekini ver!” Hayır onu veremem. O bana ait. Yetişmem lazım. Söz verdim ona, yetişmem lazım. Eve gitmem lazım. Daha hızlı koşuyorum. Sonra ayağım taşa takılıyor. Düşüyorum ama çığlık atamıyorum. Sesimi çıkaramıyorum. Boğazım düğümleniyor. Ağlayamıyorum! “KONUŞSANA! Cevap ver.” siz konuşun ben konuşamam. Ayağa da kalkamam. “Uyan!” şuan olmaz. Yetişemezsem kurtulamayacak! Koşmam lazım ama yerden kalkamıyorum. Peşimdeler. Yakalanacağım! Kaçmam lazım! Yetişmem lazım! “Beni duyuyor musun.” “Sana söylüyorum.” “Hadi kalk işim var benimde, gideceğim.” Sesler netleşti ve daha yakından geldi. Gözüme silik bir ışık değdi. Yavaşça ve kırpıştırarak gözlerimi açtım. Bembeyaz bir tavan karşıladı beni. Elimi gözlerimin üstüne koydum. Bir süre öyle durdum. Gözlerimi ovuşturup yattığım yerden doğruldum. Sırtım terden yamyaş olmuş, saçlarım ıslanıp yüzüme yapışmıştı. Yüzümdeki saçlarımı çekip ağzımı kapatarak esnedim. Topukluyla koşmaktan ayağım ağrımıştı zaten bir de üstüne ayakkabımı çıkarmadan yatınca ayak parmaklarım moraracak hale gelmişti. Apartmanın holünde yerde oturuyordum. Uzun bir holdeydim. Holüm sonundan yukarıya çıkan merdivenler gözüküyordu. İçeriye sadece buzlu camı olan dış kapıdan ışık giriyordu ve bende o kapının hemen yanındaydım. Her şey gerçekti. Kimseden kaçmıyordum. Hiçbir yere yetişmiyordum. Elimde ise hiçbir şey yoktu. “Günaydın uyuyan güzel. Tam 3 dakika oldu.“ dedi karşımdaki adam. Bir şeyi fark ettim o an. “Kız…kız vardı. Nerede o?” şaşkınca etrafıma bakındım. Aklıma ilk o gelmişti. “Ne kızı? Burada kız falan yok” Kalkmaya çalışsam başarısız olacağımı bildiğimden topuklu ayakkabımı çıkardım ve elime alıp duvara tutunarak kalktım. “Cevap versene, ne kızı?” diye yüzüme baktı. Onu daha önce hiç görmemiştim ama bir yerden tanıdık geliyordu. Kaşı ile alnının arasında bir yara izi vardı. Sanki bu yara izini önceden birinde gördüğümü hatırlıyordum. “Sen kimsin ki. Kim olduğunu bilmeden söyleyemem.” dedim. “Benim kim olduğum çok mu umurunda?” dedi. Hiçte umurumda değildi. Ne diyeceğimi bilmediğimden öyle konuşuyordum. “Hayır ama beni uyandıran efendimi tanıma şerefine erişmek isterim.” dedim elbisemin eteklerini tutup reverans yaparak. Kafamı kaldırdığımda yüzünü buruşturdu. “Çekil uğraşamayacağım seninle işim var.” dedi elini bana sallayarak. Ben kapının tam önünde durup geçmesine izin vermedim. “Sen görmedin mi yani apartmanda küçük bir kız. Kaçtı mı yoksa? 8 yaşlarındaydı. Buradaydı görmüş olmalısın.” dedim. Anlamıyordu beni. Sadece kaşlarını çatarak yüzüme bakıyordu. Gözlerini benden çekti ve başka bir yere bakmaya başladı. İç çekti ve “Beni de hiç normali bulmuyor. Apartman yöneticisine söyleyeyim de sarhoşları apartmana almasın.” çekilmem için yana geçip yolu açtı. “Ben sarhoş değilim. Kız gece yanımdaydı şimdi ise yok.” dedim. Kendimi inandırmaya çalışıyordum ama yerde sürünmekten kirlenmiş elbisem ve dağılmış saçlarımla ben bile kendimi ciddiye alamıyordum. “O zaman gece sarhoşmuşsun. ” dedi ve omzumdan itekleyerek beni kenara çekti. “Kaç kere söylersem ikna olacaksın sarhoş değildim. Hayal de görmedim. Ben kızı kurtardı-” Aklıma aniden bir düşünce geldi. “Hiiiih!” diye bir ses çıkardım elimle ağzımı kapatarak. Hemen elimi ağzımdan çekip aceleyle konuştum. ”Yoksa sen mi kovaladın küçük kızı.” dedim işaret parmağımla onu göstererek. Garipseyerek baktı yüzüme. Beni baştan aşağı süzdü. “Akıl hastanesinden mi kaçtın. Deli misin sen?” deyip hiç düşünmeden apartmanın kapısını açtı ve kapıyı kapatmadan dışarı çıktı. Sabahın erken saatleri olmal…